Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/4866 E. 2024/6016 K. – Asıl Ve Birleşen

Konu: Asıl Ve Birleşen Dosyada Ecrimisil

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/4866
Karar No
2024/6016
Karar Tarihi
Konu
Asıl Ve Birleşen Dosyada Ecrimisil

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi EK KARAR TARİHİ : 24.10.2024 KARAR : Davacının temyiz başvurusu kararın kesin olması nedeniyle reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/279 E., 2022/144 K.

Taraflar arasındaki asıl ve birleşen dosyada ecrimisil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davaların kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince 24.10.2024 tarihli ek karar ile temyiz dilekçesinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca kararın kesin olduğu gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.

Ek karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili asıl ve birleştirilen davaya sunduğu dava dilekçesinde; kuruluşlarına ait ... ili, .... ilçesi, ... Mahallesi, ... İstasyon Mevkii, 12... parsel sayılı taşınmazın 120 m² açık alan kullanımlı yeri 27.01.2010 tarihli 01.01.2010-31.12.2010 tarihleri arasında geçerli kira sözleşmesine göre davalıya kiraladığını, davalının kiralanan alanları kapsayan mecurun dışında kalan ve fazla kullanım alanı olarak tespit edilen yerleri tecavüzen kullandığını, asıl ve birleştirilen davada öncelikle fazla kullanım alanlarının ortadan kaldırılmasını ve mecurun eski hale iadesinin sağlanması, yine sözleşme dışı haksız kullanımdan kaynaklanan asıl davada 48,523,82 TL ecrimisil ve 10.547,44 TL faiz olmak üzere 59.071,26 TL tutarın, birleştirilen davada 01.01.20 16... .12.2020 tarihleri arasına ait 612.093,05 TL ecrimisil bedeli ve 124.318,74 TL kanuni faiz bedeli olmak üzere toplam 736.411,79 TL tutarın fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile yasal faiz ile birlikte tazminine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; 10.12.2003 tarihli yönetim kurulu kararında dava konusu ... İstasyon sahası 7 12... parsel sayılı yerin kapalı alan olarak kiraya verilmesinin uygun olacağına karar verildiğini, davalı müvekkilinin kira sözleşmesinde yer alan alandan fazlasını kullanmasının söz konusu olmadığını, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalının kira sözleşmesi dışında 15,38 m²'lik alanı fazladan kullandığı, 01.08.2011-31.07.2014 dönemi için fazla kullanılan 15,38 m²'lik alan ecrimisil bedelinin asıl davada 1.844,79 TL olarak, birleştirilen davada 01.01.2016-31.12.2020 dönemi için ecrimisil bedelinin 4.675,22 TL olarak hesap edildiği anlaşıldığından, asıl ve birleştirilen davanın bilirkişilerce belirlenen miktarlar üzerinden kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; müvekkili aleyhine olan hüküm kısımlarının kaldırılması, istinaf taleplerinin kabulü, muhakeme masraf ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılması gerektiğini belirterek kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; kararın eksik tahkikata dayandığını, taleplerinin hiçbirinin mahkeme hükmünde bahsedilmediğini, davalı kiracının işlettiği restoranın müvekkilinin mülkiyetinde bulunan 7 12... parselde kalan fiili kullanımları ana binanın devamı niteliğinde (zemin + 1 kat 85,00.m2x2) 170,00.m2 kapalı, 41,50.m2'lik açık alan (16,50.m2'lik arka taraf +25,00.m2'lik ... ciheti yan taraf) olmak üzere toplam 211, 50... 'lik alan olduğunu, hali hazırdaki kira sözleşmesinin 120,00.m2'lik açık alan olması münasebetiyle fazladan kullanılan alan bulunduğunu, bilirkişi heyetinin mahallinde herhangi bir ölçüm yapmadığını, bilirkişi raporunda yapılan hesaplamada davalı şirketin restoran olarak kullandığı binanın devamı niteliğinde olan alanın 2 (iki) katlı olduğunun göz önüne alınmamış olduğundan işgal edilen alanın yanlış hesaplandığını, kira artış oranlarında farklılıklar söz konusu olduğunu, bilirkişi kök ve ek raporlarında kanuni faiz hesaplanmadığını, birim alan işgal bedeli hesaplanırken davalı kiracı ile teşekkül arasında tanzim edilmiş son kira sözleşmesindeki bedelin aynen kullanıldığı, oysa davalı kiracının işgal ettiği alanların kapalı alan mahiyetinde olup tanzim edilmiş son kira sözleşmesinin açık alan kira sözleşmesi olması dolayısıyla kira bedelinin yanlış belirlendiğini belirterek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Mahkemece Verilen Ek Karar, Ek Kararın Temyizi ve Temyiz Sebepleri 1. Bölge Adliye Mahkemesince; kararın, karar tarihi olan 2024 yılı itibariyle geçerli olan 378.290,00 TL’lik temyiz kesinlik sınırının altında kaldığı anlaşıldığından, anılan karara karşı temyiz yoluna başvurulması miktar itibariyle mümkün bulunmadığı gözetilerek, asıl ve birleştirilen davada temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiştir.

2. Bölge Adliye Mahkemesinin 24.10.2024 tarihli ek kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Davacı vekili, kararın kesin olmadığını belirterek temyiz başvurusunun esastan incelenmesini talep etmiştir.

D. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, asıl ve birleştirilen davada ecrimisil istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 1. Bilindiği üzere, gerek öğretide ve gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere ecrimisil, diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı, zilyet olmayan malikin, malik olmayan kötüniyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminat olup, 08.03.1950 tarihli ve 22/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında; fuzuli işgalin tarafların karşılıklı birbirine uygun iradeleri ile kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibarı ile haksız bir eylem sayılması gerektiği, haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceği vurgulanmıştır. Ecrimisil, haksız işgal nedeniyle tazminat olarak nitelendirilen özel bir zarar giderim biçimi olması nedeniyle, en azı kira geliri karşılığı zarardır. Bu nedenle, haksız işgalden doğan normal kullanma sonucu eskime şeklinde oluşan ve kullanmadan kaynaklanan olumlu zarar ile malik ya da zilyedin yoksun kaldığı fayda (olumsuz zarar) ecrimisilin kapsamını belirler. Haksız işgal, haksız eylem niteliğindedir (YHGK'nın 25.02.2004 gün ve 2004/1-120-96 sayılı Kararı).

2. 25.05.1938 tarihli ve 29/10 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ve Yargıtay'ın aynı yoldaki yerleşmiş içtihatları uyarınca ecrimisil davaları beş yıllık zamanaşımına tabi olup bu beş yıllık süre dava tarihinden geriye doğru işlemeye başlar.

3. Değerlendirme 1.Miktar veya değeri temyiz kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyannea temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktann kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun'un 366 nci maddesi atfivla aynı Kanun'un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

Dosya içeriğine göre asıl dava yönünden temyize konu edilen dava değeri 59.071,26 TL, birleşen Bakırköy 8. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/129 E., 2021/100 K. sayılı davası yönünden temyize konu edilen dava değeri 612.093,05 TL olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibariyle asıl dava kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL'nin altında, birleşen dava kesinlik sınırının üzerinde kalmaktadır.

Asıl dava hakkında temyiz dilekçesinin reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesince verilen ek karar, yukarıda anılan Kanun hükümlerine uygun olduğundan temyiz isteminin reddi ile söz konusu kararın onanmasına karar verilmiştir.

2.Birleştirilen davada ise Bölge Adliye Mahkemesince dava miktarı dikkate alınarak temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar verilmiş ise de dosya kapsamı itibariyle temyizinin olanaklı bulunduğu kabul edilmelidir. Bu durumda temyiz dilekçesinin miktardan reddine ilişkin ek kararın hatalı olduğu anlaşılmakla; 24.10.2024 tarihli ek kararın ortadan kaldırılması gerekir.

Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Birleştirilen dava yönünden temyizen incelenen karar; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile özellikle Bölge Adliye Mahkemesinin kararında belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte bulunmamıştır.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesince verilen 24.10.2024 tarihli ek kararın asıl dava yönünden ONANMASINA,

2. Temyiz olunan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin 24.10.2024 tarihli ek kararının birleştirilen dava yönünden KALDIRILMASINA,

3. Birleştirilen dava yönünden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

26.12.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/4866, K. 2024/6016, T. 26.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2024-4866-e-2024-6016-k-bf5e97ea7171