Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/4777 E. 2025/2656 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/4777
Karar No
2025/2656
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2245 E., 2024/1773 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 31. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/419 E., 2022/288 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ile boşandıklarını, kararın 15.12.2015 tarihinde kesinleştiğini, çekişmeye konu 6914 ada 13 parsel sayılı taşınmazda yer alan 10 numaralı bağımsız bölümde kayden davacının malik olmasına rağmen davalının hâlen taşınmazı ikamet etmek suretiyle işgal ettiğini, sözlü uyarılardan sonuç alınamadığını, tahliye için gönderilen noter ihtarnamesinin de sonuçsuz kaldığını belirterek taşınmaza yönelik davalı müdahalesinin men'ine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 70.000,00 TL ecrimisilin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; boşanma davasının ardından katılma alacağı davası açıldığını, davacıdan çekişmeye konu taşınmazın bedelinden çok daha fazla alacağı olduğunu, yapılacak denkleştirme sonucunda taşınmazın yarısının değil tamamının adına tescil edilmesi gerektiğini, davacının gönderdiği ihtarnamenin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, ihtarnameye kadar da davacı tarafından sözlü ya da yazılı olarak taşınmazın tahliyesinin ya da ecrimisilin talep edilmediğini, davanın süresinde açılmadığını, taşınmazda davalının rızası ile müşterek çocukları ile birlikte yaşadığını, taşınmazın mülkiyetinin tartışmalı olduğunu, Ankara 14. Aile Mahkemesinin 2018/59 Esas sayılı mal rejimine ilişkin dava dosyasının bu dosya bakımından bekletici mesele yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mal rejimine ilişkin davanın sonunda tapu iptali ve tescil yönünde hüküm kurulamayacağı, malik bilgisinde değişme olmayacağı, bu nedenle davanın görülmesine engel teşkil etmeyeceği, ecrimisil tazminatı yönünden yapılan incelemede ise davacının dava konusu taşınmaz için dava tarihi ile boşanma kararının kesinleşme tarihi arasındaki ecrimisil tazminatını talep etmekte haklı olduğu gerekçesiyle davanın ıslah dilekçesi doğrultusunda kabulü ile 6914 ada 13 parsel sayılı taşınmazda bulunan 10 numaralı bağımsız bölüme yönelik davalının vaki el atmasının önlenmesine, ecrimisil tazminatı olarak; 15.12.2015 - 14.12.2016 dönemi için tahakkuk eden 14.400,00 TL ecrimisil bedelinin, 15.12.2016-14.12.2017 dönemi için tahakkuk eden 15.360,00 TL ecrimisil bedelinin, 15.12.2017-14.12.2018 dönemi için tahakkuk eden 17.520,00 TL ecrimisil bedelinin, 15.12.2018-14.12.2019 dönemi için tahakkuk eden 24.000,00 TL ecrimisil bedelinin, 15.12.2019-14.12.2020 dönemi için tahakkuk eden 25.500,00 TL ecrimisil bedelinin 1.148,00 TL'lik kısmına 14.12.2020 tarihinden itibaren kalan kısmına 28.11.2020 tarihinden itibaren işlemiş kanuni faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1.Cevap dilekçesinin içeriğini yineleyerek kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, 2.Ecrimisile ilişkin şartların oluşmadığını, dava konusu taşınmazda müşterek çocuklarla ikamet ettiğinden ecrimisil alacağının tamamından sorumlu tutulmasının hakkaniyete aykırı olduğunu, taşınmazda davacının rızası ile oturduğu hâlde dikkate alınmadığını, uzun süreli kullanıma ses çıkarmamanın rızayı gösterdiğini, tahliye ve ecrimisil isteminin ilk kez ihtarname ile iletildiğini, mal rejiminin tasfiyesine ilişkin davaya davacının sunduğu dilekçede de rızanın anlaşıldığını, davacının taşınmazı hem hakka hem de rızaya dayalı kullandığını, ecrimisile ilişkin sundukları emsal sözleşmenin dikkate alınmadığını, bedelin yüksek hesaplandığını, sunulan delillerin tamamının toplanmadığını, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 226. maddesinin dikkate alınmadığını, 3.Taşınmazın 1/3’ünün bedeli davalı tarafından ödendiğinden Ankara 37.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/320 Esas sayılı dosyasında inançlı işlem nedeniyle tapu iptali ve tescil davası açtıklarını, beklenmesi gerektiğini, eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğini, bu davaya ilişkin itirazlarının istinaf mahkemesince dikkate alınmadığını belirterek hükmü temyiz etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir. Somut olayda; davacı taraf dava konusu 10 numaralı bağımsız bölümde boşanmalarına rağmen davalının ikamet ettiğini belirterek el atmanın önlenmesi ve ecrimisil talebinde bulunmuştur. Tarafların boşanmasına ilişkin mahkeme kararı 15.12.2015 tarihinde kesinleşmiş olup davacı malik bir müddet sessiz kalarak davalının taşınmazda oturmasına rıza göstermişse de rızasını 28.11.2020 tarihinde tebliğ edilen ihtarname ile geri almıştır. O hâlde ihtarnameden önce davalının taşınmazı kullanmasında haksızlık unsuru bulunmamaktadır. Bu sebeple ecrimisilin davalıya gönderilen ihtarnamenin tebliği ve ihtarnamede verilen süre gözetilmek suretiyle hesaplanması gerekirken geçmişe dayalı daha fazla süre ile ecrimisil hesabı yapılması doğru görülmemiş, bu nedenle hükmün bozulması gerekmiştir. VI. KARAR Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.05.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/4777, K. 2025/2656, T. 15.05.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2024-4777-e-2025-2656-k-5716dbb64744