Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/4740 E. 2025/3143 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/4740
- Karar No
- 2025/3143
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/208 E., 2024/1655 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Elmalı 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/127 E., 2022/398 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; babası ...'ın 24.07.2017 tarihinde vefat etmiş olup yasal mirasçısı olarak oğlu/davacı ..., davadışı kızı ..., davadışı oğlu ..., kızı/davalı ...'ın kaldığını, muris ...'ın sağlığında 06.12.2016 tarihinde .... Noterliğinde ... yevmiye numaralı düzenleme şeklindeki vasiyetname ile mallarının tamamını davalı ...'a bırakmış olduğunu, dava konusu vasiyetnamede murisin; "Sağlığımda çocuklarım ..., ... ve ....'a miras paylarını fazlası ile verdim. Bu nedenle bugüne kadar sahibi ve hissedarı bulunduğum ve bundan sonra sahibi ve hissedarı bulunacağım taşınır veya taşınmaz, menkul veya gayrimenkuller mallardaki bilumum hak ve hisselerimin tamamını kızım ...'a vasiyet ediyorum." şeklinde ifadeler kullandığını, davalı lehine yapılan vasiyetin TMK. 557/3 maddesi uyarınca iptalinin gerektiğini, zira murisin davacının annesi ile olan evlilik birliği devam ederken, dava dışı ... isimli şahısla olan evlilik dışı ilişkisinden davalı ...'ın 2001 yılında dünyaya geldiğini, evlilik dışı ilişkisiden dünyaya gelen davalı lehine yapılan vasiyetin Türk Medeni Kanununa göre hukuka ve ahlaka aykırı olup vasiyetnamenin iptali nedeni olarak kabul edildiğini, murisin 1952 yılında başlamış olan dava dışı .... ile evlilik birliği devam ederken eşini, vasiyette bulunduğu ...'ın annesi olan ...'le yaşamış olduğu birlikteliği sebebiyle terk ettiğini, davacının annesinin evliliğin sona ermesinin tek ve asıl nedeni olduğunu, murisin bu beraberliği sebebiyle en başta murisin eski eşinin, davacının ve diğer kardeşlerinin aile birliği bozulduğunu, huzursuzlukların baş göstermeye başladığını, manevi olarak son derece sıkıntılı günler yaşandığını, aile birliğinin yeniden korunması adına çok uzun zaman mücadele edilmiş ise de murisin, davacının annesi ile olan evlilik birliğinin boşanma kararı ile son bulduğunu, yaşanan elem ve ızdırap verici mağduriyetlere ilave olarak murisin mal varlığının tamamının diğer yasal mirasçılar göz ardı edilerek, hukuka, ahlaka ve kanuna aykırı olarak evlilik dışı dünyaya gelen bir kişiye vasiyet edildiğini, vasiyetnamenin iptali ile ilgili başvurularda mahkemece miras bırakanın vasiyetname tanzim tarihindeki ruh sağlığı, mal varlığı ile ilgili ve baskı ve korkutma ile ilgili bilgileri almak, gerektiğinde fiil ehliyeti yönünden doktor raporlarını ve dosyayı Adli Tıp Kurumuna göndererek miras bırakanın vasiyetname tanzim tarihinde fiil ehliyeti olup olmadığını belirlemek, baskı ve korkutma olup olmadığını incelemek zorunda olduğunun ilgili yasa hükümlerinde açıkça belirtildiğini, Yargıtayın yerleşik içtihatlarının da bu yönde olduğunu, aksi durumun bozmayı gerektirdiğini belirterek; TMK. 557/3. maddesi uyarınca ..... Noterliğinin 06.12.2016 tarih, ... yevmiye numaralı düzenleme şeklindeki vasiyetnamesinin iptalini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; murisin vasiyetnameyi düzenlemekteki iradesinin ve amacının, daha önce malvarlığından çokça karşılıksız devirler yaptığı ve her türlü maddi yardımda bulunduğu diğer üç çocuğuyla kızı ... arasında mirasını adaletli dağıtmak ve bugüne kadar hiç mal sahibi olmayan kızına da vefatından sonra bir şeyler bırakabilmek düşüncesi olduğunu, murisin daha önceleri davacı ... ve mirasbırakanın ilk eşinden olma iki kardeşine değeri milyonlarla ölçülen tapular devrettiğini, bütün bunların yanında parasal olarak da her zaman onlara destek olduğunu, kızı ...’a vasiyet ettiği dönemde ise eskisi kadar ekonomik olarak güçlü olmadığı için kızına kalan veya kalabilecek olan malların değerinin diğer çocuklarına verdikleriyle kıyaslanamayacağını, davacıya muris tarafından verilen tapuların gösterilmesi ve beyanlarının doğrulanması açısından ilgili Muratpaşa - Konyaaltı ve Alanya Tapu Sicil Müdürlüklerine yazı yazılarak 1997 yılından itibaren davacı adına kayıtlı aktif - pasif tapu kayıtlarının getirtilmesini talep ettiklerini, davacının dava dilekçesinde davalının evlilik dışı bir ilişkiden dünyaya geldiğini, bu nedenle yapılan vasiyetnamenin hukuka ve ahlaka aykırı olup TMK 557/3 maddesi uyarınca vasiyetnamenin iptali gerektiği yönünde ileri sürdüğü iddiasının çağ dışı olup ayrımcı bir zihniyetin hukukta yeri olmadığı gibi kabulünün de mümkün olmadığını, davalının muris ...'ın nüfusuna kayıtlı, kendisiyle aynı soy ismini taşıyan öz kızı olup Antalya 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2017/1326 Esas 2017/1049 Karar sayılı veraset ilamında da murisin mirasçıları arasında gösterildiğini ve davalının da diğer kardeşleri gibi mirasçı olduğunu, lehine vasiyetname düzenlenmesinin hukuken tartışılacak bir yönü olmadığını, davacının beyanlarında mirasbırakanın vasiyetname düzenlerken fiil ehliyeti olup olmadığı konusunda araştırma yapılmasını, baskı, korkutma olup olmadığının incelenmesi gerektiğini belirtmiş ise de vasiyetnamenin düzenlendiği 06.12.2016 tarihinde murisin "hukuki işlem yapmaya ehil olduğunu" gösterir ... Devlet Hastanesinden 06.12.2016 tarihinde verilmiş doktor raporu bulunduğunu ve iki tanık huzurunda yapılmış vasiyetnamenin geçerli olduğunu belirterek; davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;"...Mahkememizce tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; TMK’nın 557. maddesinde sayılan sebeplerin bulunması hâlinde vasiyetnamenin iptali gerektiği, somut olayda davacı taraf her ne kadar, davalının murisin evlilik dışı çocuğu olarak kayıtlı olup evlilik dışı çocuk lehine düzenlenen vasiyetnamenin ahlaka aykırı olması nedeniyle vasiyetnamenin iptalini talep etmişse de lehine vasiyet düzenlenen kişinin evlilik dışı çocuk olmasının ahlaka aykırılık teşkil etmediği, ... Devlet Hastanesi ve ... Üniversitesi Hastanesine müzekkere yazılarak müteveffa ...'ın 06.12.2016 yılından önceki hasta dosyaları celp edilerek ve akabinde Adli Tıp Kurumuna da müzekkere yazılarak müteveffa ...'ın vasiyetname tarihi olan 06.12.2016 tarihinde ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hususunda rapor tanzimi istenildiği, Adli Tıp 4. İhtisas Kurulundan alınan 20.07.2022 tarihli raporda müteveffa ...’ın 06.12.2016 tarihinde fiil ehliyetini haiz olduğunun kabulünün uygun bulunduğu oy birliğiyle mütalaa edildiğinden davanın reddi gerektiği..." gerekçesiyle; davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun HMK.nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; davaya dayanak yapılan iptal gerekçelerinden biri olan baskı, korkutma ve tehdit unsurlarının da irdelenmesi gerekirken ilk derece mahkemesince ve bölge adliye mahkemesince sadece "ahlaka aykırılık" nedenine dayanılmış gibi inceleme yapıldığını, talebin daraltılması, feragat ya da davanın ıslahı halleri de davada söz konusu olmadığı halde dava dilekçesinde talep edilen ve iptal gerekçesi olarak ileri sürülen hususlarda yeterli inceleme yapılmaksızın dosyanın karara çıkarıldığını, 09.01.2020 tarihli celse tutanağı da incelendiğinde iptal sebeplerinden birinin de ahlaka aykırılık olup sadece ahlaka aykırılığa dayanılmadığının anlaşılabileceğini davalının ve annesinin organize tertipleri nedeniyle bu davanın açılmak zorunda kalındığını, vasiyetname incelendiğinde, müteveffanın önemsediği en önemli hususun "lehine vasiyet edilen" için "kızım" ifadesinin kullanılması olup soybağı ile ilgili davanın neticesi beklenmeden eldeki davanın sonuçlandırılmasının önemli bir hata olduğunu, davalının annesinin murisin işlerini görebilmek amacıyla muristen almış olduğu vekaletnamenin de bir baskı unsuru olarak kullanıldığını, davalı ...'ın murisin çocuğu olduğuna murisi ikna ederek elinden boş senetler alındığını, dinlenen tanık beyanlarından da davalının annesi ...’in davacının babaannesine bakıcı olarak gelip işe başladığını, ancak gayri ahlaki yaşamı benimsediğinin sonradan öğrenildiğini, muris ... ile davalının annesi ... arasında çok fazla yaş farkı olduğunu, uyuşmazlığa konu vasiyetnamenin basit birkaç taşınmazdan ibaret olmayıp eldeki davanın Antalya’nın zengin iş adamlarından ...'ın milyonlarca lira değerindeki terekesiyle ilgili olduğunu, evlilik dışı çocuğa vasiyetname düzenlenmesinin ahlaka uygun olmadığını ve murisin fiil ehliyetinin de bulunmadığını belirterek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; ehliyetsizlik ve ahlaka aykırılık nedenlerine dayalı olarak vasiyetnamenin iptali istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.06.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.