Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/461 E. 2024/5485 K. – Vasiyetnamenin
Konu: Vasiyetnamenin İptali
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/461
- Karar No
- 2024/5485
- Karar Tarihi
- Konu
- Vasiyetnamenin İptali
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/3978 E., 2023/2190 K. DAVA TARİHİ : 26.08.2016 KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Menemen 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/171 E., 2022/278 K. Taraflar arasındaki vasiyetnamenin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müteveffa ... ...nı...7. Noterliğinin 39976 yevmiye numarasıyla 03.08.1987 tarihli vasiyetnameyi düzenlediğini, İzmir 8. Sulh Hukuk Mahkemesinin 28.04.2016 tarih ve 2014/710 Esas, 2016/450 Karar sayılı mirasçılık belgesi kararında Türk Medeni Kanunu'nun 594 üncü maddesi gereğince Hazinenin müteveffanın mirasçısı olduğuna karar verildiğini, bu nedenle davalı ... tarafından ... aleyhine Menemen Sulh Hukuk Mahkemesinin 2014/722 Esas sayılı dosyasıyla vasiyetnamenin açılıp okunmasına ilişkin dava açtığını, müteveffanın vasiyetnamenin düzenlendiği tarihte 58 yaşında olduğunu, tam teşekküllü bir hastaneden veya sağlık kuruluşundan herhangi bir rapor alınmadığını, vasiyetnamenin şekil şartlarına uygun olmadığını, vasiyetnameyi düzenleye...7. Noteri ve tanıkların el yazılarıyla atılmış imzalarının vasiyetnamede bulunmadığını, vasiyetname düzenlendikten sonra noterlik tarafından vasiyetnamenin ilgili nüfus müdürlüğüne bildirilmediğini belirterek, vasiyetnamenin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; vasiyetnamenin içeriği ve düzenlemesinin Medeni Kanun'un 480 ve 481 inci maddeleri hükümlerine uygun olduğunu, vasiyetnamenin nüfus kaydına bildirilmesinin vasiyetnamenin geçerlilik koşulu olmadığını, vasiyet edenin vasiyetnameyi düzenlediği sırada hukuki ehliyetinin tam olduğunu, vasiyetname ekinde vasiyetçinin fiil ehliyetinin bulunduğuna dair doktor raporunun mevcut olduğunu, bu raporu çürüten başka bir rapor bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, İstanbul Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 12.11.2018 tarihli raporda; murisin vasiyetnamenin düzenlendiği tarih olan 03.08.1987 tarihinde fiil ehliyetini haiz olduğunun belirtildiği, yapılan vasiyetnamenin noter huzurunda yapıldığı ve şekil şartlarına uygun olduğu, kanunda, noter tarafından vasiyetname bulunduğunun nüfusa bildirilmemesi durumunun vasiyetnamenin iptali sebepleri arasında sayılmadığı anlaşıldığından, dava konusu vasiyetnamenin geçerli olduğu kanaatiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; vasiyetnamenin düzenlendiği tarihteki Medeni Kanun'da belirlenen şekil şartlarına uygun düzenlenmediğini ve iptalinin gerektiğini, hatalı karar verildiğini, noter ve tanıkların el yazılarıyla atılmış imzalarının vasiyetnamede bulunmadığını, vasiyetname düzenlendikten sonra ilgili nüfus müdürlüğüne bildirilmediğini, bunların şekil şartlarına aykırılık oluşturduğunu, vasiyet bırakana 2005 yılında demans tanısı konulduğunu, Adli Tıp Kurumu raporunun yetersiz inceleme sonucu düzenlendiğini ve hükme esas alınamayacağını belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre; İlk Derece Mahkemesince verilen karar hukuka uygun olduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istemiyle temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, noterde düzenleme şeklinde yapılan vasiyetnamenin iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 557 ve devamı maddeleri. 557 nci maddede "1. Tasarruf mirasbırakanın tasarruf ehliyeti bulunmadığı bir sırada yapılmışsa, 2. Tasarruf yanılma, aldatma, korkutma veya zorlama sonucunda yapılmışsa, 3. Tasarrufun içeriği, bağlandığı koşullar veya yüklemeler hukuka veya ahlâka aykırı ise, 4. Tasarruf kanunda öngörülen şekillere uyulmadan yapılmışsa" bu sebeplerle ölüme bağlı bir tasarrufun iptali için dava açılabileceği düzenlemesi yer almaktadır. 3. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 558 nci maddesinde; " İptal davası, tasarrufun iptal edilmesinde menfaati bulunan mirasçı veya vasiyet alacaklısı tarafından açılabilir. Dava, ölüme bağlı tasarrufun tamamının veya bir kısmının iptaline ilişkin olabilir. İptal davası, ölüme bağlı tasarrufla kendilerine, eşlerine veya hısımlarına kazandırma yapılanların tasarrufun düzenlenmesine katılmalarının yol açtığı sakatlığa dayandığı takdirde tasarrufun tamamı değil, yalnız bu kazandırmalar iptal edilir." denilmiştir. 3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile özellikle Bölge Adliye Mahkemesinin kararında belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte bulunmamıştır. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Harçlar Kanunu'nun 13/j maddesi gereğince Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.12.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.