Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/4400 E. 2025/2745 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/4400
Karar No
2025/2745
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/778 E., 2024/869 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/561 E., 2023/847 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu 171 ada 19 parsel sayılı taşınmazın 22.01.2009 tarihinde yapılan kadastro tespitinde davacı köy tüzel kişiliği adına tespit edildiğini, taşınmazın 9.718,42 m2 yüzölçümlü olduğunu, üzerinde kagir ilköğretim okulu binası ile yıkık durumda kerpiçten yapılma sağlık ocağı binası bulunduğunu, taşınmazın beyanlar hanesinde üzerinde "Millî Eğitim Bakanlığının izni olmadan satılamaz ve başka hizmetlere tahsis edilemez." şerhi olduğunu, bu şerh sebebi ile birçok kamu hizmetine tahsis edilebilecek büyüklükte olan bu taşınmazın köy okulu dışında başka şekli ile kamu hizmetlerine tahsis edilemediğini ileri sürerek, dava konusu taşınmaz üzerinde yer alan şerhin kaldırılmasını talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; ... Köyü Muhtarı ... tarafından dava konusu taşınmazla ilgili ... Valiliği İl Millî Eğitim Müdürlüğüne 03.08.2021 tarihinde başvuru yapıldığını, sonrasında 22.09.2021 tarihli ve ... sayılı cevabi yazı ile; "... kaydıyla, okul binası ve müştemilatının sosyal ve kültürel faaliyetlerde kullanılmak amacıyla Valiliğimizce köy muhtarlığına geçici kullanım izni verilir. " denildiğini, söz konusu hüküm açık olup dava konusu taşınmaz ile ilgili tasarrufun davalı Kuruma ait olduğunu, davacı köy tarafından ... Valiliği İl Millî Eğitim Müdürlüğünün cevabına karşı 60 günlük yasal süre içerisinde idare mahkemesinde idari işlemin iptali davası açılmadığını, mevcut uyuşmazlıkta idari işlem söz konusu olup huzurdaki davanın idari yargının görev alanına girdiğini, bu nedenle davanın usulden reddini, mahkeme aksi kanaatte ise esastan reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, İl Özel İdaresi tarafından verilen cevapta herhangi bir başvurunun bulunmadığının bildirildiği, Valilikçe köy muhtarlığına geçici kullanım izni verileceğinin tespit edilmesi ve orta yerde şerhin kaldırılmasını gerektiren haklı bir nedenin varlığı ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davalı İdarenin lehine konulan şerhin müvekkilinin mülkiyet hakkını kısıtlamakta olduğunu, 2. Yıllardır kullanılmayan atıl ve yıkılmaya yüz tutmuş okul sebebi ile taşınmaz üzerine yapılması planlanan kamuya faydalı birçok projenin yapılamadığını, 3. Bu hususun davalı vekili tarafından verilen cevap dilekçesinde ve mahalli bilirkişiler anlatımı da ortaya konulduğunu, 4. Kararın gerekçesinde müvekkili tarafından şerhin terkini ve yapılması planlanan proje ile ilgili idareye başvuru olup olmadığının sorulduğunu ve gelen cevabi yazıda olmadığının bildirildiğini, İdare tarafından mahkemeye verilen beyan dilekçesinde köy muhtarlığı tarafından kendilerine yapılan başvuru olmadığı ifade edilmekte iken davaya verilen cevap dilekçesinde ise tam aksi yönde cevap verildiğini, 5.Şerhin konulma amacının kalmadığını beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, taşınmazın beyanlar hanesinde yer alan kaydın terkini istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.05.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/4400, K. 2025/2745, T. 21.05.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2024-4400-e-2025-2745-k-78c2666fa679