Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/36 E. 2024/5050 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/36
- Karar No
- 2024/5050
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/625 E., 2023/1905 K. DAVA TARİHİ : 26.05.2017 KARAR : Başvurunun davacı vekili yönünden feragat nedeniyle reddine, davalı vekili yönünden esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Hopa Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/45 E., 2021/322 K. Taraflar arasındaki ön alım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun davacı vekili yönünden feragat nedeniyle reddine, davalı vekili yönünden esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin dava konusu 316 ada 4 parsel sayılı taşınmazda paydaş olduğunu, taşınmazın 90/1080 payının davalı tarafından 11.03.2016 tarihinde 240.000,00 TL bedelle satın alındığını, davalının resmi satış işleminden önce kötü niyetli olarak taşınmaz üzerine bina inşa ettiğini, müvekkili tarafından bu binanın yıkılması için davalıya karşı dava açıldığını ve halen derdest olduğunu, satış işleminde bedelin muvazaalı olarak ve müvekkilinin ön alım hakkına engel olmak için yüksek gösterildiğini, dava konusu payın gerçek değerinin 100.000,00 TL olduğunu, bu bedelin müvekkili tarafından depo bedeli olarak mahkeme veznesine yatırmaya hazır olunduğunu ileri sürerek, dava konusu hissenin belirtilen bedel üzerinden davalı adına olan tapu kaydının iptali ile müvekkili davacı adına kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; bedelde muvazaa iddiasının hukuki mesnetten yoksun olduğunu, dava konusu hissenin müvekkili tarafından gerçek bedel üzerinden satın alındığını, bedelin banka aracılığıyla gönderildiğini, taşınmaz üzerindeki binanın iyi niyetli olarak müvekkilince inşa edildiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 2021/45 Esas, 2021/232 Karar sayılı ve 10.11.2021 tarihli kararı ile "...Bölge Adliye Mahkemesince verilen kaldırma kararının gereğinin yerine getirilerek taraf delillerinin toplandığı... davacı tarafından bedelde muvazaa iddiasında bulunmuş olsa da satış bedelinin tapuda gösterilen bedelden daha düşük olduğunun kanıtlanamadığı..." gerekçesiyle "...davanın kabulüne..." karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 2022/625 Esas, 2023/1905 Karar sayılı ve 13.10.2023 tarihli kararı ile "....kaldırma kararı sonrası yapılan yargılamada, bankadan dekont örneklerinin istenildiği, davalının resmi satış sözleşmesinde belirtilen bedeli ödediğine dair yemin ettiği, ... ilk derece mahkemesi kararında, tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı..." gerekçesiyle "...davacı vekilinin istinaf başvurusunun feragat nedeniyle reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine..." karar vermiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesi kaldırma kararından önce davacının yasal sürede eksik harcı tamamlamadığını, İlk Derece Mahkemesince verilen kesin sürenin gereğinin davacı tarafından yerine getirilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verildiğini, bu duruma rağmen eksik delillerin toplanması gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesince kaldırma kararı verildiğini, Bölge Adliye Mahkemesi kararı sonrası davanın kabulünün doğru olmadığını, müvekkili tarafından yargılama aşamasında yemin edildiğini, davacı yanının ileri sürdüğü bedelde muvazaa iddiasını kanıtlayamadığını, iddialarını ispat edemeyen davacının davasının reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ön alım hakkına dayalı tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, 732. maddesinde “Paylı mülkiyette bir paydaşın taşınmaz üzerindeki payını tamamen veya kısmen üçüncü kişiye satması hâlinde, diğer paydaşlar önalım hakkını kullanabilirler.” hükmü yer almaktadır. Aynı Kanun'un 734. maddesinde ise, “Önalım ..., alıcıya karşı dava açılarak kullanılır. Önalım ... sahibi, adına payın tesciline karar verilmeden önce, satış bedeli ile alıcıya düşen tapu giderlerini, hakim tarafından belirlenen süre içinde hakimin belirleyeceği yere nakden yatırmakla yükümlüdür.” hükmü yer almaktadır. 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.11.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.