Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/3537 E. 2024/6010 K. – Ecrimisil
Konu: Ecrimisil
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/3537
- Karar No
- 2024/6010
- Karar Tarihi
- Konu
- Ecrimisil
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi EK KARAR TARİHİ : 08.03.2024 KARAR : Davanın kabulüne
Taraflar arasındaki ecrimisil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili; müvekkili ile davalılar arasında 06.04.2010 tarihli protokol düzenlendiğini, protokolün 2. maddesi gereği 270 86... parsel zemin kat 4 No.lu bağımsız bölüm tapusunun protokolün imzalanmasıyla birlikte müvekkiline devredildiğini, protokolün 3. maddesine göre taşınmazın 20.10.2010 tarihinde tam ve eksiksiz şekilde teslim edileceğinin belirtildiğini ancak 4,5 yıldan uzun süre geçtiği halde dairenin teslim edilmediğini, müvekkili tarafından davalıların protokol hükümlerine uymaması nedeniyle Ankara ... inci Noterliğinin 25.09.2013 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesinin keşide edildiğini, bu daire için meydana gelen kira kaybının rayiç kira hesaplaması yapılarak davalılar tarafından tazmin edilmesi gerektiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin her türlü dava ve talep haklarının saklı kalması kaydıyla şimdilik; kira mahrumiyetine ilişkin olarak 5.000,00 TL alacağın temerrüt tarihi olan 20.10.2010 tarihinden itibaren yasal faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiştir. Davacı vekili 04.02.2016 havale tarihli ıslah dilekçesinde; kira mahrumiyetine ilişkin olarak 27.632,00 TL alacağın temerrüt tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiştir.
II. CEVAP 1.Davalı ... vekili; zamanaşımı definde ve husumet itirazında bulunduklarını, davacının dairenin tapusunu aldığı tarihten itibaren ödemesi gereken emlak, çevre ve temizlik vergilerini ödemediği için binanın iskanının alınmasında gecikme yaşandığını, bu sorunun çözülebilmesi için davacıya ait emlak, çevre ve temizlik vergileri vb. müvekkil tarafından ödendiğini, davacı yüzünden ödenmek zorunda kalınan bu vergiler yönünden takas-mahsup definde bulunduklarını, protokolün hükmünden kira alacağı bulunmadığını, herhangi bir cezai şart içermediğini, davacı tarafa dairenin anahtarının teslim edildiğini, ancak davacının kendisine fiili teslimatın yapıldığının belgelenmesi için yapılan taleplere olumsuz cevap verdiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
2.Davalı ... San. ve Tic. Ltd. Şti. Tasfiye Memuru ...; dava konusu taşınmazdaki iskanın gecikmesinin davacıdan kaynaklandığını, bilirkişi raporunda takas-mahsup definin dikkate alınmadığını, kira kaybının binanın yapım işini yapan şirketten istenebileceğini, protokolün şirketi temsilen diğer davalı tarafından imzalandığını, protokolün herhangi bir cezai şartı içermediğini, davacı tarafa dairenin anahtarı ve tapusunun zamanında teslim edildiğini, kendisine fiili teslimatın yapıldığının belgelenmesi için yapılan taleplere olumsuz cevap verdiğini belirterek, davanın reddini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, davanın kabulü ile, dava ve ıslah dilekçesi gözönüne alınarak 27.632,00 TL'nin temerrüt tarihi olan 20.10.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 26.04.2021 tarihli ve 2019/3679 E., 2021/3850 K. sayılı ilamında, ecrimisil hesaplamasının hatalı ve eksik olduğu gerekçesiyle karar bozulmuştur.
3.Verilen bozma kararı üzerine davalı ... vekili karar düzeltme yasa yoluna başvurmuş, Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 16.12.2021 tarihli ve 2021/15883 E., 2021/12611 K. sayılı ilamı ile karar düzeltme isteminin reddine karar vermiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın kabulüne, davalıların kazanılmış hakları da göz önüne alınarak toplam 27.632,00 TL'nin 1.143,33 TL'si için 31.12.2010, 6.381,00 TL'si için 31.12.2011, 7.088,64 TL'si için 31.12.2012 7.520,28 TL 'si için 31.12.2013 ve her ne kadar 01.01.2014 - 18.12.2014 tarihleri arası için 7.595,33 TL hesaplanmış ise de davalı ...'ın ibraz ettiği belgelere göre davalının yatırdığı 320,95 TL ve davalıların kazanılmış hakları da göz önüne alınarak 5.498,75 TL için 18.12.2014 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte toplam 27.632,00 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; 1.Müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını, taraf sıfatı bulunmadığından öncelikle bu yönüyle davanın reddinin gerektiğini,
2.Müvekkilinin dairenin teslimi tapuda ve anahtarı davacıya vererek gerçekleştirdiğini, ortada borç ilişkisi olmadığını,
3.Hükme esas alınan bilirkişi raporlarının halen hükme esas alınacak yeterlilikte olmadığını,
4.Protokolde kira mahrumiyetine ilişkin talepte bulunabileceğine ilişkin bir ibare bulunmadığını,
5.Bilirkişilerce saptanan kira bedellerinin fahiş olup gerçeği yansıtmadığını,
6.Mahkemenin gerekçesinde müvekkilin kat karşılığı inşaat sözleşmesine göre iskan alma mükellefiyetinin kendinde olmadığına dair delil sunmadığından bahsettiğini, oysa taraflar arasında kat karşılığı inşaat sözleşmesi bulunmadığını, mahkemenin bu saikle hareket etmesinin hatalı olduğunu beyan etmektedir.
C. Gerekçe 1. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, ecrimisil istemine ilişkindir.
Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı HMK’nin geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrasının atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı HUMK’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birisinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
25.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.