Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/2994 E. 2025/2207 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/2994
- Karar No
- 2025/2207
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/774 E., 2024/807 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Fethiye 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/240 E., 2021/79 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu taşınmazda bir hakkı olmamasına rağmen davalının taşınmazı kullandığını ileri sürerek; el atmanın önlenmesine karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile: “taraflar arasında geçerli bir kira ilişkisi bulunmadığı, davalının yargılama devam ederken taşınmazı tahliye etmesi sebebiyle davanın konusuz kaldığı, davalının taşınmazı kullanmasının bir hakka dayalı olmadığı, bu sebeple yargılama giderlerinden sorumlu olduğu” gerekçesiyle el atmanın önlenmesi davası yönünden davanın konusuz kalması nedeni ile karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile: “davacının, davalının haksız işgalci olarak taşınmazı kullandığını iddia ettiği, davalı savunmasında, taşınmaza ilişkin kira sözleşmesini dava dışı Kağan imzalamış ise de en başından beri Kağan'la iş ortaklığı sebebiyle taşınmazı kendisinin de kiracı olarak kullandığını, davacının zımni muvafakati kapsamında tasarruf ettiğini ileri sürdüğü, kira sözleşmesinin varlığını ispat yükünün davalı tarafa düştüğü, taşınmazın aylık 1.100,00 TL'ye kiralandığı iddia edildiğinden yıllık kira bedelinin 13.200,00 TL olacağı, kira sözleşmesinin yazılı delille ispatının gerektiği, taraflar arasında yazılı bir kira sözleşmesi dosyaya ibraz edilmemiş ise de davalının son 1 yılda (02.01.2018 tarihinden 02.12.2018 tarihine kadar) davacıya ‘kira ödemesi’ adı altında her ay, aylık kira bedelinin yarısı olan 550,00 TL gönderdiği, davacının da ilgili ödemeleri ihtirazi kayıt koymaksızın benimsediği, ödemelerin kira ilişkisi dışında yapıldığına dair herhangi bir iddia ve ispatta bulunmadığı, 02.12.2018 tarihine kadar davalının taşınmazı kullanmasına davacının zımnen muvafakat ettiği ve aksi yöndeki iddiaların sabit olmadığı, davalı vekili tarafından 06.10.2020 tarihli dilekçe ile dava konusu taşınmazın davalı tarafından 20.03.2020 tarihinde (yargılama devam ederken) tahliye edildiğinin bildirildiği, tahliye sonucunda davanın konusuz kaldığı, 6100 sayılı HMK’nin 331/1. maddesi gereğince davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderinin belirlenmesi gerektiği, davacının davayı açmakta haklı olmadığı, dolayısıyla yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılması gerekirken davacının dava açmakta haklı olduğu gerekçesiyle yargılama giderleri ve vekalet ücretinden davalının sorumlu tutulmasının yerinde olmadığı” gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf talebinin kabulüne, kararın kaldırılmasına, yargılama giderlerinden davacı sorumlu tutularak dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalının kötüniyetli olduğunu, uzun süreli kira söşleşmesi olduğundan ödemeleri kimin yaptığına bakılmamasının doğal olduğunu, verilen kararın hatalı olduğunu, yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, el atmanın önlenmesi istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.04.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.