Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/293 E. 2024/5188 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/293
- Karar No
- 2024/5188
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2039 E., 2023/2303 K. DAVALILAR : ... vd. vekili Avukat ... vd. DAVA TARİHİ : 25.12.2019 İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 20. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/308 E., 2021/193 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili; İstanbul ili, Kartal ilçesi, Yakacık Merkez Mahallesi, 8024 ada 1 parsel sayılı arsa nitelikli taşınmazdaki dükkan ve bodrum katların 01.03.2010 tarihinde davalıdan haricen satın alınarak bedelinin ödendiğini, oysa kötü niyetli davalının, Hazine adına kayıtlı olduğunu bilerek müvekkiline taşınmazı satıp teslim ettiğini, müvekkilinin ise o tarihten beri burayı kullandığını, dava konusu yerin Kartal Belediyesince resmen davalıya satıldığını öğrendiklerinde Belediyeye başvurup satışın nasıl yapıldığını sormaları üzerine gelen yanıtta; mahallinde yapılan tespitte 01.01.1993 tarihinden beri iki bodrum kat, dört normal kat ve çatı katının ... tarafından kullanıldığının tespiti üzerine satışın davalıya yapıldığını öğrendiklerini, oysa bu tespitin doğru olmadığını, zira müvekkilinin burayı 10.03.2010 tarihinden beri kendisine ait dükkan ve depolarıyla birlikte kullandığını belirterek; satış sözleşmesinde de belirtildiği üzere taşınmaz üzerindeki müvekkiline ait dükkan ve depolardan ibaret muhdesatın müvekkiline aidiyetinin tespitini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kartal Belediyesi vekili: 4706 sayılı yasanın 5 inci madddesi kapsamında davalı ...'ın 06.08.2007 tarihli dilekçesiyle başvurarak taşınmazın Milli Emlak Daire Başkanlığı'ndan devrinin talep edildiğini, 17.11.2016 tarihinde taşınmazın Kartal Belediyesi adına tapu devrinin yapıldığını, bunun ardından Milli Emlak Daire Başkanlığınca düzenlenen tutanakla işgal veya tasarruf edilen miktarın tamamının ... adına tespit edildiğini, 15.12.2016 tarih 1916 sayılı Encümen kararı ile satışının bu şahsa yapıldığını, taşınmazın 4706 sayılı Hazineye ait taşınmaz malların değerlendirilmesi ve katma değer vergisi kanununda değişiklik yapılması hakkında kanunun 5 inci maddesi gereğince öncelikle yapı sahiplerine satılmak ya da genel hükümlere göre değerlendirilmek üzere Kartal Belediyesine devredildiğini belireterek; müvekkili Belediye aleyhine açılan davanın reddini savunmuştur. Davalı ... vekili: Taraflar arasında 01.03.2010 tarihinde bodrum kat ve dükkan katının satışı ile ilgili adi sözleşme akdedilmiş ise de, davacının sözleşme gereği ödemeyi yüklendiği 75.000,00 TL satış bedelinden sadece 5.000,00 TL'yi müvekkiline ödediğini, başkaca bir ödeme yapmadığını, davacının verdiği sıralı senetleri de ödemediği halde taşınmaz üzerinde hak talep etmesinin kötüniyetli olduğunu belirterek; davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...Davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle; davanın ... bakımından reddine, Kartal Belediyesi bakımından husumetten reddine'' karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "... Dava tarihi itibarı ile tapu kayıt malikinin davalı ... olduğu, davalı Belediyenin taşınmaz üzerinde mülkiyetinin bulunmadığı, bu bakımdan davalı belediyenin pasif husumet ehliyetinin olmadığı, davaya konu taşınmazla ilgili eldeki davadan önce açılmış ve halen görülmekte olan ortaklığın giderilmesi davası, kentsel dönüşüm uygulaması ya da kamulaştırma işleminin yapıldığının da ileri sürülmediği, davacının kayıt maliki de olmaması sebebiyle tespit davası açmasında güncel hukuki yararının bulunmadığı, bu nedenle davalı ... yönünden davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu..." gerekçesiyle; davacı vekilinin sair istinaf itirazlarının reddine, gerekçe yönünden istinaf talebinin kabulüne, İstanbul Anadolu 20 nci Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2019/308 E. - 2021/193 K. sayılı ve 08.06.2021 tarihli kararının HMK'nun 353/1-b.2 maddesi gereğince kaldırılmasına, yeniden hüküm tesisiyle; davalı Kartal Belediyesi Başkanlığı yönünden davanın pasif husumet yokluğundan reddine, davalı ... yönünden davanın hukuki yarar yokluğundan reddine, karar verilmiştir. V. TEMYİZ Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; istinaf mahkemesince duruşma açılmaksızın düzeltilerek yeniden karar verilmesinin hukuka aykırı olup kararın öncelikle usulden bozulması gerektiğini, eksik inceleme üzerine verilen ilk derece mahkemesi kararının da hukuki olmadığını, müvekkilince bedeli ödenen senetlerin geri alındığını, bu yerin 2010 yılından beri davacı tarafından kullanıldığı yargılama sırasında belirtildiği halde arada kiracılık ilişkisi bulunduğu gerekçesiyle ret kararı verilmesinin hukuka ve dürüstlük kuralına aykırı olduğunu belirterek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, muhdesat aidiyetinin tespiti istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.11.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.