Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/2929 E. 2025/1452 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2929
Karar No
2025/1452
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/766 E., 2024/820 K. DAVACILAR : ... vd. vekili Avukat ... DAVALILAR : ... vd. vekili Avukat ... İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 25. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/602 E., 2020/195 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar-birleştirilen dava davalıları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Asıl davada davacılar vekili dava dilekçesinde; muris ... hakkında Ankara 6. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2015/879 Esas, 2016/1720 Karar sayılı ilamı ile gaiplik kararı verildiğini, bunun üzerine Ankara 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2016/1636 Esas, 2016/1314 Karar sayılı veraset belgesi alındığını, yapılan araştırmada İstanbul 8. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2017/104 Esas, 2017/382 Karar sayılı veraset belgesinin olduğunun öğrenildiğini, bunlardan birinin iptal edilmesi gerektiğini, İstanbul 8. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2017/104 Esas, 2017/382 Karar sayılı veraset belgesinde gösterilen mirasçıların nüfusta kaydının olmadığını ve miras bırakan aleyhine açılmış bir babalık davası veya tanıma işleminin bulunmadığının anlaşıldığını ileri sürerek İstanbul 8. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2017/104 Esas, 2017/382 Karar sayılı veraset belgesinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Birleştirilen davada davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin muris ...'in Almanya'da evlilik dışı ilişkisinden dünyaya gelen çocukları olduğunu, miras bırakanın çocukları tanıma yolu ile kabul ettiğini, miras bırakan ...'den 2010 yılından itibaren haber alınamaması nedeniyle Ankara 6. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2015/879 Esas ve 2016/1720 Karar sayılı ilamı ile gaipliğine karar verildiğini ve kararın kesinleştiğini, ...'in Almanya'da davacıları tanıma yolu ile kabul etmesi nedeniyle Türkiye'deki nüfus kaydında görünmediğini, bu nedenle Ankara 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2016/1636 Esas, 2016/1314 Karar sayılı ilamında davacıların yazılmadığını, ...'in mirasının 6 pay kabul edilerek 3 payın anne Hatice 'ye, 1'er payın da davalı kardeşlerine düştüğünü, müvekkilleri tarafından alınan İstanbul 8. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2017/104 Esas, 2017/382 Karar sayılı ilamında ...'in mirasının 2 pay kabul edilerek 1'er payın müvekkilleri aidiyetine karar verildiğini ileri sürerek, Ankara 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2016/1636 Esas, 2016/1314 Karar sayılı veraset ilamının yanlış olması nedeniyle iptaline ve İstanbul 8. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2017/104 Esas, 2017/382 Karar sayılı ilamında olduğu gibi mirasın 2 pay kabul edilerek 1'er payın müvekkillerine aidiyetine şeklinde mirasçılık belgesi verilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; Ankara 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2016/1636 Esas, 2016/1314 Karar sayılı veraset ilamının yanlış olduğunu, iptali gerektiğini, İstanbul 8. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2017/104 Esas, 2017/382 Karar sayılı ilamında olduğu gibi muris ...'in mirasını 2 pay kabul ederek 1'er payın müvekkillerene, aidiyetine şeklinde mirasçılık belgesi talep ettiklerini belirterek davanın reddini savunmuştur. Birleştirilen dosya davalıları ..., ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; davanın yerinde olmadığını, murisin soyadının Biçer olduğunu, davacıların soyadının yabancı olduğunu, nüfus kayıtlarında da bulunmadıklarını, aynı gerekçeler ile müvekkilleri tarafından Ankara 25. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/602 Esas sayılı dosyası ile mirasçılık belgesinin iptaline ilişkin dava açtıklarını belirterek, öncelikle her iki dosyanın birleştirilmesini ve muristen kalan Ziraat Bankası Ulus Merkez Şube'deki paraların ve ...Tapu Sicil Müdürlüğünde kayıtlı taşınmazın üzerine tedbir konulmasını talep etmiştir. Davalı ... yargılamaya katılmadığı gibi davaya bir cevap da vermemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, Ankara 1. Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından verilen veraset ilamında mirasçı olarak tespit edilen kişilerin miras bırakanın anne ve kardeşleri olduğu, İstanbul 8. Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından verilen veraset ilamında mirasçı olarak tespit edilen kişilerin ise, muris ...'in 27.11.2009 tarihli resmi belge ile baba olarak tanıdığı ... ve ... olduğu, usule uygun tanıma işlemi karşısında, ... ve ...'ın, miras bırakan ...'in alt soyu oldukları, miras bırakanın alt soyunun bulunması sebebiyle TMK.'nın 495 ve 496. maddeleri gereğince mirasın üst soy mirasçılara geçmesinin mümkün olmayacağı, izah olunan hususlar çerçevesinde Ankara 1. Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından düzenlenen veraset ilamının isabetli olmadığı, İstanbul 8. Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından düzenlenen veraset ilamının ise mevzuata uygun düştüğü gerekçesiyle asıl davanın reddine ve birleştirilen davanın kabulüne, Ankara 1. Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından düzenlenen veraset ilamının iptaline, İstanbul 8. Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından düzenlenen veraset ilamının doğru ve geçerli olduğunun tespitine, miras bırakan ...'in mirası iki pay kabul edilerek bir payın ... ve ...dan olma 24.08.2001 Kiel doğumlu, Federal Alman Cumhuriyeti uyruklu ... ve bir payın ise ... ve ...dan olma 06.12.2009 Kiel doğumlu Federal Alman Cumhuriyeti uyruklu ...'a ait olduğunun tespitine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl dava davacılar-birleştirilen dava davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile esastan ret kararı verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Asıl dava davacılar-birleştirilen dava davalıları ..., ... ve ... vekili; müvekkillerinin elde ettiği veraset belgesinin ülkemiz nüfus kayıtlarına göre düzenlendiğini, birleşen davacıların elde ettiği vekaletnamenin yurt dışı nüfus kayıtlarına göre düzenlendiğini, Alman hukukuna göre baba hanesine annenin vereceği beyanın yeterli olduğunu, gelen kayıtlara göre anne evli olup, ... soyadını taşıdığını, kızlık soyadını değil evli olduğu kişinin soyadını taşıdığını, müvekkillerinin murisinin gaip olduğunu, ...isimli bir bayanla birliktelik yaşayıp yaşamadığının belli olmadığını, murisin 2010 yılında bu yana kayıp olduğunu, dosyaya sunulan belgelerin düzenleme tarihinin 13.04.2018 olduğunu, dosyaya sunulan belgenin doğum kaydı olmayıp nüfusça düzenlenmiş bir belge olduğunu, bu belgenin Almanya da düzenlenmesi için beyanın yeterli olduğunu, birleştirilen dosyanın davacılarının gerçekten muris ile bir bağı varsa önce babalık davası açıp ülkemiz kanunlarına göre nüfusa kaydını yaptırması ondan sonra mirasçı olmaları gerektiğini, bu belgeler ile verilen kararın her türlü kötüniyete açık olduğunu, kabule göre de müvekkilleri aleyhine yargılama gideri ve avukatlık ücreti takdir edilmesinin yanlış olduğunu, eğer yukarıdaki talepleri haklı görülmez ise hükmün yargılama gideri ve avukatlık ücreti yönünden kaldırılması gerektiğini beyan etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, asıl ve birleştirilen davada mirasçılık belgesinin iptali istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olu asıl dava davacılar-birleştirilen dava davalılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.03.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/2929, K. 2025/1452, T. 13.03.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2024-2929-e-2025-1452-k-537b3f92a792