Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/2887 E. 2024/5589 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2887
Karar No
2024/5589
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/3576 E., 2023/85 K. DAVALILAR : ... vd. vekilleri Avukat ... vd., Denizbank A.Ş. vd. DAVA TARİHİ : 17.08.2020 KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/434 E., 2021/698 K. Taraflar arasındaki İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen tapu kaydındaki haciz ve ipotek şerhlerinin terkini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın bir kısım davalı vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı bir kısım davalı vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin hükmen tescil yoluyla maliki olduğu 15496 ada 1 parsel sayılı taşınmazda kayıtlı 14 numaralı bağımsız bölümün tapu kaydına müvekkiline ait olmayan borçlar nedeniyle konulan haciz şerhlerinin terkinine ve ipoteğin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Bir kısım davalı vekilleri cevap dilekçelerinde; müvekkillerinin iyiniyetli olduğunu, tapu siciline güvenerek davaya konu hacizleri şerh ettirdiklerini ve ipoteği tescil ettirdiklerini, tapu kaydında iyiniyeti ortadan kaldıracak mahiyette şerh bulunmadığını, hacizlerin bir kısmının düştüğünü ifade ederek davanın reddini savunmuşlardır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne 15496 ada 1 parsel sayılı taşınmazda kayıtlı 14 numaralı bağımsız bölümde davalılar lehine konulan haciz şerhleri ile davalı Vakıflar Bankası TAO lehine tesis edilen ipoteğin ve ilgili şerhlerin terkinine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Vakıflar Bankası T.A.O. vekili, davalı ...Ş. vekili, davalı ... A. Ş. vekili, davalı ... Finansbank A.Ş. vekili, davalı İng Bank A.Ş. vekili ve davalı ... ve Kredi Bankası A.Ş. vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile adı geçen davalıların istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri 1. Davalı Vakıflar Bankası T.A.O. Genel Müdürlüğü vekili temyiz dilekçesinde; müvekkili banka lehine tedbirden önce ipotek şerhi konulduğunu, müvekkilinin iyiniyetli olduğunu belirterek ve re'sen gözetilecek sebeplerle kararın bozulmasını istemiştir. 2. Davalı ...Ş. vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilinin harçtan muaf olduğunu, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin takip hukukundan doğan haklarını kullandığını, iyiniyetli olduğunu ifade ederek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. 3. Davalı ... A. Ş. vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilinin iyiniyetli olduğunu, müvekkili aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini beyan ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. 4. Davalı ... Finansbank A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilinin iyiniyetli olduğunu, hükmedilen vekalet ücreti ve yargılama giderinin hukuka aykırı olduğunu, davanın açılmasına sebebiyet verilmediğini ileri sürerek ve re'sen dikkate alınacak nedenlerle kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir. 5. Davalı ...Ş. vekili temyiz dilekçesinde; davalı İng Bank A.Ş.'den davaya konu icra dosyasını temlik aldıklarını, müvekkilinin harçtan muaf olduğunu, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, TMK'nın 1023. maddesinin gözetilmesi gerektiğini, davanın açılmasına sebebiyet verilmediğinden aleyhe yargılama giderlerine hükmedilemeyeceğini, İcra Müdürlüğüne başvurmak suretiyle hacizlerin terkini mümkünken dava açılmasında hukuki yarar bulunmadığını öne sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. 6. Davalı ... ve Kredi Bankası A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde; TMK'nın 1023 üncü maddesinin gözetilmesi gerektiği, davanın açılmasına sebebiyet vermediğinden müvekkili aleyhine yargılama giderlerine hükmedilemeyeceği hususların gözetilmesi suretiyle kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme Uyuşmazlık, tapu kaydındaki haciz şerhlerinin terkini ile ipoteğin kaldırılması istemlerine ilişkindir. 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Hüküm, hükmün verilmesi ve tefhimi" başlıklı 294. maddesinde açıklandığı üzere mahkeme, usule veya esasa ilişkin bir nihai kararla davayı sona erdirir. Yargılama sonunda uyuşmazlığın esası hakkında verilen nihai karar, hükümdür. Hüküm, yargılamanın sona erdiği duruşmada verilir ve tefhim olunur. Aynı Kanun'un "Hükmün kapsamı" başlıklı 297. maddesi gereğince hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. "Hükmün yazılması" başlıklı 298. maddesi gereğince de gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz. Somut olayda; tefhim edilen kısa kararda dava konusu taşınmazda davalılara ait ipotek ve hacizlerin terkinine karar verildiği halde, gerekçeli kararda dava konusu taşınmazda davalılara ait haciz şerhlerinin, ipoteğin ve ilgili şerhlerin terkinine karar verilmek suretiyle kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki meydana getirilmesi ve davacı tarafından dava dilekçesinde taşınmazın tapu kaydında yer alan haciz şerhlerinin terkini ile ipoteğin kaldırılması isteminde bulunulmasına rağmen gerekçeli kararda "ilgili şerhlerin" terkinine karar verilerek talepten fazlasına hükmedilmesi doğru görülmemiştir. 2. Bununla beraber; dosya içeriğinden, dava konusu 14 numaralı bağımsız bölüm dava dışı Cüneyd adına kayıtlıyken davacının 10.07.2018 tarihinde açtığı aldatma hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil davası sonucunda 08.07.2020 tarihinde kesinleşen karar ile 12.07.2018 tarihinde taşınmazın davacı adına tescil edildiği, bu davada taşınmazın kaydına 12.07.2018 tarihinde ihtiyati tedbir şerhi konulduğu, davaya konu ipoteğin ise bu şerhten önce 11.05.2018 tarihinde tescil edildiği anlaşılmaktadır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 1020. maddesi hükme göre tapu sicili herkese açıktır. Hiç kimse tapu sicilindeki kaydı bilmediğini ileri süremez. Öte yandan aynı Kanun'un 1023. maddesi gereğince de, tapu kütüğündeki tescile iyiniyete dayanarak mülkiyet veya bir başka ayni hak kazanan üçüncü kişinin bu kazanımı korunur. Açıklanan bu ilkelere göre tapu sicilinin aleniliği ilkesi ve 4721 sayılı Kanun'un 1023. maddesinde sözü edilen iyiniyet kuralı uyarınca taşınmazın kaydına ihtiyati tedbir şerhinden önce 11.05.2018 tarihinde lehine ipotek tesis eden davalı ... Vakıflar Bankası T.A.O.'nun iyiniyetli olduğunun kabulü zorunludur. Davacı, ayni hak sahibi davalı bankanın diğer tarafla el ve işbirliği içerisinde kötüniyetle ipotek tesis ettiğini iddia edip kanıtlamadan iyiniyetli davalının kazandığı ayni hakkın korunması gerekir. Mahkemece bu saptamalar bir yana bırakılarak, ipoteğin terkini isteminin reddi yerine kabulüne karar verilmesi de doğru değildir. Kabule göre de; taraflar arasındaki uyuşmazlık, haciz şerhi ve ipoteğe konu borcun varlığına ilişkin olmadığından, başka bir ifadeyle mahkemece bedele yönelik uyuşmazlık nedeniyle yargılama yapılmadığından bu davaların maktu harca tabi olduğu gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi de isabetsiz olmuştur. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.12.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/2887, K. 2024/5589, T. 10.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2024-2887-e-2024-5589-k-4969958ae12e