Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/2721 E. 2024/3785 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2721
Karar No
2024/3785
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/292 E., 2023/177 K. DAVA TARİHİ : 22.02.2012 KARAR : Dava konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına Taraflar arasında görülen suya el atmanın önlenmesi ve yıkım davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, müvekkiline ait Akçay Nehri sulama kanalından davalı lehine sadece bir miktar su tahsisi yapıldığını; ancak davalının suyu almak için nehrin taşkın seddelerine kanal açmak suretiyle müdahale ettiğini ayrıca kapak ve taş bent yaptığını, böylece suyun akışının ve çay yatağının bozulmasına neden olduğunu ileri sürerek müvekkiline ait Akçay seddesinin eski hale getirilmesini, davalının el atmasının önlenmesini ve davalı tarafından yapılan taş bentlerin yıkımını istemiştir. II. CEVAP Davalı, tahsis kararı doğrultusunda sudan yararlandığını ve Akçay seddesine zarar vermediğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 14.02.2014 tarihli ve 2012/183 Esas, 2014/36 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin 14.02.2014 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 10.10.2018 tarihli ve 2016/3550 Esas, 2018/6563 Karar sayılı kararıyla; davada yıkım talebi de bulunduğundan tapu kayıt malikinin davada taraf olması gerektiği, eksik araştırmayla ve yetersiz bilirkişi raporu ile karar verildiği ve davacının tüm taleplerinin araştırılmamasının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297 nci maddesine aykırı olduğu gerekçeleriyle hüküm bozulmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin 05.04.2023 tarihli duruşmada davalının müdahalesinin son bulduğunu ve davanın konusuz kaldığını beyan etmesi nedeniyle dava konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, tahliyeye karar verilmesi gerektiğini, ayrıca hükmün dördüncü maddesinde 3.399,45 TL yargılama giderinin müvekkili tarafından harcanmasına karşın Hazineye irat kaydına karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, suya el atmanın önlenmesi ve kâl istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Yargılama giderlerinin davacı tarafından harcanmış olmasına karşın hüküm fıkrasının dördüncü maddesinde dava dışı Hazineye irat kaydına karar verilmiş olması bozmayı gerektirir. 3. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 438 inci maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir. V. KARAR Açıklanan sebeple; 1. Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Davacı vekilinin Mahkeme kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile Mahkeme kararının, hüküm fıkrasının (4) numaralı bendinde yer alan “Hazineye irat kaydına” ibaresinin çıkartılarak yerine “davacıya verilmesine” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, Karar düzeltme yolunun kapalı bulunduğuna, 12.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/2721, K. 2024/3785, T. 12.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2024-2721-e-2024-3785-k-2d38a3e19be8