Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/2717 E. 2024/3635 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/2717
- Karar No
- 2024/3635
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/375 E., 2023/845 K. KARAR : Davanın reddi Taraflar arasında görülen mirastan feragat sözleşmesinin iptali, terditli olarak tapu iptali ve tescil ile tenkis davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı ... mirasçıları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ile muris eşi ... arasında 29 Şubat 2000 tarih ve 1547 yevmiye No.lu düzenleme şeklinde mirastan feragat sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme ile 32 ada 30 parsel No.lu avlulu kerpiç ev vasfındaki taşınmazın davacıya verilmesi karşılığında davacının davalılar lehine mirastan feragat ettiğini; ancak davacı okuma yazma bilmediğinden sözleşmenin batıl olduğunu, davacı ile davalıların babasının 14.04.1994 tarihinde evlendiğini, her ikisinin de ikinci evliliklerinin olduğunu, taraflar evlendikten 7 gün sonra 32 ada ve 30 parsel No.lu taşınmazın ... tarafından müvekkiline bağışlandığını, yapılan bağışın mirastan feragat karşılığı olarak yapılmadığını, yaklaşık 6 yıl sonra mirastan feragat sözleşmesi yapıldığını, bu sözleşmenin ivazlı olması yönünden kayıtsız ve koşulsuz bir ivaz içermediğinden ivazsız kabul edilecek olsa bile iradeye aykırılık yönlerinden batıl olduğunu, dava konusu taşınmazın avlulu kerpiç ev vasfında olduğunu, evin harabeden ibaret niteliği ile çok az bir ekonomik değer taşıdığını, ancak davalıların murisinin yüklü bir varlığının bulunduğunu, taşınmazların muris tarafından 25.09.1995 tarihinde ... isimli şahsa satış yoluyla devredildiğini, 07.12.2009 tarihinde de ... tarafından murisin eski eşinden çocukları olan davalılara satıldığını, bu satışın hayatın olağan akışına aykırı olduğunu ve muvazaayı gizlemeye yönelik bir işlem özelliği taşıdığını, müvekkilinin mirastan feragat sözleşmesinde ivaz olarak verildiği belirtilen taşınmazın değeri ile ivazın müvekkiline verildiği tarihte muris adına kayıtlı olan mal varlığının değerinin kıyaslanamaz ölçüde farklı olduğunu belirterek ... Noterliğinin 29.02.2000 tarihli ve 1547 yevmiye No.lu düzenleme şeklinde mirastan feragat sözleşmesinin iptaline, 34 ada 123 parsel, 153 ada 21 parsel, 15 parsel, 30 ada 42 parsel nolu taşınmazların davalılar adına olan tapu kayıtlarının iptali ile müvekkilinin miras payı oranında adına kayıt ve tesciline, olmadığı takdirde saklı payına tecavüz oranında tenkisine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesi ile; mirastan feragat sözleşmesinin noter huzurunda ve ivazlı şekilde yapıldığını, feragat sözleşmesinin geçerli olduğunu, ayrıca hataya dayalı iptal davası açmak için gereken 1 yıllık hak düşürücü sürenin dolduğunu, davacının mirasçı sıfatının bulunmadığını, bu nedenle miras payı oranında tapu iptali ve tescil de talep edemeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuştur. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 08.05.2014 tarihli ve 2013/385 Esas, 2014/174 Karar sayılı ilamı ile davanın reddine karar verilmiş, bu karara karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 07.10.2020 tarihli ve 2018/1329 Esas, 2020/5889 Karar sayılı ilamı ile “Mahkemenin, vasiyetnamenin açılması davasında davacının sözleşmeye zorla imza attığını beyan ederek ikrah hukuki sebebine dayanması ile işbu davada hata hukuksal nedenine dayalı iptal talep etmesinin dürüstlüğe aykırı olduğuna ilişkin red gerekçesine katılmanın olanaklı olmadığını, bu nedenle taraf delilleri toplanarak işin esası hakkında bir karar verilmesi gerektiği” gerekçeleriyle Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 02.11.2023 tarihli ve 2021/375 Esas, 2023/845 Karar sayılı kararı ile; asıl ve terditli talepler yönünden davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ... mirasçıları vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı ... mirasçıları vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalıların cevap dilekçesinde tanık deliline dayanmadıkları halde bozma sonrası tanık dinlettiklerini, bu hususun usule aykırı olduğunu ve hükümde esas alınmaması gerektiğini, ivaz konusu taşınmazın çıplak mülkiyetinin sözleşmeden altı yıl önce davacıya tapuda devredildiğini, davacının feragat sözleşmesinde ivaz olarak kabul ettiği taşınmazın murisin tüm malvarlığı içindeki değerinin yüzde iki olduğunu, bu durumda davacının sözleşme imzalanırken esaslı hataya düştüğünün kabul edilmesi gerektiğini, davacı muris ...’nin mirastan feragat sözleşmesi imzaladığı esnada eşinin yüklü malvarlığından haberdar olmadığını, davacı tanıklarının da bu hususu doğruladıklarını ve davacının feragat sözleşmesi imzalanırken esaslı hataya düştüğünün ispat edildiğini ileri sürerek hükmün bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, mirastan feragat sözleşmesinin iptali, terditli olarak tapu iptali ve tescil ile tenkis istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası. 3. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı ... mirasçıları vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı ... mirasçıları vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 09.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.