Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/2702 E. 2024/3846 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2702
Karar No
2024/3846
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/252 E., 2023/146 K. KARAR : Kısmen kabul, kısmen ret Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve temyiz incelemesinden geçen gayrimenkul satış vaadi ve miras payının temliki sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda Dairemizce Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; ... ili, Kale ilçesinde bulunan 66 adet taşınmazda müvekkillerinden ...'ın ve davalıların hissedar olduğunu, davalılardan ...'in ve ...'ın miras hak ve hisselerini ... 1. Noterliğinin 20880 yevmiye sayılı 10.08.1994 tarihli sözleşmesi ve ... 1. Noterliğinin 605 yevmiye sayılı 08.01.2001 tarihli sözleşmesi ile müvekkillerinden ...'a satmayı vaad ettiklerini, davalılardan ..., ... ve ...'nin ... 1. Noterliğinde düzenlenen 13215 yevmiye sayılı 28.06.1996 tarihli, 21200 yevmiye sayılı 04.08.1997 tarihli ve 14207 yevmiye sayılı 09.07.1997 tarihli vekaletnameler ile miras hak ve hisselerini satmak üzere müvekkillerinden ...'ı vekil tayin ettiklerini, bu vekaletnameye istinaden ...'ın adı geçen bu üç davalının miras hak ve hisselerini diğer müvekkili ...'e satmayı vaad ettiğini belirterek dava konusu taşınmazlarda davalı adına kayıtlı hisselerin iptali ile müvekkilleri adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ile davacının arasındaki sözleşmenin müvekkilinin murisi Kemal'den adına intikal edecek bütün miras hisselerini değil sadece her iki tarafında birbirine şartlı devir yaptığı taşınmazları kapsadığını, sınırlı bir temlik sözleşmesinin söz konusu olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. 2. Bir kısım davalılar vekili; müvekkillerinin miras haklarının müvekkillerine ödenmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 12.05.2015 tarihli kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili, bir kısım davalılar vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır. 2. Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 24.12.2018 tarihli ve 2016/8774 Esas, 2018/9360 Karar sayılı ilâmı ile; "mahkemece dava konusu taşınmazların güncel tapu kayıtları temin edilerek dava konusu payların miktarının açık ve infaza elverişli şekilde tespit edilerek iptal edilen payın her parsel için ayrı ayrı hükümde gösterilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinin doğru görülmediği" gerekçesiyle Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 16.11.2020 tarihli ve 2020/2-2020/359 Esas-Karar sayılı davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. C. İkinci Bozma Kararı Dairemizin 22.12.2021 tarihli ve 2021/2426 Esas, 2021/4159 Karar sayılı ilamı ile; "dava konusu satış vaadi sözleşmelerinin konusunun muris babaları ...’in paylarına ilişkin olduğu halde Mahkemece davalıların anneleri muris ...’in de intikalen davalılara geçen ve dava konusu olmayan payları yönünden tescil hükmü kurulmasının doğru olmadığı ve Mahkemece uzman bir bilirkişiden yeniden rapor alınarak dava konusu payların tek tek hesaplanıp infaza elverişli şekilde tescil hükmü kurulması gerektiği" gerekçesiyle hükmün yeniden bozulmasına karar verilmiştir. D. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 13.06.2023 tarihli kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkili ile davacı ... arasındaki sözleşmenin müvekkilinin murisi ...'den adına intikal edecek bütün miras hisselerini değil sadece her iki tarafın da birbirine şartlı devir yaptığı taşınmazları kapsadığını, sınırlı bir temlik sözleşmesinin söz konusu olduğunu, davacıların kendi aralarında muvazaalı bir satış vaadi sözleşmesi akdettiklerini, temlik konusu taşınmazların muris Kemal Karadeniz adına kayıtlı olmadığını, sözleşmenin bu nedenle geçersiz olduğunu ileri sürerek hükmün bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, gayrimenkul satış vaadi ve miras payının temliki sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası ile 297 nci maddesi. 3. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. 6100 sayılı HMK’nın 297 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince; hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. Bu biçim, yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi hâl, hükmün infazında zorluklara ve tereddütlere, yargılamanın ve davaların gereksiz yere uzamasına, davanın tarafı bulunan kişi ve kurumların mağduriyetlerine sebebiyet verecek ve kamu düzeni ve barışını olumsuz yönde etkileyecektir. 3. Somut olayda, Mahkemece bozma ilamına uyularak, taşınmaz satış vaadi sözleşmeleri uyarınca taşınmazların tesciline karar verilmiş ise de, dava konusu edilen 107 ada 593 ve 594 parsel sayılı taşınmazlar (güncel hali ile 140 ada 53 ve 54 parsel sayılı taşınmazlar) yönünden olumlu veya olumsuz bir karar verilmediği anlaşılmaktadır. 4. Hal böyle olunca; Mahkemece davacıların tüm talepleri hakkında HMK'nın 297 nci maddesine uygun bir karar verilmesi gerektiğinden hükmün bozulmasına, bozma nedenine göre sair hususların incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA, Bozma nedenine göre davalı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Peşin yatırılan harcın istek halinde ilgiliye iadesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 16.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/2702, K. 2024/3846, T. 16.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2024-2702-e-2024-3846-k-c63b16e6283d