Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/2691 E. 2025/1052 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/2691
- Karar No
- 2025/1052
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2165 E., 2024/524 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Aydın 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/235 E., 2023/115 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; tarafların 12.12.2017 tarihinde vefat eden mirasbırakanı ...'ün 18.09.2017 tarihli bir el yazılı vasiyetname ile malvarlığının büyük bölümünü oğlu ..., eşi ... ve bir kısmını da sağ oğlu ...'dan olan torunu ... lehine vasiyet ettiğini, vasiyetname metninin bütün halinde murisin elinden sadır olduğu hususunun şüpheli olduğunu, vasiyetname altındaki imza ve diğer belgelerdeki imzaların çıplak gözle karşılaştırıldığında dahi farklılıklar bulunduğunu, vasiyetnameye konu taşınmazların bir kısmının 30 yıl önce satılmış olması, bir kısmının ise murisin mülkiyetinde hiç bulunmaması göz önünde bulundurulduğunda vasiyetnamenin geçersiz olduğunu, vasiyetnamenin tanzim tarihinde mirasbırakanın sağlık durumunun iyice kötüye gitmesi neticesinde hastaneye götürüldüğünü, "belde patolojik kırık" teşhisi konulduğunu, murisin genel sağlık durumunun kötü olduğunu, vasiyetnamenin yasal şekle uygun düzenlenmediğini, vasiyetnamede hiçbir zaman mülkiyetinde bulunmayan gerçekte de var olmayan taşınmazları vasiyet etmesinin akıl sağlığının iyi olmadığını gösterdiğini, vasiyetnamenin manevi baskı altında düzenlendiğini, vasiyetnamedeki dağılıma göre müvekkillerinin saklı payının ihlal edildiğini belirterek vasiyetnamenin iptalini, olmadığı takdirde terekenin tespiti ile müvekkillerinin mahfuz hisseleri belirlenerek aşan kısmının tenkisini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili; vasiyetnamenin müvekkilinin haklarını ciddi derecede ihlal ettiğini, vasiyetnamenin şekil, ehliyet ve irade sakatlığı nedeniyle iptali gerektiğini, vasiyetnamedeki yazıların aynı elin mahsulü olup olmadığının şüpheli olduğunu, vasiyetnamenin ..., ... ve torunu ... tarafından mirasbırakana yapılan baskılar sonucunda düzenlendiğini, müvekkilinin saklı payının ihlal edildiğini, bu nedenlerle vasiyetnamenin iptalini, olmadığı takdirde terekenin tespiti ile müvekkilinin mahfuz hisselerinin belirlenmesi ve vasiyetnamenin mahfuz hisseyi aşan kısmının tenkisine karar verilmesini talep etmiştir. 2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; vasiyetnamenin müvekkilinin haklarını ciddi derecede ihlal ettiğini, eşlerden birisinin ölümü halinde öncelikle mal rejiminin tasfiye edilmesi sonrasında saklı pay oranları dikkate alınarak müvekkiline miras payının verilmesi gerektiğini, vasiyetnamede bahsi geçen tüm mallar üzerinde müvekkilinin katkı payı ve katılma payı alacağı mevcut olup mal rejiminin tasfiyesi için açılan Aydın 1. Aile Mahkemesinin 2019/77 Esas sayılı davanın halen derdest olduğunu, Aydın 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/258 Esas sayılı dosyası ile vasiyetnamenin iptali davası açıldığını, bu nedenlerle gerek olması halinde Aydın 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/258 Esas sayılı dosyası ile işbu dava dosyasının birleştirilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Adli Tıp Kurumu raporuna göre murisin vasiyetnamenin yapıldığı tarihte fiil ehliyetini haiz olduğu ancak Adli Tıp Kurumunun 26.05.2022 tarihli raporunda vasiyetname ile murisin mukayese yazıları arasında tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptanması nedeniyle vasiyetnamedeki yazıların murisin eli ürünü olmadığının belirtildiği, el yazılı vasiyetnamenin başından sonuna kadar mirasbırakanın el yazısıyla yazılması ve imzalanmasının vasiyetnamenin geçerlik şartı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 18.09.2017 tarihli düzenlenen el yazılı vasiyetnamenin iptaline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; vasiyetnamenin şekil şartlarını taşıdığını, mirasbırakanın temyiz kudretini haiz olduğunu, Aydın 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/258 Esas sayılı dosyası ile işbu dosya birleştirilmişken 10.03.2023 tarihli duruşmada alelacele bu dosyanın ayrılmasına karar verilerek dosyanın karara çıkarıldığını, ...'de yer alan arsalar bakımından müvekkilinin ehil mirasçılığının tespiti için ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 2020/19 Esas sayılı davanın halen derdest olduğunu, anneleri ... tarafından Aydın 1. Aile Mahkemesi 2019/77 Esas sayılı dosyasıyla açılan mal rejiminin tasfiyesi davasının davacı ...'ün vefatı üzerine dava reddedildiğini, ret kararına karşı istinaf yoluna başvurulduğunu, Aydın 1.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/1320 Esas-2019/2006 Karar sayılı kararı ile vasiyetnamenin açılıp okunduğunun tespitine karar verildiğini, karara karşı terekeye temsilci atanmasına karar verilmesi için istinaf yoluna başvurulduğu, istinaf incelemesi sonucunda kararının kaldırılmasına karar verildiğini, ayırma kararında Aydın 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/85 Esas 2021/399 Karar sayılı davacıların açmış olduğu tenkis davası da olup gerekçeli kararda bu dosyanın adı dahi geçmediğini, vasiyetname tanıklarının dinlenmesi ve onların da imza örneklerinin alınması hususundaki taleplerinin reddedilmesinin hatalı olduğunu, verilen kararın eksik ve usulüne uygun verilmediği ve gerekçelendirilmediğini, murisin usulüne uygun olarak düzenlediği el yazılı vasiyetnameden önce tüm çocuklarına mirasını paylaştıracağını ve kendisi hayattayken belirlediği miras paylarına düşen taşınmazları devralmalarına dair bir mektup gönderdiğini, bu mektuplar ellerine geçtiğinde davacılar tarafından kendisine baskı yapılıp hakaretler edilince kızarak 18.09.2017 tarihinde el yazılı vasiyetnameyi usulüne uygun şekilde düzenlediğini, evrak ve imza örnekleri toplanırken vasiyetname düzenleme tarihine en yakın imza örneklerinin adli tıpa gönderilmediğini, raporun eksik hatalı ve taraflı olarak düzenlendiğini, belgelerin hepsi sadece imza örneği içermekte olup yazı örneğinin bulunmadığını, grafolojik ve grafometrik v.s metodların uygulanmadığı, ayrıca tenkis ile ilgili de karar verilmesi gerekirken bu konuda inceleme yapılmadan karar verildiğini, mal rejiminin tasfiyesi davasının sonucunun beklenmeden dosyanın karar çıkarılmasının da bozma nedeni olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. 2.Davalı ... vekili; vasiyetin açılmasına ilişkin davada terekeye temsilci atanacağını, bu sürecin bekletici mesele yapılması ve atanacak temsilcinin davaya dahil edilmesi gerektiğini, taraf teşkili sağlanmadan verilen kararın hatalı olduğunu, murisin 2017 yılında tüm çocuklarına mirasını paylaştıracağını ve kendisi hayattayken kendince belirlediği miras paylarına düşen taşınmazları devralmalarına dair bir mektup gönderdiğini, mektuplarda belirtilen paylaşım biçimi davaya konu vasiyet ile birebir örtüştüğünü, davacıların 2017 yılından beri yapılan bu ölüme bağlı tasarruftan haberleri olduğunu, çünkü kendilerine iadeli taahhütlü mektupla bildirildiğini, hak düşürücü sürenin dolduğunu, Adli Tıp raporuna karşı yaptıkları haklı itirazların yerel mahkemece reddedildiğini ve kararın eksik inceleme ile verildiğini, mirasbırakanın imzasını içeren “gayrimenkul bağış ihtarıdır” başlıklı belgenin incelemeye tabi tutulmadığını, mukayese imzaların toplanması hususunda yeterince özen ve önem gösterilmediğini, bu durumun raporun eksik ve hatalı olarak düzenlenmesine neden olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. B.Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, TMK’nin 557/2 maddesi gereğince vasiyetnamenin, murisin ehliyetsizliği ve şeklen geçersizliği nedenleriyle iptali, mümkün olmadığı takdirde vasiyetnamenin tenkisi istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalılara yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.02.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.