Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/2685 E. 2024/5952 K. – Tapu İptali Ve
Konu: Tapu İptali Ve Tescil
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/2685
- Karar No
- 2024/5952
- Karar Tarihi
- Konu
- Tapu İptali Ve Tescil
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/651 E., 2024/141 K. DAVA TARİHİ : 28.05.2012 KARAR : Davanın reddine
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacılar vekili tarafından duruşmalı, kayyım tarafından duruşmasız temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 24.12.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde temyiz eden davacılar vekili Av. ... ile karşı taraftan davalılar vekili Av. ... . geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili, dava konusu 52 parsel sayılı taşınmazın davalıların murisi ... adına tapuda kayıtlı olup ...’ın bu taşınmazı 1951 yılında önceki malik ... ...’dan satın aldığını ancak hiçbir zaman taşınmazın zilyedi olmadığını, zira taşınmazın önceki maliki ... ..’ın 1958 yılında noterde düzenlenen hususi vekaletname isimli resmi senetle dava konusu taşınmazı bedeli mukabilinde davacıların murisi ...’a sattığını ve zilyetliğini de devrettiğini, muris ...’un taşınmazı ölümüne kadar kesintisiz, nizasız ve malik sıfatıyla kullandığını, ölümünden sonra ise taşınmazın zilyetliğinin yasal mirasçılarına geçtiğini ve taşınmazın onlar tarafından kullanılmaya devam ettiğini, tapu maliki ...’ın 1985 yılında vefat etmiş olup TMK’nın 713/2 maddesinde hükme bağlanan kazandırıcı zamanaşımı süresinin 2005 yılında dolduğunu belirterek dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile ....... mirasçıları adına hisseleri oranında tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP Davalılar davanın reddi savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 19.01.2016 tarihli ve 2012/349 Esas, 2016/12 Karar sayılı kararıyla tapu kaydında malikin belli olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin 19.01.2016 tarihli kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve kayyım vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 23.10.2019 tarihli ve 2016/398 Esas, 2019/9460 Karar sayılı ilamıyla davacılar tarafından ölüm hukuki sebebine dayalı olarak tapu iptali ve tescil talebinde bulunulduğu halde mahkemece tapu malikinin belli olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, ölüm hukuki sebebine dayalı olarak araştırma ve değerlendirme yapılmadığı gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
3. İlk Derece Mahkemesinin 11.01.2022 tarihli ve 2020/81 Esas, 2022/6 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verilmiştir.
4. Mahkemenin 11.01.2022 tarihli kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
5. Dairemizin 13.06.2023 tarihli ve 2023/432 Esas, 2023/3330 Karar sayılı kararıyla dava konusu 52 parsel sayılı taşınmazın 01.03.1972 tarihinde kadastro yoluyla tapu kaydına dayalı olarak ... adına tespit ve tescil edildiği, kayıt malikinin 10.01.1985 tarihinde ve davacıların miras bırakanı ...’ın ise 05.01.1984 tarihinde (tapu malikinden önce) vefat ettiği, davacılar ... ve arkadaşları vekili, 52 parselin miras bırakan ...’dan kaldığını ileri sürerek tapu kaydının iptali ile taşınmazın ... mirasçıları adına hisseleri oranında tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istediği, davacılar murisleri ...’ın terekesine atfen dava açmış olup (bizatihi) kendi zilyetliklerine dayanmadıkları, ayrıca 10.01.1985 tarihinden sonrasına ilişkin bağımsız şekilde sürdürülen bir zilyetlik iddiasının da söz konusu olmadığı, mirasçılık belgesine göre tüm mirasçıların davacı sıfatıyla dava açmadığı, mirasçılardan ..... ve ...’ın dahili davalı olarak yer aldığı gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
6. Dairemizin 07.11.2023 tarihli ve 2023/4882 Esas, 2023/5374 Karar sayılı kararıyla davacılar vekilinin karar düzeltme talebinin reddine karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamı doğrultusunda davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacılar vekili duruşmalı temyiz dilekçesinde özetle; a. Daha önce açtıkları Beykoz 2. Asliye Hukuk Mahkemesi 2012/189 Esas, 2012/379 Karar sayılı dosya ile müvekkillerinin kendi adlarına talepte bulunarak dava açtıklarını ancak bu davada zilyetliğin muristen intikal ettiği, terekenin taksim edilmediği, elbirliği hükümlerine tabi olduğu gerekçesiyle davanın usulden reddedildiği, taraflar arasında aynı taşınmaza ilişkin olarak verilen bu kararların kesin hüküm oluşturduğu, Yargıtay ve ilgili mahkeme önceki kararında zilyetliğin terekeye dahil olduğuna karar verdiği, önceki davanın devamı olarak süren iş bu davada ise “terekeye dahil zilyetlik yok” denildiği, Yargıtay’ın bu şekilde hareket etmesinin Anayasal hukuk güvenliği ilkesine, yargı kararlarının bağlayıcılığına, kazanılmış hak ilkelerine aykırı olduğu,
b. Muris ...’ın dava konusu taşınmaz üzerinde malik sıfatıyla kesintisiz şekilde sürdürdüğü zilyetliğin onun 1984 yılında ölmesiyle Eski Türk Medeni Kanunu’nun 539. maddesi gereğince, derhal ve kendiliğinden yasal mirasçılarına geçtiği, intikal bakımından, zilyetliğin haklı olup olmamasının da hiçbir önemi bulunmadığı,
c. Mahkeme kararının gerekçesiz olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
2. Kayyım temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın muris ... tarafından satış bedeli ödenmek suretiyle alındığını, kullanmasına kimsenin itiraz etmediğini, abisi olan tapu maliki ...’ın hiç zilyet olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, TMK’nın 713/2. maddesinde düzenlenen “ölüm” hukuki sebebine bağlı tapu iptali ve tescili istemine ilişkindir.
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2 maddesi atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı, somut olayda davanın TMK’nın 713/2 maddesinde düzenlenen “ölüm” hukuki sebebine dayalı olarak açıldığı, tapu malikinin ölümünden önceki zilyetliğe hukuki değer atfedilemeyeceği, davacıların tapu malikinin ölümünden sonra bizatihi kendi zilyetliklerine dayanmadığı anlaşılmakla temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin ve kayyımın yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
28.000,00 TL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalılara verilmesine
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
24.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.