Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/2598 E. 2025/956 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2598
Karar No
2025/956
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/352 E., 2024/875 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Menderes 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/128 E., 2021/207 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkili ...'ün İzmir ili, Menderes ilçesi, ... Köyü, 190 ada 10 parsel sayılı taşınmazın 10/21 payının sahibi olduğunu, taşınmazda daha önce 34/84 paya sahip olan ...'un 21.07.2020 tarihinde 400.000,00 TL'ye, 5/42 paya sahip olan ... ...'un ise 22.07.2020 tarihinde 200.000,00 TL'ye paylarını davalı ...'a devrettiklerini, payın eski sahiplerinin taşınmazın paylaşımı konusunda anlaşamamış olmaları sebebiyle müvekkilinin açmış olduğu ortaklığın giderilmesi davası devam ederken işbu davaya konu payların gerçek değerinden çok yüksek bir değerde müvekkiline bildirimde bulunulmadan ön alım hakkını kullanmasını engellemek suretiyle muvazaalı olarak davalıya satıldığını ileri sürerek; taşınmazda davalı adına kayıtlı hissenin iptali ile müvekkili adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; eksik harcın tamamlanması gerektiğini, dava konusu hisseyi davalının fiili taksimin varlığına güvenerek aldığını, müvekkilinin taşınmaz alırken parselde satıcıların kullandıkları yerleri bizzat görüp beğenerek ve tapuda gösterilen bedelleri ödeyerek aldığını, parselin taksim edilmiş şekilde ekilip biçildiğini, taşınmazın yıllardır aynı parçalarla ve aynı sürüm şekliyle kullanıldığı hâlde bu şekilde gelen kullanıma karşı hiçbir paydaşın itirazı veya açtığı bir davanın bulunmadığını, eski maliklere karşı açılmış ortaklığın giderilmesi davasının eldeki dava yönünden aleyhe delil olamayacağını belirterek; davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...Taşınmazda davacının, davalının, davalıya pay satanların ayrı-belli kullanım alanları bulunduğundan taksim olgusunun sabit olduğu, davalıya yapılan satışın senetteki bedelden daha düşük olduğu konusunda dinlenen tanıkların görgüye dayalı bilgilerinin bulunmadığı, bilirkişi raporuna göre de dava konusu payların devir tarihindeki piyasa değerlerinin senetteki bedelden yüksek olduğu, davacının bedelde muvazaa iddiasının ispatlanamadığı, resmi senetteki bedel üzerinden harcın ikmali ve bedelin depo edilmesi için davacı tarafa usulüne uygun ihtaratla verilen kesin süre içinde bedelin depo edilmediği, harcın ikmal edilmemesi nedeniyle dosyanın işlemden kaldırılmasının kesin sürenin sonuçlarını ortadan kaldıran bir husus olmadığı, dosyanın yenilenmesinin sürenin uzaması sonucunu doğurmayacağı, aksine yargılamanın uzamasına sebebiyet veren bu durumun kesin sürenin amacına da aykırı olmasından dolayı davacının süresinde bedeli depo etmediğinin kabulü gerektiği..." gerekçesiyle; davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1 hükmü gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; ön alım bedelinin süresinde depo edilip edilmediği ile ilgili olarak istinaf mahkemesince herhangi bir değerlendirme yapılmadığını, dava konusu taşınmaz hakkında eski maliklerince açılmış ortaklığın giderilmesi davası bulunduğundan fiili taksimin söz konusu olmadığını, tanık beyanları arasındaki çelişkilerin hüküm verilirken dikkate alınmadığını ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, ön alım hakkından kaynaklanan tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.02.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/2598, K. 2025/956, T. 20.02.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2024-2598-e-2025-956-k-5d7c9ab7dbdc