Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/2564 E. 2024/4202 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2564
Karar No
2024/4202
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/338 E., 2021/534 K. ASIL DOS. DAVACI-BİRLEŞTİRİLEN DAVADA ASIL DOS. DAVALI-BİRLEŞTİRİLEN DAVADA DAVA TARİHİ : 16.02.2004 KARAR : Asıl dava red, birleştirilen dava kısmen kabul Taraflar arasında görülen asıl dava muris muvazaasına dayalı tapu iptal ve tescil, birleştirilen dava miras taksim sözleşmesine dayalı tapu iptal ve tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 1. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın reddine, birleştirilen davanın ise kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karar, birleştirilen davada davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; mirasbırakan anneleri ...’nun babası ...den kalan miras için taksim sözleşmesi yapıldığını, 1356 ve 1354 parsel sayılı taşınmazlardan mirasbırakan Refika’ya 23.300 m2 yer isabet ettiğini ancak annesine intikal etmesi gereken taşınmazları davalının mirasçılardan mal kaçırma amacıyla doğrudan üzerine aldığını, ileri sürerek davalı adına kayıtlı 1354-1356 ve 76 ada 4 parsel sayılı taşınmazların tapu kaydının iptali ile payı oranında adına tescil istemiştir. 2. Birleştirilen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ile mirasbırakan annelerinden kalan taşınmazlar için miras taksim sözleşmesi düzenlediklerini ileri sürerek anılan sözleşme uyarınca 15 parça taşınmazın tapu kaydının iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP 1. Asıl davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; 1356 parsel sayılı taşınmazı ... ve...'dan satın aldığını, 76 ada 4 parsel sayılı taşınmazı da bedel ödeyerek satın aldığını, 1354 parsel sayılı taşınmazdaki payını da ... ve ...'a devrettiğini, davacı ile taksim sözleşmesi imzaladıklarını ve aradan 1 yıl sürenin geçtiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. 2. Birleştirilen davada davalı, davaya süresinde cevap vermemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 09.12.2015 tarihli ve 2004/57 Esas, 2015/540 Karar sayılı kararı ile asıl davanın reddine, birleştirilen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin 09.12.2015 tarihli kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (1). Hukuk Dairesinin 16.05.2019 tarihli ve 2016/7791 Esas, 2019/3076 Karar sayılı kararıyla; mirasbırakan Refika’nın mirasçılarının 07.06.2001 tarihinde aralarında bir miras taksim sözleşmesi düzenledikleri, sözleşmeye konu ettikleri 1988, 2374, 2240, 270, 950, 2886, 255 ve 3028 parsel sayılı taşınmazların taraflar adına yarı yarıya olacağının kararlaştırıldığı, iş bu parsellerin tapuda mirasbırakan adına kayıtlı olduğu, mirasçıların başvurması halinde zaten iki mirasçı adına 1/2’şer oranda intikal edeceği anlaşıldığından yazılı parseller bakımından davacının dava açmasında hukuki yararı olmadığı belirtilmiş, 1354, 71 ada 8 ve 76 ada 4 parsel sayılı taşınmazlar bakımından ise, pay oranında tapu iptal ve tescil hükmü kurulması gerekirken, miras taksim sözleşmesinde olduğu gibi m2 üzerinden tapu iptal tescil kararı verilerek infazı mümkün olmayacak şekilde hüküm kurulmasının doğru olmadığı, kabule göre de, birleştirilen davada dava konusu taşınmazların tümünün değeri üzerinden davacının payına isabet eden değerden harç tamamlattırılmadan yargılamaya devam edilmesinin de isabetsiz olduğu belirtilerek mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; mirasbırakan Refika’nın 20.04.1994 tarihinde öldüğü geriye mirasçı olarak oğlu Ömer Faruk ile kızı Saime’nin kaldıkları 1354, 1356 ve 76 ada 4 parsel sayılı taşınmazların bir kısım paylarının davalı ... adına kayıtlı olduğu, ancak bu parsellerde mirasbırakanın davalıya yaptığı bir temlik olmadığı gerekçesiyle asıl davanın reddine, birleştirilen davada ise; taraflar arasındaki sözleşmeye göre Elmalı ilçesinde bulunan taşınmazlar bakımından miras taksim sözleşmesinde tarafların eşit oranda pay alacağı kararlaştırılmış olup, zaten tarafların eşit oranda miras payına sahip oldukları dikkate alındığında söz konusu taşınmazlar bakımından hukuki yarar yokluğundan reddine, diğer taşınmazlar bakımından ise geçerli şekilde yapılan miras taksim sözleşmesinde belirtilen oranlarda ve taraflar arasında hak ve nesafet ilkeleri korunarak davanın kabulü ile tapu iptali ve tescil kararı verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde birleştirilen davada davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Birleştirilen davada davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; mahkemece bozma ilamına uyularak hakkında olumlu olumsuz karar verilmeyen üç adet taşınmaz hakkında davanın kabulüne karar verilmiş ise de; sözleşmeye göre taşınmazların davacılar murisine ait olacağı kararlaştırılmış olmasına rağmen, davalı hissesinin bir kısmının iptal edilmesinin doğru olmadığını, kısmen kabul kararı sonucu davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, asıl dava muris muvazaasına dayalı tapu iptal ve tescil, birleştirilen dava miras taksim sözleşmesine dayalı tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası. 2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297/2 inci maddesi gereğince; hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. Bu biçim, yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi hal, yeni tereddüt ve ihtilaflar yaratır, hükmün hedefine ulaşmasını engeller, kamu düzeni ve barışı oluşturulamaz. 3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7 inci maddesinin ikinci fıkrası şöyledir: "Davanın dinlenebilmesi için kanunlarda öngörülen ön şartın yerine getirilmemiş olması ve husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde, davanın görüldüğü mahkemeye göre bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçmemek üzere üçüncü kısımda yazılı avukatlık ücretine hükmolunur." 3. Değerlendirme 1. Dava konusu 366 ada 45 ve 72 parsel ile 370 ada 37 parseller hakkında miras taksim sözleşmesine göre tapu iptal ve tescil talebinin kabulüne karar verildiği halde; hükümde davalı adına tapuda kayıtlı hissenin tamamının değil de neye göre tespit edildiği anlaşılamayan bir kısım hissesinin iptaline karar verilmesi doğru görülmemiştir. 2. Kabule göre de; hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddedilen taşınmazlar yönünden birleştirilen davada maktu karar ve ilam harcı alınıp fazla tahsil edilen peşin harcın davacılara iadesine karar verilmesi ve davada kendisini vekil ile temsil ettiren davalı lehine AAÜT'nin 7 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca (maktu) vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, nispi olarak belirlenmiş olması hatalıdır. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 01.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/2564, K. 2024/4202, T. 01.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2024-2564-e-2024-4202-k-7837b6490fb7