Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/255 E. 2024/5116 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/255
- Karar No
- 2024/5116
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1718 E., 2023/1974 K. DAVALILAR : ... vekili Avukat ... vd., ... İLK DERECE MAHKEMESİ : Çumra 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/6 E., 2023/416 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu 53 ada 38 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki bina ve eklentilerin müvekkili tarafından giderleri karşılanmak suretiyle yapıldığını ve taşınmaz üzerindeki ortaklığın giderilmesi amacıyla Çumra Sulh Hukuk Mahkemesinin 2021/623 Esas numarasıyla ortaklığın giderilmesi davası açıldığını ileri sürerek, taşınmaz üzerindeki bina, yapı ve bitkilerin müvekkiline ait olduğunun tespitini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını, binanın kalıp ve beton işinin müvekkilinin emeği ile yapıldığını, taşınmaz üzerindeki ufak kümesin ise davacı tarafından yapıldığını, geri kalan tüm muhdesatın müvekkili tarafından yapıldığını, eldeki davanın başka bir yargılamada görülen ortaklığın giderilmesi davasını uzatmak maksatlı olarak açıldığını belirterek, binada kat mülkiyeti kurulmasını, binanın alt katının ve deponun müvekkiline bırakılmasını başka bir deyişle taşınmazın aynen taksimini aksi halde satılmasını talep etmiştir. 2. Dahili davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, dosyaya bu zamana kadar sunulan belge, bilgi, bilirkişi raporu vs. belgelerin aleyhe olan bölümlerini kabul etmediklerini ve bu belgelere itiraz ettiklerini, dava konusu taşınmazda müvekkili Belediyenin 1/1176 oranında hissesinin bulunduğunu, taşınmazda müvekkili belediye tarafından bina veya eklenti yapılmadığı gibi bitkinin de ekilip dikilmediğini, kabul anlamına gelmemek kaydı ile müvekkili Belediyenin davanın açılmasına sebebiyet vermediğini ve bu sebeple müvekkili aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmemesi gerektiğini belirtip, haksız açılan bu davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Çumra Asliye Hukuk Mahkemesinin 24.05.2023 tarihli ve 2022/6 Esas, 2023/416 Karar sayılı kararında belirtilen "...dinlenen davacı tanıklarının dava konusu ev dışındaki yapılara ve ağaçlara ilişkin bilgilerinin olmadığı, davalı tanıklarının ağaçların ve diğer yapıların ortak yapıldığına yönelik beyanları dikkate alındığında ise ev, diğer yapılar ve ağaçların davacı tarafından yapıldığı ve dikildiği iddasının ispat edilemediği, öte yandan davalı ...'ün gerek cevap dilekçesinde gerekse duruşmadaki beyanında bilirkişi raporu ve ekindeki krokide (11) rakamı ile gösterilen 4,00 m²'lik 1 katlı yapı niteliğindeki muhdesatın davacı tarafından yapıldığına yönelik kabul beyanının olduğu, davacının davaya konu ettiği muhdesatlara ilişkin iddiasını sunduğu delillerle ispat edemediği..." gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile "Konya ili, Çumra ilçesi, Çaybaşı Mahallesi 53 ada 38 parsel sayılı taşınmaz üzerinde yer alan ve fen bilirkişisi Ramazan Ataseven'in 15.12.2022 tarihli rapor ve ekindeki krokide (11) rakamı ile gösterilen 4,00 m²'lik 1 katlı yapı niteliğindeki muhdesatın davacı tarafından meydana getirildiğinin tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine" karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 13.11.2023 tarihli ve 2023/1718 Esas, 2023/1974 Karar sayılı kararında belirtilen "...53 ada 38 parselin geldiği 53 ada 17 parseldeki 2/4 payın...tarafından 17.09.1999 tarihinde davacı ...'e satış suretiyle devredildiği, daha sonra 01.03.2004 tarihinde 587/1176 payın ... tarafından davalı ...'e satış suretiyle devredildiğinin anlaşıldığı, taraflar arasında evin inşaatının davalıya yapılan pay devrinden önce tamamlandığına yönelik uyuşmazlığın bulunmadığı, davacının 01.03.2004 tarihli işlemle pay ile beraber payın kaderine tabi muhdesatı da davalıya devrettiği, diğer yapı ve bitki niteliğindeki muhdesatlar yönünden ise davacının iddiasını ispatlayamadığı, diğer taraftan kısmen kabul kararının konusu olan kümesin kolayca sökülebilir olması sebebiyle muhdesat niteliğinin olmadığı, öte yandan davanın kabulüne karar verilen kısımla ilgili olarak istinaf talebinin bulunmadığı..." gerekçesiyle istinaf başvurusunun reddi ile HMK'nın 353/1-b.2 hükmü gereğince kararın gerekçesi değiştirilmek suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, 1. Davalının kabul beyanının olmadığını bu nedenle vekalet ücreti ile harçların da buna dayalı olarak belirlenemeyeceğini, 2. Kabul beyanının ayrıca ve açıkça olarak yapılmasının gerektiğini, 3. Davalının cevap dilekçesindeki beyanının bu nedenle kabul değil kesin delil olarak nitelendirilmesinin gerektiğini, 4. Bölge Adliye Mahkemesinin hukuki nitelendirmesinin hatalı olduğunu, 5. Öte yandan; tanık ifadelerinin de müvekkili lehine olduğunu, 6. Davalı tanıklarının da davalı beyanıyla çelişkili ve gerçeğe aykırı olduğunu, 7. Taşınmazın üzerindeki binanın müvekkili tarafından inşa edildiğinin ortada olduğunu, 8. Kararın hukuka aykırı olduğunu belirterek hükmün bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, muhdesatın aidiyetinin tespitine ilişkindir. 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI.KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.11.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.