Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/2465 E. 2024/5299 K. – Tapu İptali Ve
Konu: Tapu İptali Ve Tescil
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/2465
- Karar No
- 2024/5299
- Karar Tarihi
- Konu
- Tapu İptali Ve Tescil
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2013/176 E., 2020/507 K. DAVALILAR : ... vd., ... vekili Avukat ... DAVA TARİHİ : 11.08.2008 KARAR : Kısmen kabul, kısmen ret Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; 262 ada 1 sayılı parsel sayılı taşınmazın kadastro çalışmaları sırasında 23.07.1979 tarihinde tespitinin yapıldığını, tutanağın 18.03.1980 tarihinde kesinleştiğini, davalıların miras bırakanı ...’un anılan parselde bulunan 300/6235 payına 29.08.1984 tarihinde malik olduğunu, müvekkilinin de 29.11.1985 tarihinde ölen ...’dan 300/6235 payı 05.11.1985 tarihinde harici satış senediyle satın aldığını ancak tapu malikinin resmi satış işlemlerini gerçekleştiremeden öldüğünü, tapuda intikalin sağlanamadığını ileri sürerek; ... adına bulunan paya isabet eden 300 metrekarelik kısmın tapu kaydının iptaliyle davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar, davaya cevap vermemişlerdir. III. MAHKEME KARARI Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; “TMK’nın 713. maddesindeki kazanmayı sağlayan zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının davacı yararına oluştuğu” gerekçesiyle davalıların miras bırakanı ... adına tapuda kayıtlı 300/6235 pay bakımından teknik bilirkişinin krokisinde A harfiyle gösterilen yer için tapu kaydının iptaliyle davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılardan ... vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur. 2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesince; "...Mahkemece yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de davada taraf teşkilinin henüz sağlanamadığı..." gerekçesiyle karar bozulmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; “ dava konusu 262 ada 1 parsel sayılı taşınmazın dava tarihinde davalılar murisi ... adına kayıtlı olduğu, muris ile davacı arasında, dava konusu taşınmazın 300 metrekareye tekabül eden 300/6235 hissesinin satımına ilişkin 05.11.1985 tarihli harici satış senedi düzenlendiği, davacının sözleşmeye konu bedeli ödediği, murisin ölümünden dava tarihine kadar 22 yıl, 8 ay geçtiği, dosya kapsamı ve dinlenen tanık beyanlarından da anlaşılacağı üzere davacının 20 yıldan fazla fasılasız, nizasız malik sıfatıyla taşınmazı kullandığı, üzerine ev yaptığı, davalı ...'un satış senedinde yer alan imzaya itiraz ettiği, senedin aslını davacının sunmadığı, senedin aslı olmadan imza incelemesinin yapılamadığı, imza incelemesi yapılamasa da, Medeni Kanun madde 713'e konu zilyetliğin ispatı için yazılı delil aranmadığı, zilyetliğin her türlü delille ispatlanabileceği, davacının nizasız zilyetliğini ispat ettiği” gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; verilen kararın mülkiyet hakkını ihlal ettiğini, sözleşmenin geçersiz olduğunu, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, kazanmayı sağlayan zilyetlik ve harici satın alma hukuksal sebeplerine dayalı olarak TMK’nın 713/1, 996 ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddesi gereğince açılan mülkiyetin aktarılmasına ilişkin tapu iptali ve tescil talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 713. maddesi; “Tapu kütüğünde kayıtlı olmayan bir taşınmazı davasız ve aralıksız olarak yirmi yıl süreyle ve malik sıfatıyla zilyetliğinde bulunduran kişi, o taşınmazın tamamı, bir parçası veya bir payı üzerindeki mülkiyet hakkının tapu kütüğüne tesciline karar verilmesini isteyebilir. Aynı koşullar altında, maliki tapu kütüğünden anlaşılamayan veya yirmi yıl önce (…) hakkında gaiplik kararı verilmiş bir kimse adına kayıtlı bulunan taşınmazın tamamının veya bölünmesinde sakınca olmayan bir parçasının zilyedi de, o taşınmazın tamamı, bir parçası veya bir payı üzerindeki mülkiyet hakkının tapu kütüğüne tesciline karar verilmesini isteyebilir. Tescil davası, Hazineye ve ilgili Kamu Tüzel Kişilerine veya varsa tapuda malik gözüken kişinin mirasçılarına karşı açılır. Davanın konusu, mahkemece gazeteyle bir defa ve ayrıca taşınmazın bulunduğu yerde uygun araç ve aralıklarla en az üç defa ilân olunur. Son ilândan başlayarak üç ay içinde yukarıdaki koşulların gerçekleşmediğini ileri sürerek itiraz eden bulunmaz ya da itiraz yerinde görülmez ve davacının iddiası ispatlanmış olursa, hâkim tescile karar verir. Mülkiyet, birinci fıkrada öngörülen koşulların gerçekleştiği anda kazanılmış olur. Davalılar ve itiraz edenler, aynı davada kendi adlarına tescile karar verilmesini isteyebilirler. Kararda, tescili istenilen taşınmazın niteliği, yeri, sınırları ve yüzölçümü belirtilir ve karara, uzmanlarca düzenlenen teknik bilgileri içeren krokisi de eklenir. Özel kanun hükümleri saklıdır.” hükmünü; yine TMK’nın "Paylı mülkiyet" başlığını taşıyan 688. maddesi; “Paylı mülkiyette birden çok kimse, maddî olarak bölünmüş olmayan bir şeyin tamamına belli paylarla maliktir. Başka türlü belirlenmedikçe, paylar eşit sayılır. Paydaşlardan her biri kendi payı bakımından malik hak ve yükümlülüklerine sahip olur. Pay devredilebilir, rehnedilebilir ve alacaklılar tarafından haczettirilebilir.” düzenlemesini ihtiva etmektedir. 3. Değerlendirme Paylı mülkiyete konu eşya maddi olarak bölünmüş değildir. Bu nedenle paydaşlar eşyanın tamamı üzerinde belli paylarla maliktirler. Ancak paylı mülkiyette, taşınmaz paydaşlar arasında taksim edilmişse, bu paylaşıma değer vermek iyi niyet kuralları gereğidir. Paylı mülkiyete konu eşya maddi olarak bölünemediği için tek mülkiyet söz konusudur. Paylı mülkiyete tabi taşınmazlara yönelik açılabilecek davalarda, davacı tarafın, dava konusu ettiği payın/kısmın kayıt malikleri arasındaki fiili bir taksim veya taksim sözleşmesi sonucu iptali istenen paylara özgülendiğinin ispat edilmesi gerekmektedir. Dava konusu taşınmazda davalı paydaş dışında da birçok paydaş bulunmakta olup, dosya içeriği ve toplanan deliller neticesinde kabule karar verilen payın ve hükme esas alınan bilirkişi raporu ekindeki krokide belirtilen alanın fiili taksim ya da taksim sözleşmesi kapsamında davalı paya özgülendiği sübut bulmadığı dikkate alınarak davanın reddi yönünde hüküm tesis edilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru görülmemiş, bu sebeple hüküm bozulmuştur. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, Karara karşı karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 27.11.2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.