Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/2435 E. 2024/4024 K.

Konu: Mirasçılık Belgesinin İptali

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2435
Karar No
2024/4024
Karar Tarihi
Konu
Mirasçılık Belgesinin İptali

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi EK KARAR TARİHİ : 16.08.2024 SAYISI : 2023/1051 E., 2023/1986 K. KARAR : Davanın reddi Taraflar arasındaki mirasçılık belgesinin iptali davasında verilen direnme kararı hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Hukuk Genel Kurulunca, Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemesince bozma sonrası yapılan yargılama sonucunda; Hukuk Genel Kurulu kararı doğrultusunda davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; Suriye uyruklu miras bırakan ...'nin 03.03.1992 tarihinde vefat ettiğini, 1062 sayılı Kanun ile bu Kanuna dayanılarak çıkarılan 13.01.1939, 14.02.1942 ve 18.11.1957 Kararnamelerle Suriye uyruklu kişilerin Türkiye'deki taşınmazları üzerindeki mülkiyet haklarına sınırlandırma getirildiğini, 01.10.1966 tarihli kararnameyle de taşınmazlarına el konulduğunu davaya konu mirasçılık belgesindeki davalıların murisi ...'nin ölmeden önce Suriye vatandaşı olduğunu, bu kişinin taşınmazları üzerindeki miras hakkının, mirasçıları Türk vatandaşı olsa dahi mirasçı olarak belirlenen davalılara geçmeyeceği ve mirasçılık belgesinde yasal kısıtlamaların gösterilmediği iddiasıyla, Gaziantep 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 13.07.1994 tarihli ve 1994/677 Esas, 1994/785 Karar sayılı mirasçılık belgesinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesi ile; davanın reddini savunmuştur. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin; davanın reddine ilişkin verilen kararın bozulması üzerine (bozma kararına uyulduktan sonra), Mahkemece murisin 03.03.1992 tarihinde vefat ettiği, bu tarihte yürürlükte olan kararnameler nedeniyle murisin mallarına devletçe hukuken el konulmuş bulunduğundan bu malların olduğu gibi davalı Türk mirasçılara geçmeyeceği, sadece emanete alınan bedellerinin olduğu gibi Türk mirasçılara verileceği gerekçesiyle davanın kabulüne, Gaziantep 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 1994/677 Esas, 1994/785 Karar sayılı veraset ilâmının iptaline karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 02.07.2020 tarihli ve 2019/2787 Esas, 2020/4311 Karar sayılı kararı ile mirasbırakan Alaettin Kutsi’nin 03.03.1992 tarihinde Suriye vatandaşı olarak vefat ettiği, davalı mirasçılarının ise Türk vatandaşı olduğu, TMK’nın 599 uncu maddesi (743 sayılı Kanun md. 539) uyarınca davalı Türk vatandaşı mirasçıların, miras bırakanın ölümü ile mirası bir bütün olarak ve kanun gereğince kazandıkları, 1062 sayılı Kanun ve bu Kanuna dayanılarak çıkarılan 1939, 1942, 1957 ve 1966 tarihli kararnamelerle getirilen sınırlamaların iradi tasarruflara ve muvazaalı işlemlere yönelik olduğu, Suriye uyruklu kişilerden Kanun gereğince miras hakkı kazanan Türk vatandaşlarının miras haklarına herhangi bir sınırlandırma getirilmediği,bu nedenle Türk vatandaşlarının mirasçı olduğunu tespit eden mirasçılık belgesinin iptaline yönelik açılan davanın reddi gerekirken, davanın kabulüne karar verilmiş olmasının doğru görülmediği gerekçesiyle karar bozulmuştur. 3. Kilis Sulh Hukuk Mahkemesinin 30.12.2020 tarihli ve 2020/702 Esas, 2020/1260 Karar sayılı kararı ile; Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 14.01.2016 tarihli bozma kararına uyularak davanın kabulüne karar verilmesi ile davacı lehine usuli kazanılmış hak doğduğunun kabulü gerektiği, ayrıca mirasbırakanın 03.03.1992 tarihinde öldüğü, ölüm tarihinde yürürlükte olan 743 sayılı Medeni Kanun’un 517 nci maddesinde mirasın ölümle açılacağı, 519 ve 522 nci maddelerinde ise mirasçı olabilmek için murisin vefatında sağ ve mirasçılığa ehil olmanın gerektiğinin düzenlendiği, Suriye uyruklu mirasbırakan yönünden yapılacak değerlendirmede miras ölümle açılacağından ölüm tarihinde yürürlükte olan ve yukarıda değinilen kararnamelerin gözetilmesi gerektiği, yürürlükte olan kararnameler nedeniyle miras bırakanın mallarına Devletçe hukuken el konulmuş bulunduğundan bu malların olduğu gibi Türk mirasçılara geçmeyeceği, sadece emanete alınan bedellerinin olduğu gibi Türk mirasçılara verileceği gerekçesiyle direnme kararı verilmiş, karara karşı, süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Direnme Kararının Hukuk Genel Kurulunca İncelenmesi Hukuk Genel Kurulunun 03.05.2023 tarihli ve 2021/(14)7-466 Esas, 2023/396 Karar sayılı ilamıyla; mirasbırakan ...’nin 03.03.1992 tarihinde Suriye vatandaşı olarak vefat ettiği, davalı mirasçılarının ise Türk vatandaşı olduğu, bu nedenle haklarında bahsi geçen kısıtlamaların uygulanamayacağı, TMK’nın 599 uncu maddesi (743 sayılı Kanun md. 539) uyarınca davalı Türk vatandaşı mirasçıların, miras bırakanın ölümü ile mirası bir bütün olarak ve kanun gereğince kazandıkları, taşınmaz mülkiyetinin kazanılması kural olarak tescille mümkün olmasına karşın aynı Kanun’un 705 inci maddesi (743 sayılı Kanun md. 633) uyarınca, mirasçılar terekeye dahil taşınmaz mallar üzerindeki mülkiyet hakkına tescilden önce sahip oldukları, 1062 sayılı Kanun ve bu Kanuna dayanılarak çıkarılan 1939, 1942, 1957 ve 1966 tarihli kararnamelerle getirilen sınırlamaların iradi tasarruflara ve muvazaalı işlemlere yönelik olduğu, Suriye uyruklu kişilerden Kanun gereğince miras hakkı kazanan Türk vatandaşlarının miras haklarına herhangi bir sınırlandırma getirilmediği, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle direnme kararının bozulmasına karar verilmiştir. C. Mahkemece Bozma Sonrasında Verilen Karar Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; iptali istenen Gaziantep 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 1994/677 Esas, 1994/785 Karar sayılı mirasçılık belgesinde Türkiye'de bir kısım taşınmazları olan Suriye uyruklu mirasbırakanın 30.03.1992 tarihinde öldüğü, geriye mirasçı olarak Türk uyruklu eşi ...dan olma Türk vatandaşı çocukları ..., ..., ... (...), ... (...), ... (...)'yı bıraktığı, mirasçılık belgesinin o tarihte yürürlükte olan Türk Medeni Kanunu ve 2675 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanuna uygun olarak verildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece eksik araştırma ile karar verildiğini, Suriye uyruklu mirasbırakan yönünden ölüm tarihinde yürürlükte olan kararnamelerin gözetilmesi gerektiğini ileri sürerek Mahkeme kararının müvekkili lehine bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık mirasçılık belgesinin iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası. 3. Değerlendirme 1.Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Harçlar Kanununun 13/j maddesi gereğince Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 23.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/2435, K. 2024/4024, T. 23.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2024-2435-e-2024-4024-k-41c0c7543708