Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/1899 E. 2024/4543 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1899
Karar No
2024/4543
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/11 E., 2024/64 K. DAVA TARİHİ : 10.03.2021 KARAR : Davanın kabulüne Taraflar arasındaki ön alım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 22.02.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde temyiz eden davalı vekili Avukat ... ile karşı taraftan davacı vekili Avukat ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin paydaşı olduğu dava konusu 1252 ada 2 parsel sayılı taşınmazda önceki paydaş ...’nin hissesini aleyhine icra takibi başlamasının hemen ardından 09.02.2021 tarihinde davalıya satış yoluyla devrettiğini belirterek, ön alım ... nedeniyle davalı adına kayıtlı payın müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı; satıcının dava konusu hisseyi davacıya satmayı teklif ettiğini ancak davacının kabul etmeyerek icra takibi başlattığını, kendisinin söz konusu hisseyi bedelini ödeyerek satın aldığını, davacının kötü niyetle eldeki davayı açtığını beyan ederek davanın reddini savunmuş III. ÎLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 27.01.2022 tarihli ve 2022/1 Esas, 2022/25 Karar sayısı belirtilen kararı ile; davanın kabulüne dava konusu 1252 ada 2 parsel sayılı taşınmazda davalı adına kayıtlı 1/2 hissenin davacı adına tesciline, ön alım bedeli 484.500,00 TL ön alım bedelinin karar kesinleştiğinde davalıya ödenmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin 27.01.2022 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 08.04.2022 tarihli ve 2022/553 Esas, 2022/529 Karar sayılı kararı ile; sözlü yargılama için süre verilmesi talebinin yargılamayı uzatmaya yönelik olduğu, talebin kabul edilmemesinin savunma hakkını kısıtlamadığı, davalı vekilinin süresinden sonra verdiği dilekçede, davalı ... ... ile ... arasındaki işlemin muvazaalı bir işlem olduğunu, gerçek bir satış işlemi olmadığını iddia etmesinin savunmanın genişletilmesi kapsamında kaldığı, kaldı ki bu hususun da ispatlanamadığı, satış işleminin tarafı olan davalının davacıya karşı bedelde muvazaa iddiasında bulunamayacağı, davanın kabulüne karar verilmiş olmasının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin 08.04.2022 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizin 07.11.2023 tarihli ve 2022/3219 Esas, 2023/5379 Karar sayılı ilâmında; davalı vekilinin sözlü yargılama için süre verilmesi talebinin reddedilerek aynı celsede yargılamanın sonlandırılmasının hukuki dinlenilme hakkına da aykın olduğu, resmi senette davalıya 1252 ada 2 parsel sayılı taşınmazda C Blok Zemin Kat 1 Numaralı depolu dükkan vasıflı taşınmazın 1/2 hissesi satıldığı halde; İlk Derece Mahkemesinin hüküm sonucunda, 1252 ada 2 parsel sayılı taşınmazda davalı adına kayıtlı 1/2 payın iptali ile davacı adına tesciline karar vermek suretiyle infaza elverişsiz hüküm kurulmasının yasaya aykırı olduğu ve İlk Derece Mahkemesince, ön alım bedelinin vadeli banka hesabına yatırtılması gerekirken, vadesiz banka hesabına depo ettirilmiş olması da isabetsiz olduğu gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kabulüne dava konusu 1252 ada 2 parsel sayılı taşınmazda C Blok Zemin Kat 1 Numaralı depolu dükkan vasıflı taşınmazın 1/2 hissenin davacı adına tesciline, ön alım bedeli 484.500,00 TL ön alım bedelinin karar kesinleştiğinde davalıya ödenmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; mahkemece bozmaya uyma ya da direnme kararı verilmeden tensip zaptı ile depo kararı verildiği, ön alım bedelinin 31.01.2024 tarihinde nemalandırıldığı ancak 10.03.2021 tarihinden itibaren nemalandırılmasının gerektiği, inanç sözleşmesi yapıldığı gerçek bir satış işleminin söz konusu olmadığını, taleplerinin değerlendirilmeden hüküm verildiğini belirterek karann bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava; ön alım hakkından kaynaklanan tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, 732 nci maddesi şöyledir; “Paylı mülkiyette bir paydaşın taşınmaz üzerindeki payını tamamen veya kısmen üçüncü kişiye satması hâlinde, diğer paydaşlar önalım hakkını kullanabilirler.” Aynı Kanunun 734 üncü maddesinde ise, “Ön alım ..., alıcıya karşı dava açılarak kullanılır. Ön alım ... sahibi, adına payın tesciline karar verilmeden önce, satış bedeli ile alıcıya düşen tapu giderlerini, hakim tarafından belirlenen süre içinde hakimin belirleyeceği yere nakden yatırmakla yükümlüdür” hükmü yer almaktadır. 3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; taraf vekillerince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Yargıtay duruşma vekalet ücreti 28.000,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.10.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 8.274,05 P.H. 24.822,14 Kalan-Davalı

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/1899, K. 2024/4543, T. 15.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2024-1899-e-2024-4543-k-d202c3e2a518