Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/166 E. 2024/5354 K.
Konu: El Atmanın Önlenmesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/166
- Karar No
- 2024/5354
- Karar Tarihi
- Konu
- El Atmanın Önlenmesi
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2530 E., 2023/3132 K. DAVA TARİHİ : 13.09.2022 KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ :...Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/91 E., 2023/89 K. Taraflar arasındaki el atmanın önlenmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın, davalılar ... ve ... yönünden pasif husumet yokluğundan reddine, davalı ... yönünden reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı dava dilekçesinde özetle; Samsun ili,...ilçesi,... Mahallesinde bulunan 256 parsel nolu 5.400 m² yüzölçümlü taşınmazın kendisine ve diğer kardeşlerine ait olduğunu, bu taşınmaz ile kendisinin ilgilendiğini, kendisinin şehir dışında ikamet etmesini fırsat bilen ... ve diğer iki kardeşinin bu araziyi tel çekerek böldüklerini, bir kısmını ektiklerini, bir kısmını ise mezarlık olarak kullandıklarını ileri sürerek, davalıların taşınmaza yapmış olduğu olduğu müdahalenin menine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkillerinin dava konusu taşınmazı hiç bir şekilde kullanmadığını, taşınmazın bir kısmının maliklerin rızası alınmak suretiyle ... ve ......mirasçıları tarafından kullanıldığını, dava konusu 256 parsel numaralı taşınmaza komşu olan ve tapuda müvekkilleri ile diğer davalı kardeşleri Kemal ve ... adına kayıtlı bulunan 258 parsel numaralı taşınmazın da dava konusu 256 parsel numaralı taşınmazın tapu kayıtlarında yer alan malikleri tarafından kullanıldığını, taraflar arasında uzun yıllardır fiili kullanım ve zilyetlik bulunduğunu, dava konusu 256 parsel numaralı taşınmazın maliklerinin de kendi hisselerine düşen iş bu taşınmazın zilyetliğini ve her türlü tasarruf haklarını müvekkilleri olan Bahri, Rahmi, Kemal ve ... Ergen'e bıraktıklarını, 256 parsel numaralı taşınmazda davacı tarafa düşen kısmın boş bırakıldığını, kalan kısımların da paydaşların rızası ile kullanıldığını savunarak açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin 256 No.lu parsele malik olduğunu, taşınmazdaki diğer maliklerin rızasını alarak kullandığını, davacı tarafın hissesine düşen kısmı kullanmadığını, dava konusu taşınmaza komşu olan 258 parsel numaralı taşınmazın 256 parsel numaralı taşınmaz malikleri tarafından kullanıldığını, uzun yıllardır meydana gelen zilyetlik bulunduğunu iddia ederek haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...davalı ... ve ...'in dava konusu taşınmazda fiili bir kullanımı bulunmadığı, dava konusu taşınmazın davalı ... ile dava dışı ......mirasçıları tarafından kullanıldığı, davalı ... kullanımının öteden beri taşınmazın hissedarlarının aralarındaki anlaşma ve kabullerine dayandığı ve her ne kadar dava konusu tek parsel bazında olmasa da başka dava dosyalarına da konu edilen kök muristen gelen başka taşınmazlarla birlikte taraflar/murisleri arasında fili taksim söz konusu olduğu ve taşınmazın kullanımına ilişkin kesin çözüm kök muristen intikal edin tüm taşınmazlar bazında açılacak ortaklığın giderilmesi davası ile mümkün olduğu, bu nedenle davalı ...'in dava konusu taşınmazdaki kullanımının doğrudan haksız ve işgal niteliğinde kabul edilemeyeceği, keza fiili taksimin tüm paydaşları kapsar şekilde yapılmadığının kabulü halinde de dava konusu taşınmazda davacının hissesine karşılık gelen bir miktar yerin davalılar tarafından kullanımının engellendiğine ilişkin bir ispatın da söz konusu olmadığı, davacının da davalılara ait 258 parsel sayılı taşınmazı malik olmadığı halde kullandığı..." gerekçesiyle davanın davalı ... ve ... yönünden pasif husumet yokluğundan reddine, davalı ... yönünden reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararında usul ve yasaya aykırılık olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; taşınmazın ikiye ayrılarak ... ve ......tarafından kullanıldığının dosyadaki deliller ile sabit olduğunu, davacıya kullanımı için ayrılan bir kısım bulunmadığını, davacının 258 parsel sayılı taşınmazda ... Ergen'in yerini kiracı olarak kullandığını, davalılar Bahri ve Rahmi'nin de taşınmazı kullandığının tanık beyanları ile sabit olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, el atmanın önlenmesi istemine ilişkindir. 1.4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 683 üncü maddesinde; malikin hukuk düzeninin sınırları içerisinde o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, tasarrufta bulunma, yararlanma yetkilerine sahip olduğu, malını haksız olarak elinde bulunduran kişiye karşı her türlü elatmanın önlenmesi davası açabileceği öngörülmüştür. 2.Davacı, dava konusu 256 parsel sayılı taşınmazda pay sahibi olup, dava açılmakla, davalı ...'in herhangi bir hakkı olmadan, mülkiyet ve şahsi hakkı bulunmadan taşınmazı kullandığı sabit olduğundan mülkiyet hakkına dayalı davacı istemi kabul edilerek hüküm kurulması gerekirken davanın reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. 3.Diğer davalılar ... ve ... yönünden ise bu davalıların taşınmaza el atması olmadığı dosya kapsamıyla sabit olduğundan davacının temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 28.11.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.