Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/1590 E. 2024/2642 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/1590
- Karar No
- 2024/2642
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/887 E., 2022/1696 K. DAVA TARİHİ: 13.11.2018 KARAR: Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Viranşehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/829 E., 2019/893 K. Taraflar arasındaki tapu iptali ve mera olarak sınırlandırılması talepli davada yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; Viranşehir Kadastro Mahkemesinin 1978/662 Esas, 1984/4 Karar sayılı dosyası üzerinden görülen dava neticesinde mera vasıflı arazinin haksız ve usulsüz olarak davalıların özel mülkiyetine geçirildiğini, Kadastro Mahkemesi tarafından verilen kararın haksız ve mesnetsiz olduğunu, taşınmazın tüm çevre köylerin kullanımına tahsis edilmiş bir mera arazisi olduğunu belirterek taşınmazın mera vasfında olduğu kabul edilip tapu kaydının iptaline, mera olarak Hazine adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davanın taraf sıfatından reddinin gerektiğini, davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, harcın eksik yatırıldığını, Kadastro Mahkemesinin kararının kesin hüküm arz ettiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacı gerçek kişiler tarafından davalılar adına tespit gören yerlerin mera olduğu iddiasıyla kadastro tespitine itiraz davası açıldığı, meraların mülkiyetinin Hazineye, yararlanma hakkının ise ilgili köy ya da belediye tüzel kişiliğine ait olduğu, özel mülkiyete konu olduğu belirtilerek gerçek ya da tüzel kişiler adına tespit veya tescil edilen taşınmazlar hakkında, mera iddiası ile dava açma hakkının da Hazine ve ilgili tüzel kişiliğe ait olup gerçek kişilerin bu konuda dava açma ehliyetlerinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın aktif husumet ehliyeti bulunmadığından usulden reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın mera olarak kullanılması hususunda davacının yararı olduğunu, bu nedenle davada husumeti bulunduğunu, meraların herkes tarafından kullanılan yerlerden olduğunu ve korunması gerektiğini, davanın esası hakkında inceleme yapılması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacı gerçek kişi tarafından davaya konu taşınmazların köy merası olduğu iddiasıyla davanın açıldığını, hukukî nitelikleri itibariyle Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan meraların özel mülkiyete konu olamayacağı, bu yerlere ilişkin davanın Hazine tarafından açılabileceği gibi meraların sınırları içinde bulunduğu ve yararlanma hakkı olan köy tüzel kişilikleri ve belediyeler tarafından açılabileceği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması ve davanın kabulüne karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, tapu iptal ve mera olarak sınırlandırılması istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 4342 sayılı Mera Kanunu. 3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.05.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.