Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/1511 E. 2024/3216 K. – Ecrimisil
Konu: Ecrimisil
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/1511
- Karar No
- 2024/3216
- Karar Tarihi
- Konu
- Ecrimisil
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/3262 E., 2024/72 K. DAVA TARİHİ : 29.09.2015 İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 41. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/23 E., 2023/164 K. Taraflar arasındaki ecrimisil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; çekişme konusu, 6890 ada 9 parsel sayılı taşınmazın maliki olduklarını, davalının taşınmazı işgal etmek suretiyle kullanıldığını ileri sürerek ecrimisile karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ile 11/09/2009-31/08/2011 tarihleri arasında belirlenen eden toplam 24.433,39 TL ecrimisilin, ait oldukları dönem sonundan itibaren işleyecek kademeli yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara miras payları oranında ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafın ecrimisil talep hakkı bulunmadığını, intifadan men şartının gerçekleşmediğini, davanın reddi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu 6890 ada 9 parsel sayılı 368,00 m² miktarlı, arsa niteliğindeki taşınmazın paylı (müşterek) mülkiyet hükümlerine göre ... ve dava dışı kişiler adına kayıtlı olduğu, taşınmazdaki davacı ...'ya ait 501/7360 payın 12/03/2022 tarihinde ölümü ile mirasçılarına intikal ettiği, davacıların arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığı, ihtiyari dava arkadaşlığında da istinaf kesinlik sınırının her davacının davası için ayrı ayrı belirlendiği, istinaf kesinlik sınırının herbir davalı yönünden hükmedilen ecrimisil miktarı esas alınarak belirlenmesi gerektiği, davacıların birlikte dava açmalarının ya da davalıların aleyhine birlikte dava açılmasının kesinlik sınırının belirlenmesine etkisi olmadığı, istinafa konu hükümde davacılar lehine toplam 24.433,39 TL ecrimisile hükmedilmiş olup, davacıların miras payları gözetildiğinde her biri lehine hükmedilen ecrimisil miktarının 17.830,00 TL'nin altında kaldığı, davacılar arasında zorunlu (zorunlu) dava arkadaşlığı bulunmadığı, kesinlik sınırının davalı yönünden her bir davacı lehine hükmedilen ecrimisil miktarı esas alınarak belirlenmesi gerektiğine değinilerek verilen kararın 6100 sayılı HMK'nın 341 inci maddesinin (2) bendi gereğince davalı yönünden kesin olduğu gerekçesiyle istinaf başvuru dilekçesinin miktar itibarıyla reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacıların iştirak halinde malik olduklarını, miktar itibarıyla istinaf dilekçesinin reddine dair kararın hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemişti. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ecrimisil istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "ihtiyari dava arkadaşlığı" başlıklı 57 nci maddesi, 2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "istinaf yoluna başvurabilen kararlar" başlıklı 341 nci maddesinin 2 nci bendi. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.06.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.