Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2023/5485 E. 2024/375 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/5485
Karar No
2024/375
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2015/36 E., 2021/98 K. KARAR : Davanın kabulü Taraflar arasında görülen tenkis davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 2. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar vekili ve bir kısım davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin ve davalıların 09.01.1994 tarihinde vefat eden miras bırakan ...'ın mirasçıları olduklarını, miras bırakanın 07.06.1993 tarihinde 36, 37, 38 ve 3 No.lu parselleri davalılara bağışladığını, miras bırakanın bu tasarrufunun davacılardan mal kaçırma amaçlı olduğu ve müvekkillerinin saklı payını ihlal ettiğinden bahisle müvekkillerinin saklı payının tenkisi ile dava tarihinden itibaren faizi ile tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacıların miras bırakanın mal kaçırma kastı ile hareket ettiğine yönelik iddialarının gerçeği yansıtmadığını, davacıların saklı paylarının ihlal edilmediğini, miras bırakanın dava konusu taşınmazalar dışında bir çok taşınmazının da bulunduğunu, miras bırakanın sağlığında kendisine davalıların bakması nedeniyle miras bırakanın minnet duygusu ile davalılara dava konusu taşınmazları bağışladığından bahisle davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 10.12.2005 tarihli ve 1994/522 Esas, 2005/50 Karar sayılı kararıyla; yapılan yargılama sonucunda miras bırakanın yaptığı bağışlama ile davacıların saklı payının ayrı ayrı 3.561.701.628 TL(3.561,70 YTL) ihlal edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. İlk Derece Mahkemesinin 10.12.2005 tarihli ve 1994/522 Esas, 2005/50 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacılar vekili, davalılar ... ve ... vekili ve bir kısım davalılar temyiz isteminde bulunmuşlardır. 2. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 20.12.2005 tarih ve 2005/20014 Esas, 2005/17928 Karar sayılı ilâmında; tarafların sair temyiz itirazlarının reddi ile diğer temyiz itirazlarına yönelik olarak 213 ada 27 parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün 429 m² olduğu halde, 492 m² olarak hesaplanması, 3. Sağ kalan eşin saklı payı düşülmeden tasarruf edilebilir kısmın hesaplanması ile davalılar saklı paylı mirasçılar olduğu hâlde kazandırma tutarı belirlenirken saklı paylarının düşülmeden hesap yapılması, 4. Kabule göre de; faize tercih tarihinden itibaren yasal faize uygun kademeli olarak hükmedilmesi gerekirken, dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında davanın kabulü ile her bir davacı için ayrı ayrı olarak her bir davalıdan yine ayrı ayrı olarak 20.807,76 TL tenkis bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili, davalılar ... ve ... vekili, davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu, hükme esas alınamayacağını, davalıların tercih beyanlarının yanlış değerlendirildiğini, taraflarınca yapılan itirazlar değerlendirilmeye alınmadan karar verildiğini ileri sürmüştür. 2. Davalılar ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; bozma kararı öncesi verilen ilk kararın davacılar tarafından takibe konulduğunu, Emirdağ İcra Müdürlüğünün 2005/2325 Esas sayılı dosyasında her bir davalının 20.000,00 TL ödeme yaptığını ve icra dosyasının infazen kapatıldığını, davalıların ödedikleri miktarların dikkate alınmadan tenkis alacağına hükmedildiğini, miras bırakanın dava konusu tasarruflarda saklı payları ihlal kastı ile hareket etmediğini, Mahkemce bozma ilâmına uyulsa da gereğinin yerine getirilmediğini, faizin bozma ilâmına aykırı olarak dava tarihinden itibaren işletildiğini, davalılara yeniden tercih hakkı sorulmadığını ileri sürmüştür. 3. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya elverişli olmadığını, Mahkemece bozma ilâmının gereğinin yerine getirilmeden karar verildiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, tenkis istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası. 2. 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi’nin 507 nci maddesi şöyledir; "Aşağıdaki tasarruflar, ölüme bağlı teberrular gibi tenkise tabidir. 1. İadeye tabi olmamak üzere miras hissesine mahsuben cihaz, teessüs masrafı yahut mal terki şeklinde vaki ölüme bağlı olmayan teberrular. 2. Miras haklarının berveçhi peşin tasfiyesi maksadiyle yapılan teberrular. 3. Hibe edenin, kayıtsız ve şartsız rücua hakkı olan hibeler ile adet üzere verilen hediyeler müstesna olarak, vefatından evvelki bir sene içinde yapılmış hibeler. 4. Mahfuz hisse kaidelerini bertaraf etmek kasdiyle yapıldığı aşikar olan temlikler. " 3. Yargıtay Büyük Genel Kurulunun 11.11.1994 tarihli ve 1994/4 Esas, 1994/4 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararının ilgili kısmı şöyledir: "...Medeni kanunun 454. maddesinde yer alan hükmün yalnızca tasarruf nisabının belirlenmesine mahsusu olduğu, medeni kanunun 506. maddesi uyarınca değerinde azalma olmasızın sabit tenkis oranına göre, bölünmesi mümkün olmayan bir mala ilişkin tasarrufun tenkisi gerekmesi halinde, bölünmezliğin belirlenmesinden sonra, aynı hüküm uyarınca kullanılan seçimlik hak ile taraflardan birinin diğerindeki nakit alacağının belirlenebilir ve muaccel hale geldiği; böylece 'vücudu nihayet bulmuş olan' (B.K.61) sağlar arası tasarruflarda davalının, ölüme bağlı tasarruflarda davacının haksız iktisabının oluştuğu, Medeni Kanunun 506. maddesi uyarınca aynen teslim edilmeyen malın iadesi gerektiğinin (B.K.61) anlaşıldığı an olan tercih hakkının kullanıldığı andaki tam değerinin ödenmesinin haklar dengesine (B.K.43, M.K.4) uygun düşeceği kabul edilmiştir." 3. Değerlendirme 1. Temyizen incelenen Mahkeme kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ve bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı, Emirdağ Asliye Hukuk Mahkemesinin 10.12.2005 tarihli ve 1994/522 Esas, 2005/50 Karar sayılı kararında hüküm altına alınan tenkis bedelinin Eskişehir 2. İcra Müdürülüğünün 2005/2325 Esas sayılı icra takibi ile tahsil edilmiş olmasının, mükerrer tahsilat istemi hâlinde ödeme def'inin ileri sürülebileceğinin de anlaşılmasına göre; davacılar vekili ve davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazları ile davalılar ... ve ... vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davalılar ... ve ... vekillinin diğer temyiz itirazlarına gelince; Yargıtay Büyük Genel Kurulunun 11.11.1994 tarihli ve 1994/4 Esas, 1994/4 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı gereğince aynen teslim edilmeyen malın iadesi gerektiğinin (B.K.61) anlaşıldığı an olan tercih hakkının kullanıldığı andaki tam değerinin belirlenerek hüküm altına alınan tenkis bedeline tercih tarihinden itibaren faiz yürütülmesine karar verilmesi gerekir. Nitekim Mahkemece davaya konu taşınmazların tercih tarihi olan 10.10.2013 tarihi itibarıyla değerlerinin belirlenmesi suretiyle tenkis bedeline ulaşıldığı hâlde dava tarihinden itibaren faize hükmedilmiş olması doğru değildir. 3. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 438 inci maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacılar vekili ile davalı ... vekilinin tüm, davalılar ... ve ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Davalılar ... ve ... vekilinin Mahkeme kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile Mahkeme kararının, hüküm fıkrasının bir numaralı bendinin birinci paragrafında faizin başlangıcını gösteren ''dava tarihinden'' kelimelerinin çıkarılarak, yerine ''10.10.2013 tarihinden'' ibaresinin yazılması, hüküm fıkrasının bir numaralı bendinin ikinci paragrafında faizin başlangıcını gösteren ''dava tarihinden'' kelimelerinin çıkarılarak, yerine ''10.10.2013 tarihinden'' ibaresinin yazılması, hüküm fıkrasının bir numaralı bendinin üçüncü paragrafında faizin başlangıcını gösteren ''dava tarihinden'' kelimelerinin çıkarılarak, yerine ''10.10.2013 tarihinden'' ibaresinin yazılması, hüküm fıkrasının iki numaralı bendinin birinci paragrafında faizin başlangıcını gösteren ''dava tarihinden" kelimelerinin çıkarılarak, yerine ''10.10.2013 tarihinden'' ibaresinin yazılması, hüküm fıkrasının iki numaralı bendinin ikinci paragrafında faizin başlangıcını gösteren ''dava tarihinden'' kelimelerinin çıkarılarak, yerine ''10.10.2013 tarihinden'' ibaresinin yazılması, hüküm fıkrasının iki numaralı bendinin üçüncü paragrafında faizin başlangıcını gösteren ''dava tarihinden'' kelimelerinin çıkarılarak, yerine ''10.10.2013 tarihinden'' ibaresinin yazılması, hüküm fıkrasının üç numaralı bendinin birinci paragrafında faizin başlangıcını gösteren ''dava tarihinden" kelimelerinin çıkarılarak, yerine ''10.10.2013 tarihinden'' ibaresinin yazılması, hüküm fıkrasının üç numaralı bendinin ikinci paragrafında faizin başlangıcını gösteren ''dava tarihinden'' kelimelerinin çıkarılarak, yerine ''10.10.2013 tarihinden'' ibaresinin yazılması, hüküm fıkrasının üç numaralı bendinin üçüncü paragrafında faizin başlangıcını gösteren ''dava tarihinden'' kelimelerinin çıkarılarak, yerine ''10.10.2013 tarihinden'' ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, İstek hâlinde peşin alınan temyiz harcının ilgiliye iadesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 22.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/5485, K. 2024/375, T. 22.01.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2023-5485-e-2024-375-k-fabf9a1876ef