Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2023/5422 E. 2024/4430 K. – Suya El Atmanın
Konu: Suya El Atmanın Önlenmesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/5422
- Karar No
- 2024/4430
- Karar Tarihi
- Konu
- Suya El Atmanın Önlenmesi
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2438 E., 2023/2608 K. DAVA TARİHİ : 25.09.2020 KARAR : Davanın reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Perşembe Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/152 E., 2022/61 K. Taraflar arasındaki suya el atmanın önlenmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; kadastro çalışması ile davalı adına tespit edilen 144 ada 17 parsel sayılı taşınmazdan çıkan suyun müvekkili ile davalının murisleri arasında yapılan anlaşma ile yaklaşık 20 yıldır davacı tarafından içme suyu ve evinde ihtiyaç için kullanıldığını, davalının bu yıl suyu kestiğini, davacının başkaca suyu bulunmadığını, dava konusu suyun genel su olduğunu iddia ederek davalının suya el atmasının önlenmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddialarının gerçek dışı olduğunu, davacının suyun kullanımında hakkının bulunmadığını, davacının suyun kullanım ... hususunda davalının murisleri ile yaptığı bir anlaşmanın bulunmadığını, suyun genel su olmadığını, suyun davalıya yettiğini, yaz aylarında suyun çok azaldığını, 2 haneye bile yetmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararında dava konusu suyun özel su olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuran İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf yoluna başvurmuştur. B. İstinaf Nedenleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu suyun özel su olmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunun objektif olmadığını, önceki bilirkişi raporunda genel su olarak tespit yapıldığını, bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmediğini, bilirkişi raporunda davalının ileride hane halkının çoğalabileceği, sulu tarıma geçilebileceği gibi faraziyelere dayanılarak su ihtiyacının belirlendiğini, oysa ki mevcut duruma göre değerlendirme yapılması gerektiğini, davacının davalının anne ve babası ile yaptığı anlaşma gereğince dava konusu suyu boru döşemek suretiyle depoya taşıdığını, depodan da evine götürdüğünü, taşınmazın davalı adına tespitinden önce davacının suyu kullanmaya başladığını, müvekkilinin müktesep ... bulunduğunu, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 715/2 nci maddesi gereğince davacının kadim hak sahibi olduğunu ileri sürerek istinaf isteminde bulunmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuran Bölge Adliye Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki itirazlarına ek olarak Mahkeme kararının gerekçesiz olduğunu, hukuk düzeninin iyi niyeti koruyacağını, davalının iyi niyetli olmadığını, davalının ahde vefa göstermediğini ileri sürerek temyiz isteminde bulunmuştur. D. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, suya el atmanın önlenmesi istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. Türk Medeni Kanununun 718 inci maddesi gereğince; arazi üzerindeki mülkiyet, kullanılmasında yarar olduğu ölçüde üstündeki hava ve altındaki arz katmanlarını kapsar. Bu mülkiyetin kapsamına yasal sınırlamalar saklı kalmak üzere yapılar, bitkiler ve kaynaklar da girer. 2. Bu madde hükmüne paralel olarak düzenlenen Türk Medeni Kanununun 756 ncı maddesi gereğince de; "Kaynaklar, arazinin bütünleyici parçası olup bunların mülkiyeti ancak kaynadıkları arazinin mülkiyeti ile birlikte kazanılabilir. Başkasının arazisinde bulunan kaynaklar üzerindeki hak, bir irtifak ... olarak tapu kütüğüne tescil ile kurulur. Yeraltı suları, kamu yararına ait sulardandır. Arza malik olmak onun altındaki yeraltı sularına da malik olmak sonucunu doğurmaz. Arazi maliklerinin yer altı sularından yararlanma biçimi ve ölçüsüne ilişkin özel kanun hükümleri saklıdır." 3. Gerek Türk Medeni Kanununun 718 inci maddesi gerekse 756/2 nci maddesinde sözü edilen kaynaklar, yeraltı sularından farklıdır. 4. Kaynak, kökeni yeraltı suyu olan tabi ve sürekli olarak yeryüzüne çıkan özel mülkiyete girecek nitelikte özel bir su olup, suni bir şekilde veya ara sıra yeryüzüne çıkan su, kaynak niteliğini kazanmaz (Gürsoy/ Eren/ Cansel, Türk Eşya Hukuku, Ankara 1978, s.618). Ayrıca, kaynaktan çıkan suyun yararı kamuya ait bir akarsu oluşturacak kadar bol çıkması halinde kaynak artık özel mülkiyete konu olamaz. Yine, yeraltı suyundan sondaj gibi suni yollarla çıkartılan sulardan yararlanma usulü de 167 sayılı Yeraltı Suları Kanunu'na tabidir. 5. Başka bir ifadeyle kaynak suyu kendiliğinden kaynadığı arazinin hudutlarını aşacak debide ise ya da malikinin ihtiyaçlarını karşıladıktan sonra fazlası varsa genel su kabul edilir ve komşular da yararlanabilir. Bunun yanında kaynak suyu tapulu olmayan araziden (örneğin mera, orman vb.) çıkıyorsa suyun debisine bakılmaksızın genel sudur. Bu sudan ise kadim ve öncelik ... ihlal edilmemek suretiyle herkes ihtiyacı oranında yararlanabilir. 6. Özel su ise, tapulu taşınmazdan çıkan ve sadece o taşınmazın ve malikinin kişisel ihtiyacını karşılamaya yeterli olan sudur. Arazinin mülkiyetine tabi olan kaynak suyu yani özel su üzerinde, hak sahibi dilediği gibi tasarruf etme yetkisine sahiptir. Bu suyu kendisi kullanabileceği gibi, kaynağındaki suyu kullanması hususunda bir başkasına irtifak ... da tanıyabilir. Ayrıca mülkiyet hakkına dayanarak kaynağa elatma varsa, el atmanın giderilmesi için davalar açmak yetkisi de bulunmaktadır. 3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve özellikle ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.10.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi