Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2023/5350 E. 2024/5088 K. – Tapu Kaydındaki
Konu: Tapu Kaydındaki Şerhin Terkini
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/5350
- Karar No
- 2024/5088
- Karar Tarihi
- Konu
- Tapu Kaydındaki Şerhin Terkini
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1417 E., 2023/1507 K. DAVA TARİHİ : 04.10.2019 KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Yalova 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/102 E., 2020/215 K. Taraflar arasındaki tapu kaydındaki şerhin terkini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; dava konusu 284 ada 231 parsel sayılı taşınmazın davacının murisi adına tapuda kayıtlı olduğunu, taşınmazın tapu kaydındaki şerhler konusunda sağlıklı bilgiye ulaşılamadığını, tedbir konulmasının üzerinden 60-70 yıl gibi uzun bir süre geçtiğini ve aradan geçen zaman nedeniyle şerhlerin hukuki değerinin kalmadığını ileri sürerek; taşınmazın kaydında bulunan şerhlerin terkinine karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “taşınmaz kaydına konulan ihtiyati tedbir tarihleri nazara alındığında aradan 70 yıla yakın bir süre geçtiği, tapu kaydı üzerine konulan ihtiyati tedbirlerin hukuki kıymetini yitirdiği” gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yapılan araştırma ve incelemenin eksik olduğunu, ihtiyati tedbir şerhlerinin lehtarlarının tespit edilmesi gerektiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “231 parsel sayılı taşınmazda davacının murisinin paydaş olduğu, tapu kaydında, H.S.10, H.S.69,H.S.29 ve H.S. 48 15/11/1940 tarih ve 300 yevmiye numaralı ihtiyati tedbir şerhlerinin olduğu, tapu kayıtlarından taşınmazdaki şerhin hangi mahkemece ve kimin yararına konulduğu tespit edilemediği için husumetin zorunlu olarak tapu sicil müdürlüğüne yöneltilmiş olduğu, mahkemece yapılan araştırma ve inceleme neticesinde davanın kabulüne karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmadığı” gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; cevap dilekçesindeki, aşamalardaki ve istinaf başvurusundaki beyanlarını tekrarla belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, tapu kaydındaki şerhin terkini istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk Şerhten amaç, ilişkin bulunduğu hukuki durumu üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilir hale getirmek, hukuki duruma aleniyet kazandırmaktır. Bu yönü ile şerh ayni bir etki özelliğini gösterir. Hangi hakların tapu kütüğüne şerh edileceğini kanun belirlemiştir. Dolayısıyla kanunun belirlemediği bir hak tapu kütüğüne şerh edilemez. Şerhin terkini davalarında kural olarak husumet yararına şerh konulan gerçek veya tüzel kişiye karşı yöneltilir. Tapu müdürlükleri TMK’nin 997 ve devamı maddeleri gereğince tapu sicilinin tutulması ve bu sicillerin yasalara uygun biçimde oluşması ile görevli ve sorumludurlar. Bu nedenle tapu kaydındaki şerhin kimin yararına konulduğunun belirlenememesi halinde husumet tapu sicilini tutmakla görevli ve sorumlu tapu sicil müdürlüğüne yöneltilebilir. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Harçlar Kanununun 13/j maddesi gereğince Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 20.11.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.