Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2023/5290 E. 2024/4756 K.

Konu: El Atmanın Önlenmesi Ve Kâl

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/5290
Karar No
2024/4756
Karar Tarihi
Konu
El Atmanın Önlenmesi Ve Kâl

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2011/2186 E., 2012/1019 K. DAVA TARİHİ : 14.09.2011 KARAR : Davanın kabulü Taraflar arasındaki el atmanın önlenmesi ve kâl davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkiline ait gayrimenkule davalı tarafından yapılan tecavüzün önlenmesine, asılan reklam panolarının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur. III. MAHKEME KARARI Mahkemece yapılan yargılama sonucunda yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; “mahallinde keşif yapılarak dosyaya sunulan bilirkişi kurulu raporuna göre davacı kuruma ait 43708 ada 2 parsel üzerinde bulunan Hurda İşletmesi Müdürlüğünün çevre emniyet duvarları önüne Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından yerleştirilen sabit reklam panolarının tabela yönetmeliğinin sabit reklam asma panoları başlıklı bölümündeki hükme aykırı olacak şekilde yerleştirildiğinden sökülmesi gerektiğine” değinilerek davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; cevap dilekçesindeki beyanlarını tekrarla belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, el atmanın önlenmesi ve kal talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. Mülkiyet hakkı gerek Anayasa ve Yasa'larla gerekse Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve ek protokolleri ile kabul edilmiş temel haklardandır. 2. Eşyaya bağlı ayni haklardan olan mülkiyet hakkı herkese karşı ileri sürülebileceği gibi hakka yönelik bir müdahale durumunda ne zaman gerçekleştiğine bakılmaksızın, ileri sürüldüğü andaki hak sahibi tarafından her zaman koruma istenebileceği de kuşkusuzdur. Anılan korumanın istenmesi durumunda da hakkın kötüye kullanıldığından söz edilebilmesine hukuken olanak yoktur. 3. Diğer yandan; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 683 üncü maddesinde; malikin hukuk düzeninin sınırları içerisinde o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, tasarrufta bulunma, yararlanma yetkilerine sahip olduğu, malını haksız olarak elinde bulunduran kişiye karşı her türlü el atmanın önlenmesi davası açabileceği öngörülmüştür. 3. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı HMK’nın geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrasının atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı HUMK’nın 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birisinin varlığı halinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen mahkeme kararının, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla; davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. V. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, Karara karşı karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 23.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/5290, K. 2024/4756, T. 23.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2023-5290-e-2024-4756-k-faeabd4d331b