Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2023/5021 E. 2023/6442 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/5021
- Karar No
- 2023/6442
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/129 E., 2023/347 K. Taraflar arasında görülen kadastral parselin ihyası davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesince mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacılar vekili tarafından duruşmalı temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, duruşma isteminin miktar itibariyle reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı ... vekili, müvekkiline ait 90 ada 15 parsel sayılı taşınmazın bulunduğu alanda yapılan ilk imar uygulamasının, Sivas İdare Mahkemesi'nin 03.03.2005 tarihli 2004/595 Esas ve 2005/185 Karar sayılı ilamı ile iptaline karar verilip kesinleştiğini, Tokat Belediye Encümeninin 21.10.2008 tarihli 974 sayılı kararı ile taşınmazın bulunduğu alanda yeni bir imar uygulaması yapıldığını, imar uygulamasına dayanak encümen kararının iptali istemli Tokat İdare Mahkemesinde dava açıldığını ileri sürerek davacının parselinden yol olarak ayrılan kısmın terkini ve davacı adına tescili suretiyle eski halin iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur. III. MAHKEME KARARI Mahkeme 26.04.2016 tarihli kararında, imar uygulamasının iptaline yönelik açılan davanın reddine karar verildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Hükmün davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 14.Hukuk Dairesinin 20.10.2020 tarihli 2016/17773 Esas ve 2020/6410 Karar sayılı ilamı ile "...Somut olaya gelince; davacıya ait 90 ada 15 parsel sayılı kadastral parselin bulunduğu alanda 03.02.2000 tarihli ve 256 sayılı Encümen kararı doğrultusunda yapılan imar uygulaması sonucu dava konusu taşınmazın 1987 ada 9, 10, 11 ve 12 parseller ile 1976 ada 1 parsel sayılı taşınmaza şuyulandırıldığı, imar uygulamasının idari yargı yerinde iptal edilmesi üzerine 14.08.2007 tarihli ve 746 sayılı Encümen kararı ile geri dönüşüm işlemi yapılarak dava konusu taşınmazın 1987 ada 17 parsel olarak ... adına tescil edildiği, anılan taşınmazın ise 21.10.2008 tarihli ve 974 sayılı Encümen kararı doğrultusunda 1987 ada 26 ve 27 parsel sayılı taşınmazlara şuyulandırıldığı, imar uygulamasına dayanak 21.10.2008 tarihli ve 974 sayılı Encümen kararının iptali istemi ile açılan davanın, Tokat İdare Mahkemesinin 05.03.2015 tarihli 2014/390 Esas ve 2015/76 Karar sayılı ilamıyla reddine karar verildiği ve kararın henüz kesinleşmediği anlaşıldığından yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru değildir. O halde, mahkemece anılan kararın kesinleşmesinin beklenilmesi, iptalin reddine ilişkin kararın kesinleşmesi halinde imar parselinin dayanağı olan idari işlem ayakta kaldığından sicilin dayanıksız kalmayacağı ve TMK'nın 1025. maddesi hükmü uyarınca yolsuz tescil durumuna düşmeyeceği gözetilerek davanın reddine karar verilmesi, idare mahkemesi kararının Danıştay tarafından bozulmasına karar verilmesi halinde ise yukarıda izah edilen yasa değişikliği uyarınca dava konusu uyuşmazlığın idareye başvuru yoluyla çözülmesi gerektiğinden, imar parselinin eski hale ihyasına yönelik dava konusu talebin, kanun değişikliği nedeniyle reddine karar verilmesi" gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar vermiştir. B.Mahkemece Bozma İlamına Uyularak Verilen Karar Mahkeme yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, imar uygulaması halen geçerli olduğundan davanın reddine karar vermiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili; dava konusu 90 ada 15 parselde kayıtlı taşınmazın davacıların murisi ...’e ait iken davalı ... Başkanlığınca imar tadilatı ve imar uygulaması yapıldığı, ... tarafından açılan dava neticesinde Sivas İdare Mahkemesi’nin 2004/595 Esas 2005/184 Karar sayılı kararı ile imar uygulamasının iptaline karar verildiği, iptal edilen uygulamadan sonra Tokat Belediye Encümeni’nin 21.10.2008 tarihli 0974 sayılı kararı ile uygulama dağıtım ilke ve esaslarına aykırı olarak iptal edilen uygulamada %29.90264 oranında DOP uygulandığı halde yeni yapılan uygulama ile parsel bazında %3 4.59311 oranında DOP alındığını, mahkeme kararına göre kapanan kadastral yolların kamu alanlarına tahsis edilmesi gerekirken aksine işlem tesis edilerek daha fazla DOP kesintisi yapıldığını, imar uygulamasının iptali için Tokat İdare Mahkemesi’nin 2014/88 Esas sayılı dosyasında dava açıldığını, belediye imar uygulaması ile taşınmazın bir kısmının yol olarak düzenlendiğini ve yolun mülkiyetinin davalı idareye geçtiğini, imar planında yol olarak ayrılan alanın tapusunun iptali ve müvekkil adına tescili gerektiğini belirterek hükmün bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, imar uygulamasının iptali nedeniyle kadastral parselin ihyası istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 3194 sayılı İmar Yasası'nın 18. maddesi. 3. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı ve tapu sicilinin dayanağı idari işlemin idari yargı yerinde iptal edilmediği sürece eldeki davanın dinlenme olanağının bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usûl ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Onama harcı peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,20.12.2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.