Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2023/4631 E. 2023/6149 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/4631
- Karar No
- 2023/6149
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/64 E., 2022/356 K. KARAR : Davanın reddine Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen tapu iptali ve tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı ... mirasçıları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkili ile davalı ...'ın kardeş olduklarını, ...'ın muris babaları ...'dan kendisine intikal edecek olan bütün miras hissesini müvekkiline satarak parasını aldığını, ortak muristen kalan 104 ada 108 parsel, 105 ada 17 parsel, 106 ada 24 parsel, 109 parsel ve 115 parsel sayılı taşınmazlarla ilgili 03.04.2014 tarihinde Gaziantep 6. Asliye Hukuk Mahkemesinde tapu iptali ve tescil davası açtıklarını, bu davadan haberdar olan davalı ...'ın taşınmazlardaki hisselerini diğer davalı ...'a kötü niyetli olarak 10.04.2014 tarihinde satış işlemi ile devrettiğini, anılan davada devir işlemi gerçekleştiği için davanın husumet yokluğundan reddine karar verildiğini belirterek, ortak muristen davalı ...'a intikal eden ve ...'ın da davalı ...'a sattığı dava konusu taşınmazlardaki hisselerinin iptali ile müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımı süresi içerisinde açılmadığını, dava konusu taşınmazlarla ilgili daha önce açılan tapu iptal ve tescil davası nedeniyle kesin hüküm bulunduğunu, davacının 1992 tarihli sözleşmede kendisine düşen edimlerini yerine getirmediğini, davacının alacak talebinin de bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. 2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin sözleşmenin tarafı olmadığını, tapu kütüğünde dava konusu taşınmazların 3 üncü kişiye devrine ilişkin hiçbir kayıt ve şerh bulunmadığını, tapuya güven ilkesine dayalı olarak iyi niyetle taşınmazlardaki hisseleri satın aldığını, satış bedelini banka aracılığıyla ödediğini, taşınmazların müvekkiline devrinin muvazaalı değil gerçek bir satış olduğunu belirterek, öncelikle hakkında açılan davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 17.05.2018 tarihli ve 2015/151 Esas, 2018/260 Karar sayılı kararıyla; davacı tarafın davalı tanık beyanlarının aksini ispat edecek derecede dosyaya delil sunmadığı, tanık dinletmediği ve davalı ...'un taşınmazı kötüniyetli edindiğine ilişkin herhangi bir delile rastlanmadığı gerekçeleriyle, davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda III numaralı bentte belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ... mirasçıları vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 16.04.2019 tarihli ve 2018/1394 Esas, 2019/443 Karar sayılı kararıyla; kararın usul ve yasaya uygun bulunduğu, kararda bir yanılgı bulunmadığı gerekçesiyle, davacılar vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda IV.B bendinde belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizin 10.11.2021 tarih ve 2021/323 Esas, 2021/2876 Karar sayılı ilamında; "...davacı taraf, davalılardan Cebbar'ın sözleşmenin ifasını önlemek amacıyla dava konusu taşınmazlardaki hisselerin yine elbirliği maliklerinden biri olan ...'a danışıklı olarak devredildiğini, ...'un kötüniyetli olduğunu bildirmiş ve dava dilekçesinde gösterdiği delillerin de diğer delillerin yanında tanık deliline de dayanmıştır. Ancak mahkemece davacı tarafa tanık listesi vermek üzere usulüne uygun süre verilmemiştir. Hâl böyle olunca; davacı tarafa tanık dinletmek istediği vakıayı ve dinlenilmesi istenen tanıkların adı ve soyadı ile tebliğe elverişli adreslerini içeren listeyi sunması için süre verilmesi, tanık bildirdiği takdirde dinlenilmesi, toplanan ve toplanacak deliller birlikte değerlendirilerek varılacak sonuç çerçevesinde bir hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ile yetinilerek yazılı olduğu şekilde karar verilmiş olması doğru görülmemiştir..." gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesince yukarıda karar başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "....davacı tarafın tanık beyanlarını aksini ispat edecek derecede dosyaya delil sunmadığı... davalı ...'ın taşınmazı kötüniyetli edindiğine ilişkin dosyada herhangi bir delile rastlanmadığı ... ayrıca dosyaya sunulan dekont örneklerinde davalılar arasındaki para trafiğinin miras hissesinin satın alınmasına ilişkin yapıldığına yönelik açıklamaların bulunduğu..." gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; mahkemece delillerin değerlendirilmesinde hataya düşüldüğünü, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verildiğini, olup müvekkillerinin murisi ...'ın davaya konu gayrimenkulleri parasını ödeyerek satın aldığını, bu hali ile kararın onanmasının müvekkillerinin mağduriyetine sebep olacağını, verilen kararın her yönü ile haksız ve yersiz olduğunu belirterek, kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, açılmış miras payının devri sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri; 4721 sayılı Türk Medeni Kanun'un 676 ıncı ve devamı maddeleri. 3. Değerlendirme Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ve bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, gönderilmesine,11.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.