Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2023/4585 E. 2024/3934 K. – Vasiyetnamenin
Konu: Vasiyetnamenin Tenfizi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/4585
- Karar No
- 2024/3934
- Karar Tarihi
- Konu
- Vasiyetnamenin Tenfizi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1675 E., 2023/1396 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Edirne 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/282 E., 2022/323 K. Taraflar arasındaki vasiyetnamenin tenfizi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; murisleri olan babaları ...'ın 16.01.2003 yılında öldüğünü, murisin 31.07.1990 yılında düzenlemiş olduğu vasiyetnamenin 24.01.2019 tarihinde açılıp okunduğunu, davalılar tarafından vasiyetnamenin iptaline yönelik bir davanın açılmadığını, davacılara vasiyet edilen taşınmazların davacılar adına tescilini, davalılar tarafından devredilen taşınmazlar için dava tarihindeki değeri ve dava tarihinden itibaren işleyecek faizleriyle birlikte elde edilecek bedelin davacılara ödenmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; murisin ölümünden sonra 14.03.2003 tarihli taksim sözleşmesi ile miras hakları çerçevesinde davacılara düşen taşınmazlar karşılığında paylaşım yapıldığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacıların taksim tarihinde haberdar olmadıkları bir vasiyetname ile verilen haklarından vazgeçtiklerinin kabul edilemeyeceğini, on yıllık sürenin vasiyetnamenin açıldığı tarihten itibaren başlayacağı, bu nedenle zamanaşımı süresinin dolmadığı, vasiyetnamenin tenfizi şartlarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; zamanaşımı süresinin dolduğunu, murisin ölüm tarihi ile sürenin başlayacağını, 14.03.2003 tarihli rızai taksim sözleşmesi ile bir kısım taşınmazların davalıların murisine devredildiğini, bu sözleşmeye itibar edilmesi gerektiğini, vasiyetnameden sonra bir kısım tasarruf işleminin yapıldığını ve vasiyetnamenin yasal geçerliliğinin kalmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, muris tarafından düzenlenen 31.07.1990 tarihli vasiyetname ile davaya konu taşınmazların davacılara vasiyet edildiği, vasiyetnamenin açılıp okunmasına ilişkin kararın 10.03.2020 tarihinde kesinleştiği, vasiyetnamenin iptaline ilişkin davanın açılmadığı, vasiyetnamenin tenfizine ilişkin davanın süresinde açıldığının anlaşıldığı gerekçesiyle davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalılar vekili, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması ve davanın reddine karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, vasiyetnamenin tenfizi istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2.4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 600 ilâ 602 nci maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.09.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.