Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2023/4556 E. 2023/6021 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/4556
- Karar No
- 2023/6021
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/11 E., 2023/238 K. KARAR : Asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine TEMYİZ EDENLER : Taraf vekilleri
Taraflar arasında görülen asıl davada el atmanın önlenmesi, karşı davada muhdesatın aidiyetinin tespiti, olmadığı takdirde muhdesat bedelinin tahsili istenmesi üzerine verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili; 123 ada 38 parsel sayılı taşınmazın ve üzerinde bulunan binanın davacıya ait olduğunu, davalının taşınmazı işgal ettiğini ileri sürerek el atmanın önlenmesine ve davalının taşınmazdan tahliyesine karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde; davacının iddialarının haksız olduğunu, diğer mirasçıların davalıyı miras payından mahrum etmek için dava konusu taşınmazı satış göstererek davacıya devretmiş olduklarını, müşterek muris ...'nun kendisinden kalan taşınmazlar yönünden bir taksim bulunmadığını belirterek asıl davanın reddini savunmuş, karşı davasında ise; dava konusu parsel bakımından üzerinde bulunan tek katlı binanın vekil eden davalının annesi ... tarafından yapıldığını ve onun sağlığında mülkiyetinin ve kullanımının müvekkiline bırakıldığını, müvekkilinin tek katlı binada esaslı surette tadilat ve iyileştirici inşaatlar yaptırarak binayı mevcut hâline getirdiğini ileri sürerek, dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan tek katlı binanın muhdesat olarak davalı-karşı davacıya aidiyetinin tespitine veya fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 5.000,00 TL olarak bina değerinin satın alma tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davacılar-karşı davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; davanın devamı sırasında dava konusu taşınmazın dava dışı ...'e 30.03.2015 tarihi itibarı ile satıştan tescil suretiyle devredilmiş olduğu, yeni malik tarafından davacı sıfatıyla eldeki davaya devam olunmaması sebebiyle esas davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar vermek gerektiği, devam eden aşamada karşı davanın bu defa davalı sıfatıyla yeni malike karşı da yöneltildiği, karşı dava yönünden davanın devam ettirildiği, her ne kadar karşı dava yönünden muhtesatın aidiyetinin tespiti ve tazminat talep edilmiş ise de, mülkiyetin üçüncü şahsa ait olması karşısında talep yönünden davalı-karşı davacının hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle asıl davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine, karşı davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı-karşı davalı ile dava konusu taşınmazı davacı-karşı davalıdan dava sırasında devralan yeni malik ... vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.
2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesince; “…asıl dava yönünden, davanın devamı sırasında dava konusu 123 ada, 38 parsel sayılı taşınmazın asıl davanın davacısı-karşı davalı ... tarafından tapudan, satış suretiyle 30.03.2015 tarihinde dava dışı ...’e devredilmesi ve karşı davacı-asıl dava davalısı vekilinin taşınmaz devrini duruşmada beyan ederek taşınmazın yeni malikine karşı davaya devam etmek istediklerini, bu nedenle anılan şahsın dahili davalı olarak davaya dahil edilmesi ve kendisine tebligat yapılması talebini mahkemeye bildirmiş olması üzerine Mahkemece taşınmazın yeni maliki olan ...’e davalı olarak 25.01.2016 tarihli duruşmaya katılması hususunda ve içinde dava dilekçesinin de bulunduğu tebligatı tebliğe çıkardığı ve tebligatın usulüne uygun biçimde ve muhatabın bizzat kendisine 03.12.2015 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen anılan şahsın 25.01 2016 tarihli 3 üncü celseye mazeretsiz olarak katılmadığı, Mahkemece HMK’nin 150/1 inci maddesi gereğince 25.01.2016 tarihli 3 üncü celsede dahili davalı ...’in mazeretsiz olarak duruşmaya katılmaması nedeniyle asıl dava yönünden işlemden kaldırma kararı verilmesi gerekirken nihai hükümde asıl dava (esas dava) yönünden yazılı şekilde aktif husumet yokluğu nedeniyle usulden red kararı verilmesinin doğru olmadığı…” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 08.02.2023 tarihli ve 2021/11 Esas, 2023/238 Karar sayılı kararıyla; tapu kaydının incelenmesinde malikin Kenan Kudu olduğu, o kişinin de davayı takip ettiği ve dosyada taraf olarak bulunduğu, taraf teşkili sağlandığından her iki taraf vekillerine de davalarını ispat etmesi için keşif icra edilmesi yönünde ihtaratlı ara karar kurulduğu, her iki taraf vekilince de ihtaratlı ara karara rağmen keşif harcı yatırılmadığından keşfin yapılamadığına dair tutanak tutulduğu gerekçesiyle karşı davanın reddine, asıl dava yönünden ise davalının beyanlarından dava konusu taşınmazı hâlen kullandığını ikrar ettiği ve davalının bu taşınmazı kullanması için herhangi bir hukuki ilişkinin bulunmadığı gerekçesiyle asıl dava yönünden davalının dava konusu taşınmaza el atmasının önlenmesine ve tahliyesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.
B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı-karşı davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; yeni malik yönünden hüküm kurulmamış olmasının hatalı olduğunu, keşif yapılarak dava değerinin belirlenmesi ve lehlerine nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken maktu vekâlet ücretine hükmedilmiş olmasının da hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davalı-karşı davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; yapılan temliklerin danışıklı olduğunu, davacının kötü niyetli olduğunu, HMK’nın 125 inci maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılmadığını, keşif ara kararı kurulmasının da doğru olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Asıl dava men’i müdahale ve tahliye; karşı dava ise muhdesat tespiti, olmadığı takdirde muhdesat bedelinin tahsili isteklerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı HMK’nın 150 nci maddesi; “(1) Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflar, duruşmaya gelmedikleri veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir. (2) Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflardan biri duruşmaya gelir, diğeri gelmezse, gelen tarafın talebi üzerine, yargılamaya gelmeyen tarafın yokluğunda devam edilir veya dosya işlemden kaldırılır. Geçerli bir özrü olmaksızın duruşmaya gelmeyen taraf, yokluğunda yapılan işlemlere itiraz edemez. (3) Duruşma gününün belli edilmesi için tarafların başvurması gereken hâllerde gün tespit ettirilmemişse, son işlem tarihinden başlayarak bir ay geçmekle dosya işlemden kaldırılır. (4) Dosyası işlemden kaldırılmış olan dava, işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde taraflardan birinin dilekçe ile başvurusu üzerine yenilenebilir. Yenileme dilekçesi, duruşma gün, saat ve yeri ile birlikte 0 taraflara tebliğ edilir. Dosyanın işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak bir ay geçtikten sonra yenileme talebinde bulunulursa, yeniden harç alınır, bu harç yenileyen tarafça ödenir ve karşı tarafa yüklenemez. Bu şekilde harç verilerek yenilenen dava, eski davanın devamı sayılır. (5) İşlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde yenilenmeyen davalar, sürenin dolduğu gün itibarıyla açılmamış sayılır ve mahkemece kendiliğinden karar verilerek kayıt kapatılır. (6) İşlemden kaldırılmasına karar verilmiş ve sonradan yenilenmiş olan dava, ilk yenilenmeden sonra bir defadan fazla takipsiz bırakılamaz. Aksi hâlde dava açılmamış sayılır. (7) Hangi sebeple olursa olsun açılmamış sayılan davadaki talep dahi vaki olmamış sayılır…” düzenlemesini ihtiva etmektedir.
3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacılar-karşı davalılar vekilinin tüm temyiz itirazları ile davalı-karşı davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davalı-karşı davacı vekilinin asıl davaya yönelik temyiz itirazlarına gelince; yargılamanın 25.01.2016 tarihli celsesinde davacı taraf duruşmaya gelmediği gibi mazeret de bildirmemiştir. 6100 sayılı HMK’nın 150 nci maddesinin 1 inci fıkrası uyarınca usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflar, duruşmaya gelmedikleri veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir. Mahkemece bozma kararı öncesinde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmemişse de ilgili celsede dava takipsiz bırakılmış olup, bu tarihten sonra HMK’nın 150 nci maddesinin 4 üncü fıkrası gereğince usulüne uygun olarak dava yenilenmemiş olduğundan işlemden kaldırma tarihinden üç ay sonra dava açılmamış sayılacaktır. Mahkemece bu husus gözetilmeden ve süresinden sonra verilen yenileme dilekçesi esas alınarak yargılamaya devam edilerek davanın esası hakkında hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiş, hükmün bu sebeple bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Yukarıda 3.1 numaralı paragrafta açıklanan nedenlerle davacılar-karşı davalıların tüm, davalı-karşı davacının sair temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. 3.2 No.lu paragrafta açıklanan nedenlerle, davalı-karşı davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA,
Peşin yatırılan harcın yatıranlara iadesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Karara karşı karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,06.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.