Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2023/4436 E. 2024/3744 K. – Hazine Fazlalığı
Konu: Hazine Fazlalığı Şerhinin Terkini
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/4436
- Karar No
- 2024/3744
- Karar Tarihi
- Konu
- Hazine Fazlalığı Şerhinin Terkini
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/651 E., 2023/1079 K. DAVA TARİHİ : 12.07.2018 KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ödemiş 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/323 E., 2020/71 K. Taraflar arasındaki Hazine fazlalığı şerhinin terkini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili ve davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; davacı ile diğer hissedarlar ..., ..., ...'ün 652 parsel sayılı taşınmazda paylı mülkiyet hükümlerine göre malik olduğunu, taşınmazın beyanlar hanesine 1956 yılında "Tapu miktarından fazla zuhur eden 7.020 m²'sinin Maliye Hazinesine aittir" şeklinde şerh düşüldüğünü, 08.07.2011 tarihine kadar Maliye Hazinesi tarafından hiçbir hak iddia edilmediğini ve tescil talebinde bulunulmadığını, 08.07.2011 tarihinde Ödemiş 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/415 Esas sayılı dosyası ile tapu iptali ve tescil davası açıldığını, davanın reddedildiğini ve kararın kesinleştiğini, müvekkilinin dava konusu gayrimenkulün mülkiyetini 19.08.2005 tarihinde satış yoluyla aldığını belirterek beyanlar hanesinde bulunan geçerli bir hukuki sebebe dayanmayan şerhin terkinine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; davacı tarafından açılan tapu kaydındaki şerhin terkini davası reddedilerek kesinleştiğinden davanın kesin hüküm nedeniyle reddi gerektiğini, 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; "dava konusu taşınmazın miktar fazlasıyla birlikte dağıtımının yapıldığı ve revizyon tapu kaydının geldisine göre 1935 yılından beri davalı ve paydaşları tarafından tasarruf edildiği şerhin kanuni dayanağının kalmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne" karar vermiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuşlardır. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili; yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden hükmün kaldırılması gerektiğini dile getirmiştir. 2.Davalı vekili; tapu fazlalığının nereden kaynaklandığının araştırılması gerektiğini, davanın kesin hükmün varlığı ve hak düşürücü sürenin dolması nedeniyle reddi gerektiğini dile getirmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ve davalı vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar vermiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrar etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, Hazine fazlalığı şerhinin terkini istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun ve Tapu Sicil Tüzüğü'nün ilgili maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Harçlar Kanununun 13/j maddesi gereğince Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.09.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.