Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2023/4409 E. 2024/3892 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/4409
Karar No
2024/3892
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/4171 E., 2023/1291 K. KARAR : Esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Küçükçekmece 13. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/213 E., 2022/180 K. Taraflar arasındaki inançlı işleme dayalı tapu iptal ve tescil terditli tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacılar ve davalının kardeş olduğunu, dava konusu 673 parsel sayılı taşınmazın anne, baba ve kardeşlerin birikimleri ile satın alınarak üzerindeki yapının inşa edildiğini, kazançlarının annelerinde toplandığını, yerin satın alınması esnasında davalının annelerini kandırarak taşınmazı kendi üzerine kayıt ettirdiğini, tarafların öz kardeş olması sebebiyle davacıların taşınmazın davalı adına tescil edilmesinde hiç sakınca görmemiş bu hususta sözleşme yapma ihtiyacı da duymadığını belirterek davalı adına kayıtlı olan tapu kaydının iptalini, davacılara ait hisselerin kendi adlanna kayıt edilmesini, bunun mümkün olmaması halinde ise tespit edilecek bedelin davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini savunmuştur, İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karan ile özetle; inançlı işlem iddiasının yasal deliller ile ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukanda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile sonuca gidildiğini, hukuki nitelendirmenin yanlış yapıldığını, davacılar ile davalı arasında inançlı işlemin söz konusu olmadığını, annelerinin kandırılarak tapunun davalı adına kayıt gördüğünü, sonraki süreçte ise davacıların işlemi bozmak adına adım atmayışlarının tamamen toplumsal olarak aile kavramının yarattığı durumdan kaynaklandığını, davalının işlem sırasındaki ve sonrasındaki davranışlarının davacılar açısından muvazaa niteliğinde bulunduğunu, davalının kötü niyetli olarak müvekkillerini evlerinden çıkarmaya çalıştığını, davanın tarafları arasında İlk Derece Mahkemesinin kabul ettiği gibi bir inançlı işlem bulunmadığını, aksinin kabulü halinde bile yazılı delil başlangıcı bulunmadığından bahisle davanın reddine karar verilemeyeceğini ve tanık beyanlarının haklılıklarını ortaya koyduğunu ileri sürerek istinaf yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özetle; davacıların yazılı delil sunmadığı, yemin deliline dayanılmadığı ve kanıtlamayan davanın reddine karar verilmesinde bir yanılgı bulunmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen karanna karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava dilekçesi, dosya kapsamındaki beyanlar ve istinaf sebeplerine benzer gerekçeler ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, inanç sözleşmesine dayalı tapu iptal ve tescil ikinci kademede tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu 05.02.1947 tarihli ve 1945/20 Esas, 1947/6 Karar sayılı kararı. 3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.09.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/4409, K. 2024/3892, T. 17.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2023-4409-e-2024-3892-k-84ced7cab459