Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2023/438 E. 2023/5986 K. – Vasiyetnamenin
Konu: Vasiyetnamenin Tenfizi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/438
- Karar No
- 2023/5986
- Karar Tarihi
- Konu
- Vasiyetnamenin Tenfizi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/802 E., 2022/967 K. KARAR : Davanın reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Banaz Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/17 E., 2021/689 K. Taraflar arasındaki vasiyetnamenin tenfizi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı ... vekili ve diğer davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 05.12.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde davalı ... vekili Av. ... ve diğer davalılar vekili Av. ... ile temyiz eden davacılar vekili Av. ... geldiler. Başka gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili; 26.12.2009 tarihinde ölen tarafların ortak murisi ...'ın Uşak .... Noterliği'nin 08.12.2000 ve 30.06.2006 tarihli vasiyetnamelerinin tenfizini ve 99 ada 11 parsel 6 numaralı bağımsız bölüm ile aynı yer 3 numaralı bağımsız bölümün davacı ... adına, aynı yer 2 numaralı bağımsız bölümün ise davacı ... adına tescilini istemiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... süresinde sunduğu cevap dilekçesinde; davayı kabul etmiştir. 2. Diğer davalılar usulüne uygun tebligatlara rağmen yargılamaya katılmamış ve davaya cevap vermemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili ve diğer davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1. Davalı ... vekili, müvekkilinin süresinde sunduğu cevap dilekçesi ile davayı kabul ettiğini ve davanın açılmasına sebep olmadığını belirterek hükmün 7, 8, 9 uncu maddeleri ile müvekkili aleyhine hükmolunan yargılama giderlerinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bu yönlerden kaldırılmasını istemiştir. 2. Diğer davalılar vekili, taraflar arasında Banaz Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/32 Esas sayılı dosyası kapsamında verilen kesin hüküm olduğunu; dolayısıyla davanın usulden reddinin gerektiğini, kesin hükümdeki bağımsız bölümlere ilişkin eksik ve hatalı yazımların kararın tavzihi yolu ile giderilebilecekken yeni dava açılmasının usul ekonomisine de aykırı olduğunu; öte yandan 2018/32 Esas sayılı dosyada müvekkillerinin ön inceleme aşamasında davayı kabul ettiklerini ve aleyhlerine yargılama gideri, harç ve vekalet ücretine hükmolunduğunu; buna karşın davanın açılmasına sebep de olmamalarına rağmen ikinci defa aynı masraflara katlanmalarının kabul edilemeyeceğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kesin hüküm gerekçesiyle başvurunun kabulüne, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davacılar vekili duruşma talebiyle temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili, kesin hüküm olarak kabul edilen 2018/32 Esas sayılı dosyadaki kararda taşınmaz bilgilerine ilişkin hata ve eksikler bulunması nedeniyle tapuda hükmün infazının sağlanamadığını, anılan dosyada tavzih taleplerinin yeniden yargılamayı gerektirdiğinden bahisle reddedildiğini; öte yandan davalıların eldeki davayı kabul ettiklerini, kabul beyanları nedeniyle dahi müvekkilleri aleyhine yargılama giderine hükmedilmemesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, vasiyetnamenin tenfizi istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 114/1(i), 369, 371, 373/2 nci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 600 üncü maddesi, 2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) "Kesin Hüküm" başlıklı 303 üncü maddesi şöyledir: "(1) Bir davaya ait şeklî anlamda kesinleşmiş olan hükmün, diğer bir davada maddi anlamda kesin hüküm oluşturabilmesi için, her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerekir. (2) Bir hüküm, davada veya karşılık davada ileri sürülen taleplerden, sadece hükme bağlanmış olanlar hakkında kesin hüküm teşkil eder..." 3. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2012/21-176 Esas, 2012/382 Karar ve 13.06.2012 Tarihli kararının ilgili kısmı şöyledir: "...Kesin hükmün ikinci koşulu olan müddeabih, dava konusu yapılmış olan hak, yani dava ile elde edilmek istenilen sonuçtur. Önceki dava ile yeni davanın müddeabihlerinin (konularının) aynı olup olmadığını anlamak için hakimin, eski davada verilen kararın hüküm fıkrası ile yeni davada ileri sürülen talep sonucunu karşılaştırması gerekir. Eski ve yeni davanın konusu olan maddi şeyler fiziki bakımdan aynı olsa bile, bu şeyler üzerinde talep olunan haklar değişikse, müddeabihler aynı değil demektir...." 3. Değerlendirme 1. Somut olayda, kesin hüküm olarak kabul edilen Banaz Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/32 Esas, 2018/64 Karar sayılı 11.04.2018 tarihinde kesinleşmiş kararın hüküm fıkrasında; davacı ... adına tesciline karar verilen işyerinin bağımsız bölüm numarası 3 iken; temyiz incelemesine konu olan dava dilekçesinde tescili istenen işyerinin bağımsız bölüm numarası 6'dır. Yine kesin kararın hüküm fıkrasında; davacı ... adına tesciline karar verilen meskenin bağımsız bölüm numarası 6 iken; temyiz incelemesine konu olan dava dilekçesinde tescili istenen meskenin bağımsız bölüm numarası 3'tür. Benzer şekilde kesin kararın hüküm fıkrasında; davacı ... adına tesciline karar verilen meskenin bağımsız bölüm numarası belirtilmemiş olmasına karşın; temyiz incelemesine konu olan dava dilekçesinde tescili istenen meskenin bağımsız bölüm numarası 2'dir. 2. Öte yandan, Banaz Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/32 Esas, 2018/64 Karar sayılı dosyasında 28.12.2018 tarihinde davacılar tarafından yapılan tavzih talebi de reddedilmiştir. 3. Hal böyle olunca, ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucu farklı olduğundan kesin hükümden söz edilemez. 4. Açıklanan nedenlerle davanın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken kesin hüküm nedeniyle davanın reddi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Yargıtay duruşma vekalet ücreti 17.100,00 TL’nin davalı ... dışındaki davalılardan alınarak davacılara verilmesine, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,05.12.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.