Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2023/4371 E. 2024/3787 K. – Vasiyetnameden

Konu: Vasiyetnameden Dönme Senedinin İptali

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/4371
Karar No
2024/3787
Karar Tarihi
Konu
Vasiyetnameden Dönme Senedinin İptali

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/3103 E., 2022/1594 K. DAVA TARİHİ : 17.02.2016 KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/149 E., 2019/51 K. Taraflar arasındaki vasiyetnameden dönme senedinin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; muris ...'ın ... 3. Noterliği'nde düzenlenen 14.03.2007 tarihli vasiyetname ile davacı Mehmetcik Vakfı lehine vasiyette bulunduğunu, ancak murisin 30.09.2010 tarihinde ... 3. Noterliği'nde yaptığı sonraki işlem ile bu vasiyetten rücu ettiğini, vasiyetnameden rücu ederken fiil ehliyetinin sağlık raporuyla tespit edilmediğini, ayrıca murisin mirasından ıskat ettiği oğlu ...'ın baskısıyla rücu etmiş olmasının kuvvetle muhtemel olduğunu, yine gerekli şekil şartlarına uyulmadığını belirterek, vasiyetten rücû şeklindeki işlemin iptali ile davacı lehine olan vasiyetnamenin geçerli sayılmasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; murisin hiçbir baskı altında kalmadan dava konusu vasiyetten rücu ettiğini, akıl sağlığının işlem tarihinde yerinde olduğunu, rücunun şekil şartlarına haiz olduğunu bildirerek davanın reddini savunmuştur. 2. Davalı ... ile ... duruşmada; murisle kardeş olduklarını, kızgın bir anında Mehmetçik Vakfı lehine vasiyet düzenlediğini, geri almak istediğine dair beyanda bulunduğunu ve rücu tarihinde fiil ehliyeti olduğunu ifade etmişlerdir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; düzenleme şeklinde vasiyetten rücu belgesini geçersiz kılacak herhangi bir olgunun ispat edilememesi, hukuki işlem ehliyetinin bulunmadığı şeklindeki iddiaya karşı murisin fiil ehliyetine haiz olduğunu belirten ATK raporunun bulunması; ayrıca ...'ın baskısı sonucu rücu işleminin gerçekleştirildiğine dair bir delil ibraz edilememiş olması nedeniyle davanın ispat yokluğundan reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Vasiyetnameden rücu işlemi, tasarruf ehliyetinin bulunmadığı bir esnada yapıldığından zorunlu şekil şartlarına haiz olmadığını, rücu tarihinde 60 yaşını geçmiş ve akıl sağlığının yerinde olduğuna ilişkin sağlık raporu alınması gerekir iken bu durumun göz ardı edildiğini, murisin tasarruf ehliyetine haiz olup olmadığı kesinlik kazanmadan yapılan vasiyetnameden rücu işleminin iptali gerektiğini, ayrıca oğlu ...’ın murisin iradesini fesada uğratması sonucu rücuda bulunduğunu, rapora yönelik önceki itirazları da dikkate alınarak davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Kararın ilk olarak davacının istifa eden vekiline tebliğ edildiğini, bu nedenle usulsüz olduğunu, yetkili vekile 11.10.2022 tarihinde tebliğ edildiğinden hükmü süresinde temyiz ettiklerini, murisin tüm sağlık kayıtları getirtilmeden ATK’dan rapor alındığını, eksik inceleme ile karar verildiğini, rapora yönelik itirazları uyarınca dosyanın üst kurula gönderilmesi gerekirken mahkemece itirazlarının dikkate alınmadığını, akıl sağlığı yerinde olmayan murise baskı ile rücu yaptırıldığını belirterek, hükmün bu nedenlerle bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, noterde düzenlenen vasiyetnameden rücû senedinin iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 542 nci ve 557 nci maddeleri 3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacı kurum harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.09.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/4371, K. 2024/3787, T. 12.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2023-4371-e-2024-3787-k-4dee9179e1a5