Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2023/4358 E. 2024/4194 K. – Haciz Şerhinin

Konu: Haciz Şerhinin Terkini

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/4358
Karar No
2024/4194
Karar Tarihi
Konu
Haciz Şerhinin Terkini

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi EK KARAR TARİHİ : 11.02.2015 SAYISI : 2023/251 E., 2023/1531 K. DAVA TARİHİ : 31.05.2021 KARAR : İstinaf talebinin gerekçe yönünden kabulü, davanın dava şartı yokluğundan reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 16. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/165 E., 2022/232 K. Taraflar arasındaki haciz şerhinin terkini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun gerekçe yönünden kabulüne, davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; dava dışı...ve diğer mülk sahipleriyle ... İnşaat A.Ş. arasında hasılat paylaşımı esasına dayalı kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, ... A.Ş.'nin sözleşmeye uygun olarak inşaatı tamamladığını ve ... Blok, zemin kat, 1 No.lu bağımsız bölümü müvekkiline satarak satış bedelini tahsil ettiğini, satılan daireyi 28.12.2011 tarihinde müvekkiline teslim ettiğini, davalı Bankanın taşınmaz satış vaadi sözleşmesini bildiğini, muaccel bir alacağı olmamasına, haciz yolu ile talep hakkı doğmamasına rağmen, esas borçlu ... İstanbul Gayrimenkul Yatırım ve Geliştirme Anonim Şirketi ile arasındaki Proje Kredi hesabını kat ederek, Proje Kredi Sözleşmesinin kefilleri olan dava konusu daireyi davacıya satan şirket aleyhine ihtiyati haciz kararı aldığını ve 28.03.2012 tarihinde tapu kaydına ihtiyati haciz işlendiğini, dava konusu taşınmazın tapu kaydına müvekkilinin talebi üzerine 06.12.2013 tarihinde ihtiyati tedbir kararı verildiğini, Ziraat Bankası A.Ş.’nin 28.03.2012 tarihli haczinin düştüğünü, 26.11.2015 tarihli haczin, müvekkilinin açtığı davada verilen ve tapuya işlenmiş olan ihtiyati tedbir kararından sonra konulduğunu, hacizlerin kaldırılması gerektiğini, dava açıldıktan sonra konulan hacizlerin tescil kararını etkilemesinin mümkün olmadığını belirterek;...Mah. 19039 parsel sayılı taşınmazda bulunan ...Evleri B Blok, zemin kat, (1) No.lu bağımsız bölüm üzerindeki davalı Ziraat Bankası A.Ş. tarafından konulan hacizlerin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; mahkemenin davayı görmekte görevli olmadığını, dava dilekçesinde dava konusu yerin değerinin gösterilmediğini, eksik harç ödendiğini ve harcın tamamlattırılması gerektiğini, dava konusu taşınmaz üzerindeki bankanın haczinin geçerli olup davacının taşınmazın satışını haksız olarak önlemeye çalıştığını, müvekkilinin haklılığının mahkeme kararı ile de sabit olduğunu, davacıların açtığı dava ve verilen tedbir kararı sebebiyle, taşınmazın satışa hazırlık işlemlerinin ve satışının gerçekleştirilmesinin 6 yıl kadar engellendiğini, davacının kötü niyetli davrandığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı maliki bulunduğu taşınmaz üzerinde bulunan haczin kaldırılmasını talep etmiş ise de, haczin tüketici mahkemesinde görülen dava açılmadan ve taşınmaz üzerine tedbir konulmadan önce konulduğu, takibin başlatıldığı, haczin konulduğu icra dairesinin kapanması nedeniyle dosyanın devredildiği durumun tapuya işlendiği gözetildiğinde davanın haksız olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili; davalı bankanın 28.03.2012 tarihli düşen haczinin kaldırılmamasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı Ziraat Bankası A.Ş.’nin 28.03.2012 tarihli haczi düştüğünden bu haczin kaldırılması gerektiğini, hukukta haczin yenilenmesi kurumu bulunmadığı gözetilmeksizin karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, ihtiyati tedbir kararından sonra konulan hacizlerin kaldırılması talebinin reddinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava açıldıktan sonra konulan hacizlerin tescil kararını etkilemesinin mümkün olmadığını, iyiniyet kuralları ile şekil şartının telâhuk ettiği durumlarda iyiniyet kurallarının uygulanması gerektiğini, haciz konulan tarihte davalının haciz yolu ile takip hakkı olmadığını belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; mahkemece kesin hüküm nedeniyle dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerekirken esas yönünden inceleme yapılarak verilen ret kararının yerinde görülmediği belirtilerek davacı vekilinin istinaf başvurusunun kamu düzeni yönünden yapılan incelemeyle sair itirazları reddedilerek gerekçe yönünden kabulüne, kararın kaldırılmasına, davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdükleri sebeplerle kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, tapu kaydındaki haciz şerhinin terkini istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 1010, 1011 ve 1020 nci maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 01.10.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/4358, K. 2024/4194, T. 01.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2023-4358-e-2024-4194-k-c329583fd3ea