Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2023/4314 E. 2023/6040 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/4314
- Karar No
- 2023/6040
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/56 E., 2022/409 K. KARAR : Davanın reddine Taraflar arasında kadastral parselin ihyası davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı vekili ve davalı ... Belediyesi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı Hazine vekili, 1355 (2040) parsel sayılı 859 metrekare taşınmazın 656,45 m2'lik kısmının devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ve Hazine adına tescili gereken yerlerden olduğu halde Adana Büyükşehir Belediyesi adına ihdasen tescil edilip adı geçen belediyece yapılan imar uygulaması sonucu kamu alanında kullanılmak üzere terkin edilerek üzerinde 5482 ada 3, 6, ve 7 sayılı imar parsellerinin oluşturulduğunu, belirtilen şuyulandırma işleminin ve öncesinde aynı bölgede Seyhan Belediyesince yapılmış olan 37 No.lu imar düzenlemesinin idari yargı yerinde iptal edildiğini, 5482 ada 3, 6, ve 7 sayılı imar parsellerinin 656,45 m2'lik binmeli alana isabet eden kısmının tapusunun iptali ile davacı adına tescilini, tapu kayıtlarının eski hale iadesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 29.01.2020 tarihli 2018/1235 Esas ve 2020/77 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin 29.01.2020 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili, davalı ... Belediyesi vekili ve davalı ... Belediyesi vekili temyiz etmişlerdir. 2. Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesi 19.04.2021 tarihli 2021/588 Esas ve 2021/2886 Karar sayılı kararında, "20 Şubat 2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7221 sayılı Coğrafi Bilgi Sistemleri ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 7. maddesiyle 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 18 inci maddesine eklenen hüküm gereğince dava konusu uyuşmazlığın, idareye başvuru yoluyla çözülmesi gerektiğinden davanın reddine karar verilmesi" gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar vermiştir. B. Mahkemece Bozma İlamına Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ... Belediyesi vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili; yeni yapılan yasal düzenleme uyarınca onay merciinden karar alınması gerektiğini, davalı ... ve Çukurova Belediyesinin yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu olması gerektiğini, her bir davalı için ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığını dile getirmiştir. 2. Davalı ... Belediyesi vekili; dava konusu taşınmazın 775 sayılı Yasa uyarınca Belediyeye devri gereken yerlerden olup olmadığının yeterince araştırılmadığını, hükmün bozulmasını istediğini dile getirmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, kadastral mülkiyet durumunun ihyasına yönelik tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 2. 6100 sayılı HMK'nın 331 inci maddesi, 3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi, 3. Değerlendirme 1. Temyizen incelenen mahkeme kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ve bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Somut olaya gelince, dava konusu taşınmaz davalı ... ve Adana Belediyesi tarafından imar uygulamalarına tabi tutulmuş, ancak imar uygulaması idare mahkemesi tarafından iptal edilmiştir. Böylece, davacının maliki olduğu kadastral parsel üzerinde imar uygulaması ile oluşan imar parsellerinin dayanağı idari işlemin iptal edilmesi nedeniyle sicil dayanaksız kalmış ve TMK'nın 1025 inci maddesi hükmü uyarınca imar parselleri yolsuz tescil durumuna düşmüşlerdir. Her ne kadar mahkemece dava tarihinden sonra gerçekleşen Yasa değişikliği nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamakta ise de; dava, davalı ... ile davalı ... Belediyesinin yapmış olduğu idari işlem nedeniyle açılmış olup davacının davanın açıldığı tarihte kadastral parselin ihyasını talep etmekte haklı olduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle, davacının davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden söz edilemeyeceğinden ve dava açma tarihinde haklı olduğu göz önüne alındığında, 6100 sayılı HMK'nın 331 inci maddesi gereği yapılan yargılama giderlerinden davanın açılmasına sebebiyet veren davalılar Adana Büyükşehir Belediyesi ile belediye sınırlarında meydana gelen değişiklik nedeniyle dava konusu taşınmazın sınırlarına dahil olduğu davalı ... Belediyesinin sorumlu tutulması gerekirken davacının sorumlu tutulması doğru görülmemiştir. 3. Kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan AAÜT'e göre 2022 yılı itibariyle maktu vekalet ücreti 5.100,00 TL olup, 9.200,00 TL maktu vekalet ücretine hükmedilmesi de doğru değildir. 4. Ne var ki; bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 438 inci maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Davacı vekilinin mahkeme kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile mahkeme kararının hüküm fıkrasının 7, 8, 9, 10 ve 11. bentlerinin hükümden çıkarılmasına, yerine "7-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap edilen 5.100,00 TL vekalet ücretinin davalılar Adana ve Çukurova Belediyesinden müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine" cümlesinin yazılmasına; hükmün 4 ve 5 numaralı bendinde yer alan "davacıdan alınarak davalıya verilmesine" ibarelerinin çıkartılmasına, yerine "davalı üzerinde bırakılmasına" ibaresinin yazılmasına, yine 3. bendin hükümden çıkarılmasına, yerine "3-Davacı tarafından sarfedilen 5.127,20 TL yargılama giderinin davalılar Adana ve Çukurova Belediyesinden müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine" cümlesinin yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin yatırılan harcın yatırana iadesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 06.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.