Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2023/4182 E. 2024/3834 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/4182
Karar No
2024/3834
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/412 E., 2023/1700 K. DAVA TARİHİ : 15.01.2020 KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Küçükçekmece 7. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/262 E., 2022/274 K. Taraflar arasındaki harici satışa dayalı tapu iptali ve tescil, terditli olarak muhdesatın bedeline ilişkin alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin davalı ... adına kayıtlı olan dava konusu 620 parsel sayılı taşınmazın dava konusu 293 m² bölümünü 13.000 YTL bedel ile davalının temsilcisi olan ...’dan satın aldığını, taşınmaz hisseli olduğundan devrinin yapılamadığını ve ileride yapılacağının kararlaştırıldığını, 6.000 YTL peşin ödediğini, 7.000 TL için ise 500 YTL bedelli senetler verildiğini, taşınmazı satın aldıktan sonra 2004 yılında taşınmaz üzerine ev yapıldığını ve bu tarihe kadar evde yaşadığını, tüm faturaların müvekkili ve eşi ... tarafından ödendiği tüm vergilerin, cezaların ve yol katkı ödemelerinin müvekkili tarafından yapıldığını belirterek, taşınmazın ... adına olan tapu kaydının iptali ile taşınmazda 293 m² yerin müvekkili ... adına tescilini, bu talebin kabul görmemesi halinde taşınmazın 293 metrekaresinin ve üzerindeki evin dava tarihi itibari ile değerinin tespit edilerek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde, müvekkilinin davacı tarafa herhangi bir taşınmazı satmadığı gibi davacıdan herhangi bir bedel de almadığını, ...'a satış için herhangi bir vekaletname vermediğini, yapılan işlemlerin müvekkilinin bilgisi dışında olduğunu ve müvekkilinin bu işlemlerde herhangi bir muvafakatının olmadığını, ...'ın müvekkilinin temsilcisi olmadığını, müvekkilinin 15.11.2017 tarihinde parselasyon yapılan hisseli arsaların tapularını çıkarttığını ve kendi adına kayıtlı taşınmaz üzerinde kaçak yapı yapan ...'ya ulaşmaya çalıştığını, ...'nın müvekkilleri ile hiç irtibata geçmediğini, davacı yanın talebini ...'a yöneltmesi gerektiğini, müvekkilinin yıllarca taşınmazın emlak vergilerini kendisi yatırdığını, halen de yatırmaya devam ettiğini, davacı yanın yapılan yapının bedelini istemiş olduğunu, yapılan yapının kaçak ve hukuka aykırı bir yapı olduğundan ekonomik değerinin olmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarihi ve sayılı yazılı olan kararıyla; davacının dayanağı olan harici satış sözleşmesini yaptığı dava dışı ...’nın davalının temsilcisi olduğunun ispatlanmadığı, davacının da davalıya ödeme yaptığının ispatlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf başvurusunda, müvekkilinin harici satış sözleşmesini davalı ile yaptığının dosya kapsamından anlaşıldığını, mahkemenin delilleri yanlış değerlendirdiğini, davanın kabulü gerektiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının dayandığı sözleşmenin resmi biçimde yapılmaması nedeniyle mülkiyetin nakline ilişkin talebinin yerinde olmadığı, muhdesat değerine ilişkin talebi yönünden ise, bu tür durumlarda davalıda kalacak muhdesatın enkaz bedelinin veya asgari levazım bedelinin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iadesi gerekse de, eldeki uyuşmazlıkta alınan bilirkişi raporu ile binanın ekonomik değerinin olmadığı, ömrünü tamamlayıp yıkılmış olduğu belirlendiğinden davalı lehine herhangi bir sebepsiz zenginleşme oluşmadığı anlaşıldığından bu yöndeki talebin reddinin de dosya kapsamına uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyizinde; istinaf başvurusunda ileri sürdüğü gerekçelerini tekrar ederek, kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, harici satışa dayalı tapu iptali ve tescil, terditli olarak muhdesatın bedeline ilişkin alacak istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun (6098 sayılı Kanun) 237, 2644 sayılı Tapu Kanununun 26 ve 1512 sayılı Noterlik Kanununun 89 uncu maddesi. 3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.09.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/4182, K. 2024/3834, T. 16.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2023-4182-e-2024-3834-k-3c47488b8680