Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2023/4118 E. 2024/3845 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/4118
Karar No
2024/3845
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/866 E., 2023/1060 K. KARAR : İstinaf talebinin kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm tesisi ile davanın kabulüne İLK DERECE MAHKEMESİ : Karaman 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/268 E., 2022/19 K. Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil ile taşınmazın "mera" niteliği ile özel sicile yazılması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm tesisi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 497 ada 3 parsel sayılı 328.566,00 m² yüzölçümlü mera vasıflı taşınmazın 1979 yılında yapılan kadastro neticesinde kamu orta malı olarak sınırlandırılıp mera özel siciline kaydedilmek yerine Karaman Belediyesi adına tescil edildiğini, tüm yasal düzenlemeler karşısında devletin hüküm ve tasarrufu altında olan meraların belediye adına yapılan tescilin yolsuz olduğunu, köy veya belediyelerin mülkiyet sahibi olmayıp meranın tahsisi durumunda yalnızca kullanma hakkına sahip olduklarını, meraların çıplak mülkiyetinin devlete ait olduğunun Yargıtay'ın istikrar kazanmış içtihatları ile de sabit olduğunu belirterek öncelikle dava konusu taşınmazın üçüncü kişilere devrinin önlenmesi amacı ile taşınmaz üzerine ihtiyati tedbir konulmasına, yargılama sonunda davanın kabulü ile Karaman ili, Merkez, Yeşilada Mahallesi, Damlacık mevkiinde bulunan 497 ada 3 parsel sayılı mera vasıflı taşınmazın davalı adına olan tapusunun iptali ile mera olarak sınırlandırılarak kamu orta malı siciline kaydedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın belediye sınırları içerisinde olduğunu, bu neden davada hukuki yarar bulunmadığını, ayrıca davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını, taşınmazın 1979 yılında tescil edildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı ile davanın kabulü ile 497 ada 3 parsel sayılı davalı adına kayıtlı taşınmazın tapu kaydının iptali ile taşınmazın mera vasfı ile sınırlandırılarak özel siciline kaydedilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf yoluna başvurmuştur. B. İstinaf Nedenleri Davalı vekili; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek mahkeme kararının müvekkili lehine kaldırılmasını, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesi gerektiği gerekçeleriyle hükmü istinaf etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile 497 ada 3 parsel sayılı davalı adına kayıtlı taşınmazın tapu kaydının iptali ile taşınmazın mera vasfı ile sınırlandırılarak özel siciline kaydedilmesine, davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin Kadastro Kanunu'nun 36/A maddesi gereğince davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır. B. Temyiz Sebepleri 1. Davalı vekili; davacının hak düşürücü süre geçtikten sonra dava açtığını, taşınmazın mera vasfını taşımadığını, kadastrodan 40 yılı aşkın süre geçtikten sonra açılan işbu davanın reddi gerektiğini, davacının Kadastro Kanunu’nda yer alan hak düşürücü süreden muaf olamayacağını ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyiz etmiştir. 2. Davacı Maliye Hazinesi vekili; Bölge Adliye Mahkemesinin davacı tarafından yapılan yargılama giderinin Kadastro Kanunu'nun 36/A maddesi gereğince davacı üzerinde bırakılmasına ilişkin kısmı yönünden hükmün bozulması gerektiğini, Kadastro Kanunu'nun 36/A maddesinin kadastro öncesi sebebe dayalı Hazine, kamu kurum ve kuruluşlarınca açılan davalar bakımından uygulandığını, işbu dava yönünden uygulanma olanağı olmadığını, Hazine aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmemesi gerektiğini, vekalet ücreti ve yargılama giderinin kamu düzeninden olmadığından Bölge Adliye Mahkemesi tarafından re’sen dikkate alınmasının da hatalı olduğunu ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyiz etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, tapu iptali ve tescil ile taşınmazın "mera" niteliği ile özel sicile yazılması istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369’uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371’inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalı vekili tarafından peşin yatırılan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, Harçlar Kanunu'nun 13/j maddesi gereğince davacı Maliye Hazinesi harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.09.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/4118, K. 2024/3845, T. 16.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2023-4118-e-2024-3845-k-0deab8b690d4