Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2023/3906 E. 2024/219 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/3906
- Karar No
- 2024/219
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/289 E., 2022/885 K. KARAR : Davanın kabulüne
Taraflar arasında görülen harici satışa dayalı tapu iptali ve tescil, olmazsa tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 16.01.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde gelen olmadı. İş karara bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin 2004 yılında 1170 parsel sayılı taşınmazı satış sözleşmesi ile davalıdan satın aldığını, satın aldıktan sonra 2 adet dükkan yaptığını ve malik sıfatıyla kullandığını, davacının satışı inkar etmediğini ancak tapuda devri gerçekleştirmediğini belirterek imar sonrası 308 ada 8 parsel numarasını almış olan dava konusu taşınmazda davalı adına olan payın iptali ile müvekkili adına tescilini, aksi halde müvekkiline ait olan 2 adet dükkanın güncel değerinin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; davacının iddia ettiği satışın resmi şekle uygun olmaması nedeniyle geçersiz olduğunu, davacı tarafın haksız inşaat yaptığı dönemde müvekkilinin rızası bulunmadığını, davalının babası ... ’ın çeşitli tarihlerde inşaatın durdurulması için belediyeye başvurduğunu, sözleşme geçerli dahi olsaydı zamanaşımına uğradığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 25.02.2016 tarihli ve 2015/989 Esas, 2016/122 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne, davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline, ayrıca arsa bedeli olan 50.000,00 TL alacağın yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin 25.02.2016 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 03.06.2020 tarihli ve 2016/16322 Esas, 2020/2865 Karar sayılı kararıyla dava konusu taşınmazın dükkânlarla birlikte tespit edilen toplam değeri üzerinden eksik harcın tamamlanması gerektiği, ayrıca davacı tarafın terditli (kademeli) olarak istekte bulunmasına rağmen mahkemece davacının her iki talebinin de kabulüne karar verildiği; kabule göre de, tapuda kayıtlı taşınmazların harici satışının resmi şekilde yapılmadıkça hukuken geçerli bir sonuç doğurmayacağından mahkemece davacı tarafın tapu iptali ve tescil talebinin kabulüne karar verilmesinin yanlış olduğu, terditli olarak talep edilen tazminat talebine gelince, 10.07.1940 tarihli ve 2/77 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararına göre harici satışın hüküm ifade etmemesi durumunda taraflar verdiklerini geri alabileceği, tarafların iddia ve savunmaları değerlendirilmek suretiyle harici satış sözleşmesine göre ödenen satış bedelinin uyarlama ve denkleştirici adalet kuralları ile güncelleştirilmiş değerinin ve davacının taşınmaz üzerinde yaptığı iki adet dükkanın dava tarihindeki rayiç değerinin tazmini hususunda karar verilmesi gerekirken, mahkemece arsa bedeli olarak hesaplama yapılarak ödenmesine hükmedilmiş olmasının doğru olmadığı belirtilerek hüküm bozulmuştur.
3. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 07.04.2021 tarihli ve 2020/4236 Esas, 2021/3241 Karar sayılı kararıyla davacı vekilinin karar düzeltme talebinin reddine karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamı doğrultusunda davanın kabulüne, davacı tarafından davalıya ödenen 6.500,00 TL'nin güncel değeri olan 17.960,16 TL'nin ve taşınmaz üzerindeki yapı değeri olan 54.162,00 TL'nin dava tarihi olan 30.04.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının terditli davasının tazminata ilişkin talebinin kabulü nedeniyle tapu iptali ve tescile ilişkin talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili duruşmalı olarak temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; satış senedindeki şekle aykırılığın davalı tarafından oluşturulduğunu, davalının açıkça kötü niyetle hareket ettiğini, şekil şartını ileri sürmenin hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu, tapu iptali ve tesciline karar verilmesi gerektiği, aksi halde güncel rayiç değer üzerinden tazminata hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, harici satışa dayalı tapu iptali ve tescili, olmazsa tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası.
2. Tapuda kayıtlı bir taşınmazın mülkiyetinin naklinin hüküm ve sonuç doğurabilmesi için sözleşmenin 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 70 inci, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 237 nci, 2644 sayılı Tapu Kanunu’nun 26 ve 1512 sayılı Noterlik Kanunu’nun 89 uncu maddesi uyarınca resmi biçim koşuluna uyularak yapılması zorunludur.
3. 10.07.1940 tarihli ve 2/77 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı.
3. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı fazla alınan harcın temyiz edene iadesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
16.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.