Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2023/4182 E. 2024/4 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/4182
Karar No
2024/4
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul

Taraflar arasında itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalıların murisinin kooperatifin üyesi olduğunu, 13.05.2012 ve 22.12.2011 tarihli kooperatif genel kurul kararları uyarınca davalıların taşınmazının da içinde bulunduğu siteye ait inşaat, elektrik-trafo, altyapı yapılması masrafları ve üyelik aidat borcundan dolayı icra takibi başlatıldığını, takibe itiraz edilmesi üzerine takibin durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin oturmakta olduğu dubleks dairenin murisleri tarafından müteahhitten peşin ve sabit fiyatla satın alındığını, müvekkilinden talep edilen 15.000,00 TL'nin hesaplanma biçiminin tutanağa yansıtılmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

Diğer davalılar cevap dilekçesi vermemiştir.

III. MAHKEME KARARI ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 12.11.2015 tarih ve 2013/476 E., 2015/1116 Karar sayılı kararı ile davalıların murisleri ... ...'nın vefat etmesi nedeniyle davalıların kendilerine intikal olan payları yönünden kooperatifteki gayrimenkule malik olduklarını, kooperatif ana sözleşmesi uyarınca halen veraseten iştirakle üyelik kayıtları devam eden davalıların tahakkuk eden 15.000,00 TL inşaat bedeli, 5.135,00 TL alt ..., elektirik ve trafo bedeli, 2.600,00 TL birikmiş aidat borcundan sorumlu oldukları gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkeme kararına karşı süresi içinde davalılar ve bir kısım davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay 23. (Kapatılan) Hukuk Dairesinin 16.01.2020 tarih ve 2016/8699 Esas, 2020/164 Karar sayılı kararı ile söz konusu uyuşmazlıkta görevli mahkemenin ticaret mahkemesi olduğu, yargılama sırasında Adalet Bakanlığının 14.05.2015 tarihli Oluru ile ... ilçesinde Asliye Ticaret Mahkemesi kurulduğu ve 03.08.2015'te faaliyete geçtiğinden mahkemece dosyanın Asliye Ticaret Mahkemesine re'sen devredilmesine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle temyiz itirazları incelenmeksizin kararın bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar 1.... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 17.07.2020 tarih ve 2020/106 E., 2020/115 K. Sayılı kararı ile dosyanın yetkili ve görevli ... Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

2. Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, dava açıldıktan sonra davalı ... tarafından 11.250 TL, ... tarafından 3.000 TL, Endam tarafından 12.285 TL olmak üzere toplamda 26.535 TL ödeme yapıldığı, davalılar tarafından dairenin anahtar teslimi alındığını savunmuşlarsa da bu iddianın sözleşmenin diğer tarafına yöneltilebileceği, kooperatif üyeliğinin gerekliliğini ortadan kaldırmayacağı, iki taraf arasında tanzim edilen yazılı belge niteliğinde olduğundan savunmalara itibar edilmediği, davalıların 15.000,00 TL inşaat bedeli, 5.135,00 TL alt ..., elektrik ve trafo bedeli, 2.400,00 TL birikmiş aidat borcundan sorumlu oldukları gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne yapılan ödemenin infaz aşamasında değerlendirilmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuran Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; hatalı olarak iki alacak kaleminin faiz toplamının kabul edilmediğini, davalılar ödentilerden haberdar olup faiz başlangıcı koşulları oluştuğunu, genel kurul kararlarında aidatların ne zaman ödeneceği belirtilmediğine göre en geç ayın son gününde ödenmesi gerektiğini, ödenmemesi halinde borçlu temerrüdü gerçekleşeceğini, diğer üyeler hakkında aidat alacağının zamanında ödenmemesi halinde işlemiş faiz alacağının tahsil edilip edilmediğinin araştırılması gerektiğini, kararın usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; cevap dilekçesinde bildirdiği hususları tekrarla peşin ve sabit fiyatla daire satın aldığını, icra takibine itiraz edildikten sonra ödeme yapılmış ise de bunların dava ve icra tehdidi altında yapılan ödemeler olduğunu, talep edilen alacaktan sorumluluklarının bulunmadığını, müvekkilinden talep edilen 15.000 TL tutarın yasal dayanağının ve doğru hesaplanıp hesaplanmadığının bilirkişi tarafından incelenmediğini, asıl alacağa işleyecek faiz oranın belirtilmediğini, müvekkili lehine takdir edilen vekalet ücretinin yazım şeklinin hatalı olduğunu, "davacıdan alınarak davalı ...'na verilmesine" şeklinde hüküm kurulması gerektiğini, alacak likit olmayıp yargılamayı gerektirdiğini, icra inkar tazminatına hükmedilmesi hatalı olduğunu, kararın usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, kooperatif aidat borcundan kaynaklı icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun geçici 3 ncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun (1086 sayılı Kanun) 427 nci ve devamı maddeleri.

3. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun geçici 3 ncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanunun 428 nci maddesi ile 439 ncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen kararın tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına, kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, Davacı vekili ve davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,

Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

08.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2023/4182, K. 2024/4, T. 08.01.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2023-4182-e-2024-4-k-e2270b8af951