Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2023/3901 E. 2024/218 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/3901
- Karar No
- 2024/218
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/284 E., 2020/99 K. KARAR : Davanın reddine Taraflar arasında görülen ecrimisil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 16.01.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde davacı vekili Av. ... ile karşı taraftan davalı vekili Av. ... geldiler. Başka gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin dava konusu taşınmazı 2008 yılında satın aldığını ancak davalının taşınmazı davacının rızası hilafına kullanmaya devam ettiğini, aile konutu olduğu gerekçesiyle tapu iptali ve tescili davası açıldığını ancak reddedildiğini, taşınmazın anahtarlarını 2013 yılının Kasım ayında kargo ile eski eşine gönderdiğini ve müvekkilinin de bu tarihte davalının eski eşinden teslim aldığını belirterek 2008 yılının Temmuz ayından 2013 yılının Kasım ayına kadar davalı aleyhine ecrimisile hükmedilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; müvekkilinin eski eşinin mal kaçırmak amacıyla sattığı, taşınmazın 2008 yılının Temmuz ayında boşaltıldığını ve o tarihten beri kullanılmadığını, boşanma davasında dahi tebligatların o adrese yapılmadığını, kapı zilinde eski eşinin adının yazdığını belirterek davanın reddini savunmuştur. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 22.10.2015 tarihli ve 2014/72 Esas, 2015/422 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne ve 53.522,00 TL ecrimisilin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin 22.10.2015 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 04.10.2018 tarihli ve 2018/2085 Esas, 2018/16805 Karar sayılı kararıyla; "mahkeme tarafından hükme esas alınan tanık beyanı, muğlak ve yoruma açık bir beyan olup davalının annesi tarafından gönderildiği bildirilen anahtarın davaya konu daireye ait olup olmadığı hususu belli olmadığı gibi anahtarın davalıda olduğunun kabulü halinde dahi davalının, davacının kullanımına ne şekilde engel olduğu hususu da açıklığa kavuşturulmadığı, dosyaya yansıyan gerek davalının da taraf olduğu başkaca hukuki uyuşmazlıklara ilişkin keşif tutanakları ve tanık beyanlarından, gerekse de dosya arasında mevcut belgelerden, davaya konu taşınmazın Temmuz 2008 tarihinden beri boş olduğu anlaşıldığına ve bu husus Mahkemenin de kabulünde olduğuna göre, davanın reddine karar verilmesi gerekirken muğlak ve yoruma açık tanık beyanı esas alınmak suretiyle kabul kararı verilmesinin doğru olmadığı" belirtilerek hüküm bozulmuştur. 3. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 25.09.2019 tarihli ve 2019/599 Esas, 2019/8079 Karar sayılı kararıyla davacı vekilinin karar düzeltme talebinin reddine karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamı doğrultusunda davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili duruşmalı olarak temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu edilen dönemde taşınmazın davalı ve annesi tarafından kullanıldığının sabit olduğunu, mahkemece eksik incelemeyle karar verildiğini, son celse mazeret dilekçesi sunmasına rağmen kabul edilmeyerek yokluğunda karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, ecrimisil istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası. 2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, “İyiniyetli olmayan zilyet bakımından” başlıklı 995 inci maddesi. 3. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 17.100,00 TL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 1086 sayılı Kanunu'nun 440 ıncı maddesinin 3 inci fıkrasının 1, 2, 3 ve 4 üncü bentleri gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 16.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.