Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2023/3720 E. 2024/3487 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/3720
Karar No
2024/3487
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1516 E., 2023/1064 K. DAVA TARİHİ : 11.08.2020 KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Akyazı Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/368 E., 2022/125 K. Taraflar arasındaki TMK'nın 724 üncü maddesi uyarınca tapu iptali ve tescil, terdiden tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu 101 ada 11 parsel sayılı taşınmazın önceki malikinin davacının kayın pederi olan muris ... olduğunu, muris ... ileride oluşacak miras hakkı nedeni ile davacı ve eşine taşınmazda yer gösterdiğini, bunun üzerine davacı tarafından kendi bireysel kazanç ve emekleri ile üç katlı bina ile müştemilatının yaptırıldığını, davacının eşi ile muris ... maddi bir katkısının olmadığını, tamamının müvekkili tarafından yaptırıldığını, ancak davaya konu bu taşınmazın muris ... tarafından diğer gelini olan davalı ...'ye 30.12.2011 tarihinde ölünceye kadar bakma akdi ile tapuda devredildiğinin anlaşıldığını, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil davası açılmış ise de ret ile sonuçlanıp kesinleştiğini, davalının bu yapıların müvekkili tarafından yaptırıldığını bildiğini, davacının iyi niyetli olduğunu, temliken tescilin şartları oluştuğundan dava konusu taşınmazdaki bina ve müştemilatın bulunduğu yerin tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tapuya tesciline, bu talepleri kabul görmez ise tazminat taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin üçüncü kişi konumunda olduğundan husumet itirazlarının bulunduğunu, davacının talebini ancak o dönem malik olan murise karşı ileri sürebileceğini, zamanaşımı süresinin dolduğunu, iddiaların gerçeği yansıtmadığını, dava konusu yapıları murisin yaptığını belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taşınmazın geçerli bir ölünceye kadar bakma sözleşmesiyle davalıya devredildiği, murisin terekesinin bu oranda zenginleştiği, davacı tarafından TMK m 724'e dayalı taleplerin ancak terekeye karşı ileri sürülebilecek olması nedeniyle, davacının dava konusu taşınmazı geçerli bir sözleşmeyle devralan davalıyı hasım göstererek açtığı davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Yerel mahkeme kararının hukuka aykırı olduğunu, dava dilekçesindeki ve aşamalardaki beyanlarını tekrar ettiklerini, açtıkları davanın kabulü şartlarının oluştuğunu, muris tarafından taşınmazın davalıya devri ile birlikte külli halef olarak husumetin davalıya geçtiğini, dolayısı ile husumetin doğru şekilde yöneltildiğini, TMK m 724’te de bu şekilde gösterildiğini, tazminat ve tescil talebinin mevcut durumda bunlardan yararlanan kişiye yöneltilmesi gerektiğini, talebin eşyaya bağlı olduğunu, şahsa bağlı değerlendirilmesinin isabetli olmadığını, husumetin eski malike yöneltilmesi durumunda devre ilişkin kararın tescil edilemeyeceğini, müvekkilinin iyi niyetli olduğunu, usulünce davanın niteliğine uygun araştırma yapılmadığını, yapıların bulunduğu alana ilişkin ifraz şartlarının değerlendirilmediğini, taşınmazın bütününe yönelik talep varmış gibi değerlendirme yapıldığını, bu doğrultuda bilirkişi raporunun da yetersiz olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; temliken tescil isteme hakkının ancak yapı yapıldığı sıradaki taşınmazın maliki olan kişiye karşı açılacak davada ileri sürülebileceğini, dava konusu yapıların muris ...'ın sağlığında yapılıp tamamlandığını, davalı ...’nin muris ...'ın gelini olup mirasçısı olmadığından ve kötü niyetli olmadığı kesinleşen tapu iptali ve tescil dava dosyası ile sabit hale geldiğinden mahkemece davanın pasif husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davanın eski malike açılması durumunda kabul kararı verildiği takdirde tescil hükmünün infaz edilemeyeceğini, kanun maddesinin uygulanamayacağını, davalının kötü niyetli olduğunu belirterek istinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrarlamıştır. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, Türk Medeni Kanunu’nun 724 üncü maddesi uyarınca tapu iptali ile tescil, terdiden tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 724 üncü maddesi 3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.06.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/3720, K. 2024/3487, T. 13.06.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2023-3720-e-2024-3487-k-b870dfa6cb1a