Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2023/3361 E. 2024/162 K. – Tapu İptali Ve

Konu: Tapu İptali Ve Tescil

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/3361
Karar No
2024/162
Karar Tarihi
Konu
Tapu İptali Ve Tescil

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/264 E., 2020/411 K. KARAR : Davanın kabulü Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne; 87 ada 3 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişi raporunda "C" harfi ile gösterilen 103 m2 kısmının ifrazı ile son parsel numarası verilmek suretiyle davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, 87 ada 4 parsel sayılı taşınmazda ... oğlu ...payının iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı Hazine vekili ile davalılar ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin ve davalı ...'ın dava konusu taşınmazı iki parça olmak üzere 300 m2 olarak 1986 yılında noter senedi ile ...’dan satın aldıklarını, birlikte kullanmaya başladıklarını, ancak kadastro sırasında müvekkiline sadece 4 parselde 30 m2 pay verildiğini, davalı ...’in payının 375 m2 olarak tescil edildiğini, diğer paydaş ... oğlu ...’in ise kim olduğunun bilinmediğini belirterek, davalılar ... ve ...adına fazla yazılan miktarın kaydının iptali ile müvekkili adına tescilini talep etmiş, yargılama sırasında 3 parselin davalı ... tarafından devredilmesi nedeniyle husumet yeni malik ...’a yöneltilmiştir. II. CEVAP Davalı ...yargılamaya katılmamış ve davaya cevap vermemiş, davalılardan ... ve ... davanın reddini savunmuşlardır. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 31.03.2005 tarihli ve 2004/26 Esas, 2005/159 Karar sayılı kararıyla, dava konusu 87 ada 3 parselin tespiti 17.06.1998 tarihinde hükmen kesinleştiğinden 10 yıllık hak düşürücü içinde açıldığı, yargılama sırasında dava konusu 3 parsel davalı ... tarafından ...’a satıldığından davaya ... yönünden devam edildiği, ... ve ...’in akraba olduğu ve taşınmazın bedelsiz devredildiği, satışın muvazaalı olduğu, davacı ve ...’in taşınmazlar bir bütün iken noter senedi ile 300 m2 yeri ...’dan birlikte satın aldığı, tespitte payların yola terk oranlarının hatalı düşüldüğü, davacının uzun yıllardır nizasız fasılasız olarak kullandığı yerin belirlendiğini, maliklerden ... oğlu ...’in ise kim olduğunun belli olmadığını belirterek, davanın kabulüne, 87 ada 4 parselde ...payının iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, 87 ada 3 parselde ... adına olan 102/382 payın iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır. 2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 28.03.2006 tarihli ve 2005/8558 Esas, 2006/2058 Karar sayılı kararıyla; dava konusu 87 ada 4 parsel ile ilgili malik ...’in bilinmeyen kişi olduğu iddiası ile tescil istenmiş olmasına göre, davanın Hazine’ye de yöneltilmesi gerektiği, 3 parsel ile ilgili mahkemece yapılan araştırmanın hüküm kurmaya elverişli ve yeterli olmadığı, taşınmaz başında keşif yapılarak taraf tanıkları ve yerel bilirkişilerin dinlenilmesi, taşınmazın öncesinin ne ve kime ait olduğunun, kimler tarafından ne şekilde kullanıldığının, üstün kullanma hakkının kimde bulunduğunun, 1986 tarihli satış senedinin kapsamının sorulması, oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği belirtilerek, hükmün bozulmasına karar verilmiştir. 3. Mahkemenin 17.12.2009 tarihli ve 2006/562 Esas, 2009/521 Karar sayılı kararıyla, davacı ...’ın taşınmazı iyiniyetle devraldığı, iyiniyetinin korunması gerektiği, davalı ... oğlu ...’in ise mirasçı bırakmadan ölen, kim olduğu anlaşılamayan gaip ve yitik kişilerden olduğu, bu kişilere ait malların Hazine’ye intikal edeceği ve zilyetlikle kazanılmasının mümkün olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. 4. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 5. Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 17.09.2018 tarihli ve 2015/13134 Esas, 2018/4775 Karar sayılı kararıyla; dava konusu 3 parsel sayılı taşınmaza ilişkin olarak, dosya kapsamına göre davalı ...’ın taşınmazı tapu sicilindeki kayda güvenerek iyiniyetle iktisap eden kişi sayılamayacağı, iktisabının TMK 1023 üncü maddesi gereği korunamayacağı, öte yandan taşınmazın (C) harfi ile gösterilen bölümü yönünden davacı lehine zilyetlikle kazanım koşullarının gerçekleştiği, bu kısma yönelik davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği, dava konusu 4 parsel sayılı taşınmaza ilişkin olarak ise, 139/169 payın eski tarihli tapu kaydına dayanılarak ... oğlu ...adına tespit ve tescil edildiği, dosya kapsamında yapılan araştırma ve çevre taşınmazlara ilişkin aynı nitelikteki emsal dosyalarda verilen kesinleşmiş mahkeme kararları dikkate alındığında ... oğlu ...’in kim olduğunun ve gerçekte böyle bir kişi yaşayıp yaşamadığının bilinmediğinin anlaşıldığı,davacının taşınmaz üzerindeki eklemeli zilyetliğinin süresi, davalı ...adına olan tapu kaydının kadastro tespit tarihinden önce 3402 sayılı Yasanın 13/B-c ve TMK 713/2 maddeleri gereğince hukuki değerini yitirdiği, davacı lehine zilyetlikle kazanma koşullarının gerçekleştiği, her ne kadar Hazine dahili davalı olarak yargılamaya dahil edilmiş ise de, bilinmeyen kişi ile Hazine arasında mirasçılık ilişkisi bulunmayacağından, TMK 501 inci maddesi hükmünün de somut olayda uygulanma olanağının bulunmadığı, davacının bu parsel yönünden ... oğlu ...payına yönelik davasının kabulü gerektiği belirtilerek, hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; mahkemece daha önce yapılan inceleme ve araştırmalara yönelik bozma gerekçesi bulunmadığından, yeni bir inceleme yapılmadığı, sadece kararın infazında sıkıntı olmaması için koordinatlı bilirkişi raporu alındığı, kural olarak bozma kararına uyan mahkemenin artık bozma kararı gereğince işlem yapmak ve hüküm vermek zorunda olduğu, mahkemenin bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli kazanılmış hak oluştuğu, bu doğrultuda yapılan değerlendirme sonucunda, davacının 87 ada 3 parsel sayılı taşınmaz ile ilgili davalılar ... ve ...'a karşı açtığı davanın kabulüne, 27.02.2020 tarihli fen bilirkişi raporunda "C" harfi ile gösterilen 103 m2 kısmın ifraz edilerek son parsel numarası ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, geriye kalan ve dava konusu edilmeyen kısmın ise davalı ... üzerinde bırakılmasına, davacının 87 ada 4 parsel sayılı taşınmaz ile ilgili Hazineye karşı açmış olduğu davanın kabulüne, ... oğlu ...payının tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili ile davalılar ... ve ... vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır. B. Temyiz Sebepleri 1. Davalı Hazine vekili temyiz başvurusunda, davalı ... oğlu ...yönünden Sulh Hukuk Mahkemesinden kayyımlık kararı alınmaksızın Hazine’nin davalıya kayyım olarak davaya katıldığının kabul edilmesinin hatalı olduğunu, ...’in bilinmeyen kişi olmadığını ve mirasçı bırakmaksızın öldüğünü, buna ilişkin Hazine’nin son mirasçı olduğunu gösterir veraset ilamının dosyaya ibraz edildiğini, Hazine’nin ...yönünden kayyım değil malik sıfatı ile davalı kabul edilmesi ve Hazine’ye karşı açılan davanın reddedilmesi gerektiğini, ayrıca kayyım olduğu düşünülse dahi kayyım lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. 2. Davalılar ... ve ... vekili temyiz başvurusunda, dava konusu 3 parselin hükmen ... adına tescil edildiğini, kesinleşmiş mahkeme kararı bulunduğu halde davacı lehine zilyetlikle kazanma koşullarının oluştuğundan bahisle davanın kabul edilmesinin hatalı olduğunu, davacı lehine zilyetlikle kazanma koşullarının gerçekleşmediğini, ayrıca ...’in taşınmazı iyiniyetle devraldığını ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 13/B-c ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 713/2 inci maddesinde belirtilen bilinmeme sebebine ve kadastro öncesi yapılan harici satışa dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 13/B-c ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 713/2 inci maddesi 3. Değerlendirme 1.Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı Hazine vekili ile davalılar ... ve ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Harçlar Kanununun 13/j maddesi gereğince Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 15.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/3361, K. 2024/162, T. 15.01.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2023-3361-e-2024-162-k-06076e7e9672