Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2023/3147 E. 2024/5428 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/3147
- Karar No
- 2024/5428
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/130 E., 2022/170 K. ASIL VE BİRLEŞTİRİLEN DAVADA DAVACILAR : ... vd. vekili Avukat ... vd. ASIL VE BİRLEŞTİRİLEN DAVADA DAVALILAR : ... vd. vekili Avukat ... ASLİ MÜDAHİL : ... vekili Avukat ... 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373 üncü maddesinin 17.04.2013 tarihli ve 6460 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un (6460 sayılı Kanun) 1 inci maddesi ile eklenen altıncı fıkrası şöyledir: "Davanın esastan reddi veya kabulünü içeren bozmaya uyularak tesis olunan kararın önceki bozmayı ortadan kaldıracak şekilde yeniden bozulması üzerine alt mahkemece verilen kararın temyiz incelemesi, her hâlde Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca yapılır." Belirtilen maddenin gerekçesi ise; "Madde ile davanın esastan reddi veya kabulünü içeren kesin bozmaya uyularak tesis olunan kararların mevzuatta bir değişiklik olmadığı halde, önceki bozmayı ortadan kaldıracak şekilde yeniden bozulması üzerine ilk derece mahkemesince verilen hükmün temyiz incelemesinin Yargıtay'ın ilgili dairesi yerine Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca yapılması öngörülmektedir. "Kesin bozma", denetim mahkemelerinin yargılama hukukuna kazandırdığı bir kavramdır. Bu kavram, ilk derece mahkemelerinin davanın kabulüne ilişkin hükmünün reddedilmesini yahut davanın reddine ilişkin hükmünün kabul edilmesini öngören bozmaları içermektedir. Denetim mahkemesinin, aynı dava hakkında, verilerde değişme olmadan, birden fazla ve birbirine zıt kesin bozma kararı vermesi, başlı başına hukuk güvenliği sorununa işaret eder. İkinci kesin bozma kararı üzerine verilen ilk derece mahkeme kararlarının temyiz incelemesinin, veriler değişmediği halde, birbirleriyle çelişen bozma kararlarını veren dairece değil, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca yapılması, hem sorunun doğasının, hem de adil yargılama hakkının bir gereğidir..." şeklindedir. Anılan yasal düzenlemeyle kanun koyucu tarafından, davanın esastan reddi veya kabulünü içeren bozmaya uyularak tesis olunan kararın önceki bozmayı ortadan kaldıracak şekilde yeniden bozulması üzerine alt mahkemece verilen kararın temyiz incelemesinin Hukuk Genel Kurulunda yapılması öngörülmüştür. Öte yandan madde gerekçesinde “kesin bozma” kavramından kanun koyucunun neyi kastettiği açıklanmış; bu kavramın “ilk derece mahkemelerinin davanın kabulüne ilişkin hükmünün reddedilmesini yahut davanın reddine ilişkin hükmünün kabul edilmesini öngören bozma” olduğu belirtilmiştir. Somut olayda; Mahkemece, asıl ve birleştirilen davanın reddine, asli müdahillerin taleplerinin kısmen kabulüne ve hüküm altına alınan tazminatın davalılardan tahsiline dair verilen 27.11.2015 tarihli karara karşı, davalılar vekili ve asli müdahiller vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 20.06.2017 tarihli ve 2017/3041 Esas, 2017/5311 Karar sayılı kararı ile Mahkemece asli müdahillerin davacı .... Şti ile yaptığı sözleşmeler ve ödemeler incelenerek davacı .... Şti'nin asli müdahillerin taleplerini kabul beyanları da dikkate alınarak belirlenecek tazminat tutarının davacı .... Şti'den tahsiline karar verilmesi gerekirken, aralarında akdi bir ilişki bulunmayan davalılardan tahsiline karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle bozulmuş, Mahkemece bozmaya uyularak, asıl ve birleştirilen davanın reddine, asli müdahillerin taleplerinin kısmen kabulüne ve kısmen reddine hüküm altına alınan tazminatın davacı .... Şti'nden tahsiline karar verilmiştir. Mahkemenin 20.06.2017 tarihli bozma kararına uyarak verdiği karar bu kez davacı vekili ve asli müdahiller vekili tarafından temyiz edilmiş ve Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 01.07.2020 tarihli ve 2020/931 Esas, 2020/4233 Karar sayılı kararıyla, davalılardan... ...'in kendisine davacı şirket tarafından yapılan ödemeler nedeniyle ve sözleşme ifa ile sonuçlanmadığından sebepsiz zenginleştiği, her ne kadar davalı... ...'e yapılan ödemeler davacı şirket tarafından yapılmış, asli müdahillerin dayandıkları adi yazılı sözleşmelerin tarafı davacı .... Şti. olup davalı... ... bu sözleşmelerde taraf değilse de davacı şirketin yargılama sırasında davalı... ...'e yaptıkları ödemeler için alacak taleplerinden asli müdahalede bulunanlar lehine feragat ettikleri, davacı vekilinin 16.06.2016 tarihli dilekçesindeki ve duruşmalardaki beyanlarının 6100 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin 2 nci fıkrasında belirtilen dava konusunun devri niteliğinde olduğu, bu nedenle geçersiz sözleşmeler nedeniyle davacı şirketin davalılardan... ...'e yaptığı ödemelerin tespit edilmesi, asli müdahillerin davacı .... Şti ile yaptığı sözleşmeler gereği yaptıkları ödemelerin ayrı ayrı tespit edilmesi, asli müdahillerin alacak tutarı kadar davacı şirketin davalılardan... ...'e yaptığı ödemeler nedeniyle belirlenecek tutar kapsamında kalmak şartıyla asli müdahillerin tazminat talepleri hakkında bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuştur. Mahkemece, 01.07.2020 tarihli bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda asli müdahillerin davasının kısmen kabulüne ve hüküm altına alınan tazminatın davalı... ...'den tahsiline karar verilmiştir. Görüldüğü üzere, 20.06.2017 tarihli bozma kararında hüküm altına alınan tazminatın davacıdan tahsil edilmesi gerektiği belirtilerek kesin bozma kararı verildiği ve verilerde bir değişiklik olmadığı halde, 01.07.2020 tarihli bozma kararında, önceki bozmayı ortadan kaldıracak ve önceki bozmayla çelişkili olacak şekilde hüküm altına alınan tazminatın davalı... ...'den tahsil edilmesi gerektiği belirtilmiştir. Hâl böyle olunca, Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin önceki kesin nitelikteki bozma kararına uyularak verilen Mahkeme kararının Dairece önceki bozmayı ortadan kaldıracak şekilde bozulması üzerine Mahkemece bozma kararına uyularak verilen hükmün temyiz incelemesinin 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca yapılması gerekmektedir. KARAR Açıklanan sebeple; Dosyanın YARGITAY HUKUK GENEL KURULUNA GÖNDERİLMESİNE, 03.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.