Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2023/2757 E. 2024/2704 K.
Konu: Müdahalenin Önlenmesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/2757
- Karar No
- 2024/2704
- Karar Tarihi
- Konu
- Müdahalenin Önlenmesi
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1192 E., 2023/572 K. DAVA TARİHİ : 17.05.2019 KARAR : Esastan red İLK DERECE MAHKEMESİ : Kütahya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/316 E., 2020/65 K. Taraflar arasındaki müdahalenin önlenmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; Kütahya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2016/373 Esas, 2017/435 Karar sayılı dosyasından verilen ilam sonucunda malik olduğu Kütahya İli, Merkez İlçesi, ...Mah. 827 ada-23 parsel-A Blok- 6 bağımsız no'lu taşınmazı davalının işgal ettiğini, mahkeme ilamından sonra noter ihtarnamesi göndermesine rağmen tahliye etmediğini ileri sürerek müdahalenin önlenmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazı müteahhitten satın alarak oturmaya başladığını, bu nedenle haksız işgalci olmadığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının, 27/02/2019 tarihinde kesinleşen Kütahya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2016/373 Esas, 2017/435 Karar sayılı ilamı ile mülkiyetini kazandığı taşınmazın maliki olması nedeni ile davalının haksız işgalci olduğu ve keşif sırasında taşınmazın boş olduğu görülmüşse de, kullanıma uygun şekilde davacıya teslim edilmemiş olması nedeni ile işgalin devam ettiği gerekçesi ile davanın kabulüne ve davalının müdahalesinin önlenmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili; ilamının kesinleşmesinden sonra tahliye süresi tanınmadan bu davanın açıldığını ve yargılama sırasında da taşınmazı boşalttığından davanın konusuz kaldığını, taşınmaz bedeli üzerinden avukatlık vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yargılama sırasında boşaltılan taşınmazın anahtarının davacıya teslim edildiğinin ispatlanamamış olması nedeni ile işgalin sona erdiği kabul edilemeyeceğinden, davalının istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması ve davanın reddine karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık,müdahalenin önlenmesi istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 683. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.05.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.