Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2023/2525 E. 2023/3699 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/2525
- Karar No
- 2023/3699
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/108 E., 2023/103 K. KARAR : Davanın kabulü Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen tapu iptali ve tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince, bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul ili, Kağıthane ilçesi, Şirintepe Mahallesinde kain 3097 ada 12 parsel sayılı taşınmazın, Kağıthane Belediyesi tarafından 19.01.1978 tarihinde yapılan ihale ile müvekkiline satıldığını, müvekkilinin taşınmaz üzerine dört katlı bina yaptığını, daha sonra İstanbul Büyükşehir Belediyesine devredilen taşınmazın ihale yoluyla diğer davalılara satıldığını ve tapuda adlarına tescil edildiğini, ancak müvekkilinin taşınmazın mülkiyetini tescilden önce kazanmış olduğunu ileri sürerek, tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tescilini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... Belediyesi vekili cevap dilekçesinde özetle; idari yargının görevli olduğunu, tapu maliki olmayan müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, yapılan ihale işleminin usulüne uygun olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. 2. Davalı Aktif Hafriyat Ltd. Şti. ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkillerinin ihaleye girerek taşınmazı satın aldıklarını, kendilerinden önce taşınmazın el değiştirdiğini, muvazaa söz konusu olmadığını, müvekkillerinin iyi niyetli olduklarını belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI 1. İlk Derece Mahkemesinin 15.10.2019 tarihli ve 2007/78 Esas, 2019/414 Karar sayılı kararıyla; davanın mülkiyet hukukunu ilgilendirdiğinden adli yargıda görülmesi gerektiği; Büyükşehir Belediyesinin malik olmamasına rağmen yolsuz tescilin oluşmasına sebebiyet veren işlemi gerçekleştirdiğinden pasif husumet itirazının yerinde olmadığı, yolsuz şekilde tescil edilen kayıtların iptali her zaman istenebileceğinden zamanaşımı def’inin de yersiz olduğu, 2. Davalıların edinimine esas ihalenin İstanbul 4. İdare Mahkemesinin 19.11.2009 tarihli ve 2007/334 Esas, 2009/1520 Karar sayılı kararıyla iptal edildiğinden davalılar adına mevcut kaydın yolsuz tescil haline geldiği, davacının ihaleye katılmak için 2.025,00 TL teminat yatırdığı, ancak kalan 27.000,00 TL'nin ödendiğine dair ödeme kaydı bulunmadığından davacı adına tescil koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç 1. Bölge Adliye Mahkemesinin 16.06.2020 tarihli ve 2019/1978 Esas, 2020/636 Karar sayılı kararıyla; dava konusu taşınmazın davacıya ihale edildiği sabit ise de ihale bedeli yatırılmadığından davacı adına tescil koşullarının oluşmadığı, dava konusu taşınmazın tapuda hiç bir zaman davacı adına tescil edilmediğinden, davacının talebinin ayni hakka dayalı olmayıp, ihale işlemine dayalı şahsi hak niteliğinde olduğu ve husumetin davalı Belediyeye yöneltilebileceği, 2. Davacı ihale bedelini yatırdığını ispatlayamadığından tescil talep etme hakkının bulunmadığı, ihale şartnamesinin 4. maddesine göre davacının, ihale tarihinden itibaren 15 gün içerisinde satış bedelini ödemesi ve 30 gün içerisinde de ferağını alması gerektiği, aksi halde ihale makamının tek taraflı olarak ihaleyi fesih ile geçici teminatın gelir kaydı hakkının bulunduğu, 3. Davalılar adına oluşan kaydın ihalenin iptal edilmesi ile yolsuz hale gelmiş ise de, bu hususun davacıya bir hak sağlamayacağı, çünkü davacının taşınmazı edinebilmesi için kendisine yapılan ihalede belirtilen 27.000,00 TL'nin tamamını ödemesi gerektiği, bedelin ödenmemesi halinde taşınmazın adına tescilinin mümkün olmadığı, bedelin güncellenerek ödenmek suretiyle hak kazanılmasının yasa gereği mümkün olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizin 13.12.2021 tarihli ve 2021/1610 Esas, 3853 Karar sayılı ilamıyla özetle; “taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davalılara yapılan taşınmaz satış işlemine dayanak encümen kararının iptali ile kaydın yolsuz hale gelmesinin, davacıya bir hak sağlayıp sağlamayacağı ve davacı tarafından ödenmeyen bedelin güncellenerek ödenmesinin ardından taşınmazın, davacı adına kayıt ve tesciline karar verilip verilemeyeceği noktalarında toplandığı, 3. Kağıthane Belediyesi tarafından 19.01.1978 tarihinde düzenlenen ihale ile dava konusu taşınmazın davacıya satıldığı ve zilyetliğinin devredildiği, ancak mülkiyet aktarımının yapılmadığı, ilk ihaleyi yapan Kağıthane Belediyesinin yetkili organları ve daha sonraki bir tarihte birleştirildiği İstanbul Büyükşehir Belediyesinin yetkili birimleri tarafından, davacıya eksik bırakılan ihale bedelinin ödenmesi hususunda bir bildirim yapılmadan ve ihale usulüne uygun yöntemlerle fesih edilmeden, bu kez 31.10.2006 tarihinde aynı taşınmazın tekrar satışa çıkarılarak davalılara satıldığı, ancak satış işlemine dayanak encümen kararının, İstanbul 4. İdare Mahkemesinin kararıyla iptal edildiği; böylece, davalılar ... ve Aktif Haf. İnş. Mad. San. Tic. Ltd. Şti. adına oluşan tescilin dayanağının ortadan kalktığı, 4. Bunun yanında, ilk ihale tarihinden sonra taşınmazın, bu güne kadar davacı tarafından kullanıldığı ve üzerine yapı inşa edildiği, kapatılmadan önce Kağıthane Belediyesi ile İstanbul Büyükşehir Belediyesinin, davacının taşınmazı kullanmasına ve üzerinde yapı yapmasına yönelik idari, fiili ve yargı mercilerine başvuru yolu ile hukuki bir engellemede de bulunmadığı, ilk olarak yapılan ihale fesih edilmediğinden ve ikinci kez yapılan ihale mahkeme kararı ile iptal edildiğinden, davacının ihale ile kazandığı şahsi hakkının halen devam ettiği, davalılardan ... ve Aktif Haf. İnş. Mad. San. Tic. Ltd. Şti.’nin ise bu taşınmazda ayni ve şahsi hakkı kalmadığı, 5. İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve davacıya yapılan ihaleyi gerçekleştiren Kağıthane Belediyesinin, ihaleyi tek taraflı fesih yetkisine rağmen, bu güne kadar geçen zaman içerisinde iptal etmedikleri ve ihale ile yapılan temlike ve fiili kullanıma uzun yıllar engel olmadıkları anlaşıldığından, davacının tescil istemine belediyenin karşı durmasının, Türk Medeni Kanunu'nun 2 nci maddesinde belirtilen dürüst davranma ilkesine aykırı olduğu, 6. Ancak davacı tarafından ihale bedelinden eksik kalan 27.000,00 TL'nin ödenmediğinin anlaşıldığı, Türk Borçlar Kanunu’nun “Karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde ifada sıra” başlıklı 97 nci maddesine göre; karşılıklı borç yükleyen bir sözleşmenin ifası isteminde bulunan tarafın, sözleşmenin koşullarına ve özelliklerine göre daha sonra ifa etme hakkı olmadıkça, kendi borcunu ifa etmiş ya da ifasını önermiş olması gerektiği, 7. Bu durumda mahkemece, ihale bedelinden ödenmeyen kısmın oranının yüzde hesabıyla belirlendikten sonra taşınmazın dava tarihindeki değeri dikkate alınarak, davacı tarafından ödenmesi gereken eksik bedelin belirlenmesi ve davacıya bu bedeli depo etmesi için uygun bir süre verilerek depo edildiği taktirde, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesinin doğru görülmediği” gerekçesiyle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bozma ilamı doğrultusunda, önceki inşaat bilirkişisinden ek rapor aldırıldığı, rapora göre ihale bedelinin 27.000,00 TL; ödenen teminat miktarının ise 2.025,00 TL olduğu, ödenen bedelin tüm bedele oranının 75/1000 olup 140.650,00 TL'nin 925/1000’ine tekabül eden 130.101,50 TL'nin depo edilmesi amacıyla 4. celse tanınan sürenin ardından davacı vekilinin itiraz ederek, binayı davacının yapması nedeniyle arsa değerinin esas alınarak depo kararı verilmesini istediği, bozma ilamında da binayı davacının yaptığının belirtildiği, 2. Arsa bedeli esas alındığında 57.400,00 TL'nin 925/1000’inin 53.095,00 TL'ye isabet ettiği, davacı vekili tarafından da bu bedelin bankanın vadeli mevduat hesabına yatırıldığı gerekçe gösterilerek, davanın kabulüne ve dava konusu 5169 ada 10 parselin tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline, tescil için depo edilen 53.095,00 TL'nin kararın kesinleşmesinin ardından davalı ... Belediyesine ödenmesine ve bu süre zarfında vadeli hesapta saklanmasına karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davalı ... Belediyesi vekili ile davalılar ... ve Aktif Haf. İnş. Ltd. Şti vekili ayrı ayrı sundukları temyiz dilekçelerinde özetle; bilirkişi raporuna itiraz dilekçelerinin dikkate alınmadığını, bilirkişi tarafından esas alınan m² değerinin çok düşük olduğunu ve hangi esaslara göre hesaplandığının belirtilmediğini, emsal olarak internet ortamında ilan edilen bir taşınmazın esas alınmasının hatalı olduğu gibi taşınmazlar arasında kıyaslama da yapılmadığını, 2. Dava tarihinin 2007 olup aradan 16 yıl geçtikten sonra dava tarihindeki bedele hükmedilmesinin hak ve nesafet kurallarını ihlal ettiğini, dava tarihinden itibaren işleyecek faize göre bedelin depo ettirilmesi gerekirken davacının zenginleşmesine yol açacak şekilde karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek hükmün bozulmasını talep etmişlerdir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hükme esas alınan bilirkişi raporunda hata bulunup bulunmadığı, kararın eksik incelemeye ve hatalı değerlendirmeye dayalı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalılar vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalılar vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalı ...'ne yükletilmesine, Onama harcı davalı ... Başkanlığından peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.