Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2023/1692 E. 2024/2318 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/1692
Karar No
2024/2318
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1609 E., 2022/1817 K. DAVA TARİHİ : 23.05.2019 KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 6. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/383 E., 2022/119 K. Taraflar arasındaki miras taksim sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; tarafların ortak murisleri adına kayıtlı taşınmazlar ile ilgili 22.03.2012 tarihli miras taksim sözleşmesi yapıldığını, bu sözleşme uyarınca Kayseri ili, Kocasinan ilçesi, ... Mahallesi 2192, 3082, 3085, 7050, 227 ada 1 ve 2 parsel sayılı (eski 1113 parsel) taşınmazlar ile 4031 parselin 1/2 oranındaki payının, 5840 parselin 1/3 oranındaki payının, 4606 parselin 1/3 oranındaki payının muris Hüseyin ve Zarife adına olan tapu kayıtlarının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Bir kısım davalılar davanın reddini savunmuşlardır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 26.04.2022 günlü ve 2019/383 Esas, 2022/119 sayılı kararı ile; "tapu iptali ve tescil talebinin dayanağı olan 22.03.2012 tarihli taksim sözleşmesine göre taraflara düşen taşınmazların bu sözleşmeye dayanarak tapu kayıtlarında tescil talebinin mümkün olmadığı, tarafların tescil için yetkilerinin belirlenmediği, bu nedenle dava konusu sözleşmenin uygulanma imkanının bulunmadığı" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuran İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesindeki beyanlarına ek olarak kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, miras taksim sözleşmesinin geçerli olduğunu, taşınmazların taraflarca sözleşmeye uygun şekilde fiilen kullanıldığını, miras taksim sözleşmesinde tescil için yetki şartının bulunmadığını ileri sürerek istinaf isteminde bulunmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 30.12.2022 günlü ve 2022/1609 Esas, 2022/1817 sayılı kararı ile; " dava konusu taşınmazlar hakkında ortaklığın satış suretiyle giderilmesi kararının kesinleştiği, İlk Derece Mahkemesi kararının sonuç itibariyle doğru olduğu" gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuran Bölge Adliye Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle, istinaf dilekçesindeki beyanlarına ilaveten miras taksim sözleşmesinin geçerli olduğunu, bu sözleşme ile el birliği ortaklığına son verildiğini, dava konusu taşınmazların murisler adına kayıtlı olduğunu, ortaklığın giderilmesi isteminde hukuki yarar bulunmadığını, haklı davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek temyiz isteminde bulunmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, miras taksim sözleşmesi nedeniyle tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Hâl böyle olunca, temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.05.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/1692, K. 2024/2318, T. 02.05.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2023-1692-e-2024-2318-k-51f3a8065bea